T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2508 KARAR NO: 2025/2429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/11/2025 ARA KARAR ESAS NO: 2025/119 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2508 KARAR NO: 2025/2429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/11/2025 ARA KARAR ESAS NO: 2025/119 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "...NETİCE-İ TALEP: Yukarıda arz ve izah olunan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, yargılama yapılarak; 1-Sahte çeke dayalı olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün...esas sayılı icra dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin öncelikle teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı vaz’edilmesine, bu talebimiz kabul görmemesi halinde %15 teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına, bu talebimiz kabul görmemesi halinde makul miktarda teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına yahut son tahlilde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı kuralmasını, 2-Müvekkilin, davaya konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitiyle takibe konu icra takibi ile çekin iptaline, 3-Davalı davaya konu icra takibine başlamakta haksız ve kötü niyetli olduğundan bu davalı aleyhinde icra takibine konu borcun %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,..." karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkeme 07/02/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "....İİK 'nın 72/3 maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez." İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibe dayanak senetteki imzaya itiraz hususu HMK m. 209'da özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkârına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK'nun m. 209'un uygulanması gerektiği esası gözetilerek yapılacak incelemede de ihtiyati tedbirin şartlarına ilişkin "yaklaşık ispat ölçütü" ile teminat alınması zorunluluğu ve tüm ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin genel hüküm mahiyetindeki HMK m. 389 vd. maddelerinde hüküm altına alınan ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin genel esasların somut olaya uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Somut uyuşmazlık yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının takip sonrası menfi tespit davası açarak icra takibinin durdurulmasını talep ettiği görülmektedir. İİK 72/3 maddesi hükmüne göre takipten sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, HMK'nın 209. Maddesi kapsamında yaklaşık ispatın sağlanmadığı gözetilerek icra takibinin durdurulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamı ve dava dilekçesi ekleri gözetilerek davacının icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin yerinde görülerek %15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3 ve HMK 209. Maddeleri gereğince REDDİNE, 2-Davacının icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, dava değeri olan 3.709.300,00-TL'nin %15'i oranındaki (556.395,00-TL) teminat mahkeme veznesine yatırıldığında veya aynı tutarda kesin ve süresiz teminat mektubu dosyaya ibraz edildiğinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takibi kapsamında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ YÖNÜNDEN İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 3-Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının infazı hususunda Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına,..." karar vermiştir. Davalı tarafça işbu ihtiyati tedbir kararına süresinde itiraz edilmiştir. Mahkemece itiraz duruşmalı incelenmiş, 04/11/2025 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış ve mahkemece dinlenmişlerdir.Aynı celsedeki kısa ara kararıyla İİK 72/3 maddesi uyarınca verilen mahkemenin 07/02/2025 tarihli tedbir kararına yönelik davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.Bu kısa ara kararı yönünden ayrıca gerekçeli olarak 04/11/2025 tarihli karar yazılmıştır.Bu ara kararda da: "...İİK 'nın 72/3 maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez." İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibe dayanak senetteki imzaya itiraz hususu HMK m. 209'da özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkârına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK'nun m. 209'un uygulanması gerektiği esası gözetilerek yapılacak incelemede de ihtiyati tedbirin şartlarına ilişkin "yaklaşık ispat ölçütü" ile teminat alınması zorunluluğu ve tüm ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin genel hüküm mahiyetindeki HMK m. 389 vd. maddelerinde hüküm altına alınan ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin genel esasların somut olaya uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Mahkememizce 07/02/2025 tarihli müteferrik karar ile; "Davacı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3 ve HMK 209. Maddeleri gereğince REDDİNE, Davacının icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, dava değeri olan 3.709.300,00-TL'nin %15'i oranındaki (556.395,00-TL) teminat mahkeme veznesine yatırıldığında veya aynı tutarda kesin ve süresiz teminat mektubu dosyaya ibraz edildiğinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takibi kapsamında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ YÖNÜNDEN İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA," dair verilen tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de eldeki dava dosyasında henüz imza incelemesi yapılmadığı, davacı tarafça imza inkarı dışında da hukuki sebeplere dayanılarak menfi tespit isteminde bulunulduğu gözetilerek tedbirin şartlarında bir değişme olmadığından tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR:Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca verilen Mahkememizin 07/02/2025 tarihli tedbir kararına yönelik davalı vekilinin itirazlarının REDDİNE,..." şeklinde belirtilmiştir. Davalı taraf işbu ara kararı süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sayın Mahkemenizce 04/11/2025 tarihli ara kararı ile; İİK 72/3 gereği icra takibinin durdurulması yönündeki tedbir talebi reddedildiğini ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir, davacı tarafından teminat yatırılması koşuluyla kabul edildiğini, Müvekkili aleyhine tesis edilen bu tedbir, hukuki şartları taşımadığı gibi somut olay bakımından da haksız olduğunu, Aşağıda açıklanan nedenlerle tedbirin kaldırılması gerektiğini, Mahkeme’nin 04/11/2025 tarihli ara kararında ilk tedbir kararının yerinde olduğu ve tedbirin kaldırılmasını gerektiren bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verildiğini , dosyada mevcut maddi olgular, delil durumu ve hukuki çerçeve birlikte değerlendirildiğinde bu sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığın, Zira HMK’nın 389 ve devamı maddeleri, menfi tespit davalarında tedbir uygulanabilmesi için “yaklaşık ispat” yükünün davacı tarafından ortaya konulmasını ve tedbirin amacını aşmamasını zorunlu kıldığını, Oysa somut olayda davacı, gerek savcılık beyanları gerek delil listesi gerekse usuli tutumları ile kendi iddialarını destekleyecek hiçbir yazılı delil sunamadığını, imza inkârı dışındaki iddia ve isnatlarını tamamen çelişkili, soyut ve birbiriyle bağdaşmayan anlatımlara dayandırdığı, savcılık dosyasında mevcut kriminal bulgular, tanık beyanları ve çekin illileştirilmiş olduğu yönündeki veriler tedbirin devamını haklı gösterecek herhangi bir yeni unsurun bulunmadığını, aksine tedbir koşullarının davalı lehine değiştiğini gösterdiğini, Bu nedenle ihtiyati tedbirin sürdürülmesi hem “yaklaşık ispat” koşulunu hem de “orantılılık” ve “ölçülülük” ilkelerini ihlal ettiğini, Yargıtay’ın menfi tespit/takip ilişkisine veyerleşik içtihatlarına da açıkça aykırı olduğunu, Tüm bu nedenlerle, mevcut ara karar hukuki dayanaktan yoksun olup tedbirin devamı yönündeki değerlendirme somut olayın gerçeklerine ve yasal düzenlemelere uygun düşmediğini, tedbirin koşulları somut olayda mevcut olmadığını, savcılık dosyasının son durumu tedbir koşullarını ortadan kaldırdığını , ihtiyati tedbir verilmesini gerektirir bir hal bulunmadığını, davacının “yaklaşık ispat” yükünü destekleyecek tek bir delili bulunmadığını davacının kendi belgelerinin de çelişkili olduğunu ,tedbir davalının malvarlığı üzerinde orantısız ve haksız bir tahdit olduğunu, ara kararda, dosya kapsamını eksik değerlendirdiğini, dosyanın aydınlatılması bakımından belirleyici nitelikte olan savcılık dosyasındaki delillerin, davalı tarafça sunulan yazılı belgelerin ve davacının kendi beyanlarıyla çelişen açıklamalarının mahkemece hiç değerlendirilmediğini, Oysa ki HMK m.27 uyarınca mahkemenin tarafların sunduğu tüm delilleri hakkaniyete uygun biçimde incelemesi ve kararını dosya kapsamındaki maddi vakıaların bütününe dayandırması zorunlu olduğunu, Buna rağmen savcılık soruşturmasında yer alan kriminal tespitler, çekin illileştirilmesine ilişkin belgeler, davacının iddialarını zayıflatan tanık anlatımları ve davalı tarafın sunduğu somut deliller ara kararda tamamen göz ardı edildiğini, tedbirin devamına ilişkin değerlendirme yalnızca davacının soyut iddia ve varsayımlarına dayandırıldığını, Bu durum, hem hukuki dinlenilme hakkının ihlaline hem de kararın isabetini etkileyen ciddi bir eksik incelemeye işaret ettiğini, arz edilen ve dosya kapsamından açıkça anlaşılan nedenlerle, 04/11/2025 tarihli ara kararın kaldırılması, Tedbirin tümüyle ortadan kaldırılması, Davanın normal yargılama sürecine tedbirsiz devam edilmesi, hususlarında gereğini talep etmiştir, Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; : Davalı tarafın, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2025 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair ara kararına karşı yapmış olduğu haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkemece verilen ve İİK m. 72/3 uyarınca teminat karşılığında uygulanan ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi gerektiğini, açıklanan olgular, yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında; davalı yanın istinaf başvurusu, maddi gerçeği perdelemeye yönelik, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli bir girişimden ibaret olduğunu, yerel Mahkemenin kararı, dosyadaki delil durumuna, ispat yükü kurallarına ve menfaatler dengesine tam uygunluk arz ettiğini, bu nedenlerle; Davalı tarafın, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/119 E. sayılı dosyasında verdiği 04/11/2025 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair ara karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Dosya kapsamında sunulan yazılı deliller (Protokol), davalının ikrarı (Talil) ve diğer kuvvetli emareler gözetilerek, İİK m. 72/3 uyarınca verilen teminatlı ihtiyati tedbir kararının DEVAMINA, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız istinaf yoluna başvuran davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, talep etmiştir . HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında esastan inceleme yapılmıştır. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece İİK 72/3 md uyarınca takdiren tayin ettiği teminat türü ve miktarı karşılığında verilmiş ihtiyati tedbir kararının içeriği, bu tedbir kararına karşı yapılan itiraz sebepleri, itirazın duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonunda mahkemesince verilmiş ve istinaf edilmiş olan 04/11/2025 tarihli gerekçeli ara kararında mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest işbu davanın ,Sahte çeke dayalı olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün...esas sayılı icra dosyasında başlatılan icra takibinden sonraki aşamada ileri sürülen/açılan ve davacının davaya konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitiyle takibe konu icra takibi ile çekin iptaline ilişkin, menfi tespit iddiasına ve istemine ilişkin olması , İİK 72. maddesine göre :"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..." şeklinde hüküm altına alınmış olması, Mahkemece de İİK 72/3 md uyarınca icra veznesindeki paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ve takdiren tayin ettiği %15 oranındaki teminat miktarı ve türü karşılığında sözkonusu ihtiyati tedbir kararının verilmiş olması, İİK 72/3 maddesine göre yaklaşık ispata dair yeterli koşulları varsa borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilecek olması, incelenen derdest dava dosyası kapsamına göre sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunması,zira burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olması ve İİK 72/3 md ile mevcut dosya kapsamına uygun şekilde mahkemesince teminatın türü ve miktarının tayin edilmiş olması nedeniyle ,mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararında yazılı ayrıntılı açıklamalar ,yasal sebep ve gerekçeler de birlikte nazara alındığında sözkonusu ihtiyati tedbir kararında usul,yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı,dolayısıyla tedbire itiraz eden davalı taraf vekilinin işbu ihtiyati tedbir kararına yönelik ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı ,reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemesince de, duruşmalı olarak yaptığı inceleme ile verdiği ve istinaf edilen 04/11/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla itiraz eden davalı taraf vekilinin sözkonusu ihtiyati tedbir kararına yönelik yaptığı itirazının reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen işbu gerekçeli ara kararda da usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu sebeplerle itiraz ve istinaf eden davalı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/119 Esas sayılı, 04/11/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle itiraz eden davalı taraf ... vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 394/5 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025