4. Ceza Dairesi 2023/2187 E. , 2023/19049 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet Görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan Kanun'un 57 nc…
**4. Ceza Dairesi 2023/2187 E. , 2023/19049 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet Görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince koruma ve tedavi altına alınmasına dair ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/512 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 gün ve 2023/17060 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-... 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1 inci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Sanığın suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalıp azalmadığı hususunda halen 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken, geçmiş 28.02.2014 tarihli basit yaralama ve tehdit suçlarından Dr. ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde düzenlenen rapor ile yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150 nci maddesinde; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafii seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumunda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." hükümleri yer almaktadır.