TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 NUMARASI : 2021/738 Esas 2023/339 Karar DAVA : Alacak (işletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince sü…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1559 Esas 2025/1672 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1559 KARAR NO : 2025/1672 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2023 NUMARASI : 2021/738 Esas 2023/339 Karar DAVA : Alacak (işletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için işçi tarafından başlatılan icra takibine itirazın iptali talebiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın icra takibine konulduğunu, müvekkilinin icra dosyasına 132.857,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca dayanak davada da 1.914,20 TL harç ve gider avansı ödediğini, ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu belirterek 134.771,20 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının ödediği bedelin rücuen tahsilini müvekkilinden talep edemeyeceğini, işletme hakkı devir sözleşmesi öncesi dağıtım şirketlerinin tüzel kişilikleri bulunduğunu, dayanak davaya konu edilen sözleşmenin davacı şirket tarafından akdedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava dışı ... tarafından icra takip dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacının takibe itirazı ve takibin durması üzerine takip alacaklısı ... tarafından ... EDAŞ aleyhine itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, davacının ödeme yaptığı icra dosyasına dayanak alacak talebinin davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen 07.04.2005 tarihli hizmet alım sözleşmesine ilişkin olup, mayıs 2005-eylül 2007 tarihleri arasındaki ödemenin eksik yapıldığı iddiasına dayalı bulunduğu, davalının bu sözleşmenin tarafı olmadığı, taraflar arasında akdedilen, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4 maddesi uyarınca dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemlerdeki her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, ... tarafından yürütmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu düzenlenmiş ise de dava dışı şahıs ile sözleşme yapan ... olmadığından, alacağın kaynağının ... tarafından yürütülmüş bir faaliyet kabul edilemeyeceğinden bu madde hükmünün somut olayda uygulanmasının mümkün görülmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5 maddesinde dağıtım faaliyetlerinin davacı tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun davacıya ait olduğunun düzenlendiği, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 22.01.2005 tarih, 1980 sayılı yazısına istinaden ... Yönetim Kurulunun 01.03.2005 tarih, 3592 sayılı kararıyla Bursa merkezli, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova illerini kapsayan ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi kurularak Yalova, Balıkesir, Çanakkale, Bursa Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliğinin sona erdirildiği, Müesseseler İl Müdürlüklerine dönüştürülerek ... EDAŞ’a bağlandığı, ... EDAŞ’ın kuruluş tarihi olan 01.03.2005’ten önce bölgede elektrik dağıtım faaliyetlerinin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova Elektrik Dağıtım Müesseseleri tarafından yürütülmekte iken, 01.03.2005 tarihinden sonra davalıdan ayrı tüzel kişiliğe sahip ... EDAŞ tarafından yürütüldüğünün anlaşıldığı, icra takip dosyasına konu alacak yönünden davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna ve bu rapora karşı beyanlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da bu hususta herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararda dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları ve bu raporlara karşı sunulan beyan ve itirazların hiçbir şekilde değerlendirilmediği, ... ile ... arasında akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesi hükümleri uyarınca sözleşmenin imza tarihinden önceki işlerle ilgili her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğunu, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, aynı mahkeme tarafından tarafları ve konuları aynı olan iki davada tamamen farklı hüküm kurulmasının çelişki yaratacağını ve müvekkili şirketin adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini, işbu istinaf dilekçesi ve ekte sunulan Yargıtay kararları ışığında usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Rücuya dayanak Çanakkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4589 sayılı icra takip dosyasında, alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan toplam 66.930,98 TL alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Anılan icra takip dosyasına davacı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) itirazın iptali davası açılmıştır. Açılan davada anılan mahkemece verilen 03/03/2025 tarih 2012/395 Esas 2015/106 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... olduğu, davanın 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, mahkemece Mayıs 2005-Eylül 2007 dönemleri arasındaki sayaç endeks okumalarına istinaden düzenlenen 29 adet hak ediş kapsamında davacının yaptığı 11, 12, 13 kodlu bildirimler sebebiyle davalının davacıya ödemesi gereken miktarın 56.721,17 TL asıl alacak, 10.209,81 TL kdv olmak üzere toplam 66.930,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği dosya içeriğiyle sabittir. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davacı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; ... ile aralarında akdedilen hizmet alım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu ileri süren ... tarafından davacı ... aleyhine Çanakkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4589 sayılı icra takibi başlatıldığı, davacı borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/395 Esas 2015/106 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından icra takip dosyasına 15/12/2017 tarihinde 132.857,00 TL ödendiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 Esas 2016/3219 Karar sayılı emsal kararında; ... somut olayda davalı tarafça davayı ihbar etmeyen davacının kusuru ileri sürülüp ispatlanmamasına ve dava konusu rücuya konu dava yönünden sözleşmenin 7.2 maddesinin uygulama yeri bulunmamasına göre, davanın ihbar edilmemesi nedeniyle icra harç masrafları ve faiz yönünden rücu alacağından indirim yapılması doğru olmadığı belirtilerek, kararın davacı yararına bozulması gerektiği belirtilmiştir. Sözleşme hükümleriyle birlikte Yargıtay'ın emsal içtihadı gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde taraflar arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin "Üçüncü Kişilerin Hak İddialarını Düzenleyen" 7. maddesi gereğince yapılan ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığından, tazminata dayanak olan Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davacısı ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda bulunduğu ve davacı şirketin açılan davaya ve yapılan icra takibini davalı şirkete ihbar yükümlülüğü bulunmadığından aynı sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince de icra dosyasına ödediği bedelin ihds tarihi olan 24/07/2006 tarihinden önceki döneme isabet eden kısmını davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Mahkemece rücuya dayanak davadaki davacı ...'ın ... ile arasında akdettiği 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, anılan hizmet alım sözleşmesinde davalı ...'ın taraf olmadığı, davalının taraf olmadığı sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulamayacağı, 01/03/2005 tarihinden sonra davacının davalıdan ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu, elektrik dağıtım faaliyetlerinin anılan tarihten sonra bölgesi içerisinde davacı tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Oysa, taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan sözleşme hükümleri uyarınca, sözleşme tarihi olan 24/07/2006 tarihinden önce dağıtım faaliyetleri nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı davalıdır. İşbu davada da hizmet alım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden ... ihds tarihinden önce imzalanan 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağını talep etmektedir. Hizmet alım sözleşmesi 07/04/2005 tarihinde ... ile davacı ... arasında akdedilmiş ise de, anılan sözleşmenin ihds imza tarihinden önce dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla akdedildiği gözetildiğinde davalı ...'ın bu sözleşmede taraf olarak yer almamış olması, sözleşmeden kaynaklanıp ihds imza tarihinden önce oluşan hizmetten kaynaklı alacağa ilişkin davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece rücuya dayanak davada ve icra takibinde alacaklı olan ...'ın alacağına dayanak yaptığı 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesi davacı ... ile imzalanmış ve davalı ... sözleşmenin tarafı değil ise de, anılan sözleşmenin ihds tarihinden önce dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla imzalandığı, ihds'nin 7.2, 7.4 maddesi uyarınca davalının anılan sözleşmeden kaynaklanan hizmet alacağından ihds tarihinden önceki tarihe isabet eden kısımdan sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep eden ... tarafından açılan Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2025 tarih 2012/395 Esas 2015/106 Karar sayılı ilamıyla Mayıs 2005-Eylül 2007 dönemleri arasındaki sayaç endeks okumalarına istinaden düzenlenen 29 adet hak ediş kapsamında davacının yaptığı 11, 12, 13 kodlu bildirimler sebebiyle davalının davacıya ödemesi gereken miktarın 56.721,17 TL asıl alacak, 10.209,81 TL kdv olmak üzere toplam 66.930,98 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından işbu davada da davalının Mayıs 2005-24/07/2006 arası döneme ilişkin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporu ile, Mayıs 2005-24/07/2006 arası dönemdeki hizmet bedelinin kdv dahil 33.188,16 TL olup, davacının 33.188,16 TL asıl alacağı rücu edebileceği, dayanak davadaki 66.930,98 TL'den 33.188,16 TL'yi rücu ettiğine göre 132.856,86 TL ödemeyle dayanak davada yaptığı ve uhtesinde kalan 189,22 TL yargılama gideri toplamıyla kıyaslandığında davacının davalıdan 65.971,76 TL talep edebileceği tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Bu durumda, davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla tespit edilen 65.971,76 TL'nin rücuen tahsilini talep edebileceği gözetilerek Dairemizce anılan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan, davacı yan dava dilekçesinde dayanak dava nedeniyle harç ve gider avansı olarak 1.914,20 TL ödediğini ileri sürmüş ise de, anılan bedellerin ödendiğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının anılan bedelleri ödediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, anılan kalemler yönünden davalıya rücu hakkı bulunmadığı anlaşıldığından anılan kalemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Bu nedenle davacının dava konusu olup, Dairemizce davalıya rücu edebileceği kabul edilen 65.971,76 TL'yi 15/12/2017 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2023 tarih 2021/738 Esas 2023/339 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 65.971,76 TL'nin 15/12/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gereken 4.506,53 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.301,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.204,97 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 2.301,56 TL ile 59,30 TL başvurma harcının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından bilirkişi ücreti olarak yapılan 1.000,00 TL ile posta ve tebligat gideri olarak yapılan 83,50 TL olmak üzere toplam 1.083,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranı gözetilerek 530,38 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama masrafı yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 7-Davacı ilk derece mahkemesi yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 8-Davalı ilk derece mahkemesi yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, 9-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 673,85 TL'sinin davacıdan tahsili gerekmekte ise de istinaf aşamasında davacı tarafından anılan miktarın arabuluculuk ücreti olarak yatırıldığı anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, hesaplanan 646,15 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında fazla yatırıldığı anlaşılan 646,15 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 11-Bakiye gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta ve tebligat gideri olarak yapılan 177,00 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 86,64 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -