Hukuk Genel Kurulu 2023/474 E. , 2023/1389 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)) SAYISI : 2021/11 E., 2022/18 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 3. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünül…
**Hukuk Genel Kurulu 2023/474 E. , 2023/1389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)) SAYISI : 2021/11 E., 2022/18 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 3. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine Kırıkkale 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında, ihtiyari dava arkadaşı olan altmış iki davacı için kısmi dava ile 100’er TL istendiğini, Mahkemenin verdiği kesin süreye uyulmaksızın alacağın ıslah edildiğini, bu sebeple ıslahı kabul etmedikleri gibi ıslahla talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını belirtmelerine rağmen Mahkemenin bu itirazlar hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadan 10.01.2019 tarihinde eksik imalatlar nedeniyle 2.902,39'ar TL tazminatı kesin olarak, diğer kapalı otopark ve eksik imalatlar dolayısıyla verilen 5.034,17'şer TL tazminatı ise istinaf yolu açık olmak üzere hükme bağladığını, ilâmın icra takibine konulduğunu, bir kısım davacılar yönünden karar kesin olduğundan 124.500,00 TL'yi icra dosyasına ödemek durumunda kaldıklarını, istinaf yolu açık olan kısım yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesinin ayıp ihbar şartının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması ve ıslah edilen kısım açısından beş yıllık zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırdığını, istinaf kararı sonrasında Mahkemenin ıslahın süresinde olmadığını kabul ederek dava dilekçesinde gösterilen bedel üzerinden karar verdiğini, aynı durum kesin olarak tesis edilen karar yönünden de söz konusu olmasına rağmen bu hususta kararın kesinleşmiş olduğunun belirtilmesiyle yetinildiğini, söz konusu hukuka aykırılık olmasaydı ödenmesi gereken tutarın her bir davacı için 100,00 TL ve faiz olacak iken müvekkilinin fazladan bedel ödemek zorunda kaldığını, yargılama giderlerinin dahi doğru hesaplanmadığını, kesin nitelikte verilen kabul kararının farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 181 ve zamanaşımı hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek bu sebeple müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 110.000,00 TL tazminatın 6100 sayılı Kanun’un 46 ve devamı maddeleri gereğince faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı