T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:21/02/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:21/02/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının dava konusu Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... parselde bulunan taşınmazı müvekkili ...' e 20.11.2020 tarihinde şahitler huzurunda 90.000,00 TL bedel ile sattığını, anlaşma sırasında dava konusu taşınmazın tapu kaydının davalı adına kayıtlı olmaması nedeniyle taraflar arasında sözleşme düzenlendiğini, 10.000,00 TL peşin olarak davalıya ödendiğini, kalan 80.000,00 TL için de 24.12.2020 tanzim ve 15.08.2021 vade tarihli teminat senedi düzenlendiğini, senette alacaklının davalı, borçlunun müvekkili ... ve kefilin diğer müvekkili ... olduğunu, müvekkili ... ve oğlu ...'ın dava konusu taşınmaza yerleştiğini ve halen bu taşınmazda oturduklarını, taşınmazın abonmanlarının alınabilmesi için müvekkili ...'ın oğlu ... ile kira sözleşmesi imzalandığını, aradan geçen zamana rağmen taşınmazın devrinin gerçekleşmediğini, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine Denizli 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yine davacı tarafından müvekkili ...'ın oğlu ... aleyhine Denizli 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tahliye istemli takip başlattığını, senette tahrifat yapıldığı gerekçesi ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkili ...'in dava konusu taşınmaza iyileştirmeler yaptığını, taşınmazı yuva haline getirdiğini, bu nedenlerle Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafın dava açarken dava dilekçesinde herhangi bir dava değeri belirtmediğini, taraflar arasında Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... mahallesi, ... Sokak No: ...'de bulunan taşınmazın satımı için bir sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmede ''10.000 TL'sini müvekkilinin aldığını, 80.000 TL'sinin Kurban'da ödeneceği hususunda kararlaştırıldığını, 80.000 TL'lik senet teminat alındığını, bu senet üzerinden icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın borca itiraz ettiğini, davacı ... ile müvekkili arasında 20.12.2020 tarihinde söz konusu taşınmazın şahitler huzurunda ve sözleşme ile satıldığını ve senedinde teminat senedi olarak verildiğini beyan ettiğini, davacının Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı dosyasında teminat sebebiyle düzenlenen senedin teminat senedi olduğu iddialarını ispat edemediğini, davanın bu nedenlerle reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... yukarıda açıklanan gerekçelerle ve taraflar arasında imzalanan adi yazılı sözleşme geçersiz olup her iki taraf da verdiğini geri alabileceğinden, taşınmazın devri gerçekleşmemekle senedin bedelsiz kaldığı anlaşıldığından davacıların davaya konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıkları kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Emsal, Yargıtay 19. HD 2014/13635 E. 2014/18042 K.) 2004 sayılı İİK'nin 67/2.maddesi gereğince borçlunun itirazın haksız olması halinde alacaklı lehine, alacaklının takibinin haksız ve kötüniyetli olması halinde borçlu lehine diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ret veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilir. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Somut olayda davacının alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine giriştiği ancak iddiasını kanıtlayamadığı için itirazın iptali isteminin reddedildiği sabit olup takibi "kötüniyetli" olarak yaptığı kabul edilemeyeceğinden, davacı tarafça kötü niyet ispatlanamadığından, davalı tazminatla sorumlu tutulmamış ve bu yöndeki talebin reddi"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satış sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, senedin teminat senedi olduğunu ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, bila tarihli sözleşmede senedin teminat senedi olduğunun belirtilmesine, davalının cevap dilekçesinde sözleşmeyi kabul etmiş olmasına, sözleşmeyi benimseyen davalının sonradan sözleşmede imza bulunmadığına dair savunmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.464,80 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.098,60 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...