T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1440 - 2026/518 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1440 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/518 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/748 E - 2025/172 K BİRLEŞEN DAVA : İtiraz…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1440 - 2026/518 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1440 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/518 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/748 E - 2025/172 K BİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 17/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalının keşideci, müvekkilinin hamil olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 30/11/2014 tarihli 62.821,00 TL ve 145.933,00TL bedelli iki adet çek nedeniyle davalı aleyhine Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2017/16729 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, TTK 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalının keşideci, müvekkilinin hamil olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 30/01/2015 tarihli 209.887,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı aleyhine Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2015/13292 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, TTK 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalının keşideci, müvekkilinin hamil olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 30/11/2014 tarihli 62.821,00 TL ve 145.933,00TL bedelli iki adet çek nedeniyle davalı aleyhine Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2017/16729 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, TTK 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalının keşideci, müvekkilinin hamil olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 30/01/2015 tarihli 209.887,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı aleyhine Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2015/13292 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, TTK 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili asıl ve birleşen davaya yönelik sunduğu cevap dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davanın İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, sebepsiz zenginleşme kaynaklı davanın çekin ibraz tarihinin geçmesinden sonra hesaplanacak dört yıllık süre içerisinde açılmasının zorunlu olduğunu, asıl davaya konu iki adet çekin keşide tarihinin 30/11/2014 tarihi olduğunu, çeklerin ibraz süresinin 10/12/2014 tarihinde dolacağını, TTK'nın 814/1 maddesi gereğince 10/12/2017 tarihi itibariyle çeklerin zamanaşımına uğradığını ve yine TTK'nın 732/4 maddesi hükmü uyarınca çekin zamanaşımına uğradığı 10/12/2017 tarihinden itibaren bir yıllık dava zamanaşımı sürenin de 10/12/2018 tarihi itibariyle dolduğunu, 07/09/2017 tarihinde yapılan icra takibinin TTK 'nın 750/1 ve 751/1 maddeleri gereğince zamanaşımı süresini kestiğinin kabul edilmesi halinde de yeniden başlayan üç yıllık sürenin 07/09/2020 tarihinde dolacağını ve çekin bu tarihte zamanaşımına uğrayacağını, bir yıllık dava zamanaşımı süresinin de 07/09/2021 tarihinde dolacağını, 10/09/2021 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddinin gerektiğini, birleşen davaya konu 31/01/2015 tarihli çekin ibraz süresinin ise 10/02/2015 tarihinde dolduğunu, 10/02/2018 tarihinde çekin zamanaşımına uğradığını, dava zamanaşımı süresinin 10/02/2019 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle birleşen davanın da zamanaşımından reddi gerektiğini, 25/06/2015 tarihinde yapılan takibin TTK 'nın 750/1 ve 751/1 maddeleri gereğince zamanaşımı süresini kestiğinin kabul edilmesi halinde de yeniden başlayan üç yıllık sürenin 25/06/2018 tarihinde dolduğunu ve çekin bu tarihte zamanaşımına uğrayacağını, bir yıllık dava zamanaşımı süresinin 25/06/2019 tarihinde dolduğunu, 11/09/2021 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle yine reddinin gerektiğini, asıl ve birleşen davaya konu çekler nedeniyle müvekkili şirketin bankalar nezdinde grup şirketi olarak kabul edilen ... İnş. Tar. Tur. Pet. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından çeklerin anılan şirketin taşeronu olan ... İnş. Yapı End. Taah. San ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne iş avansı olarak verildiğini, ancak işin yapılmadığı gerekçesiyle hem menfi tespit hem de alacak davası açıldığını, açılan bu davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/692 Esas sayılı sırasında derdest olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı hakkında tefecilik suçundan yapılan savcılık dosyasının gerekli görülmesi halinde dosyaya kazandırılabileceğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 10/03/2022 Tarih, 2021/528 Esas, 2022/ 137 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/09/2024 Tarih, 2022/947 Esas, 2024/1060 sayılı ilamı ile asıl davaya yönelik zamanaşımı itirazının süresinde yapılmaması nedeniyle esas yönünden karar verilmesi için kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığından zaman aşımı itirazı dikkate alınmadığı, süresinde bankaya ibraz edilmeyen ve imzası inkar edilmeyen çek yönünden davacı hamilin TTK.'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideciden talepte bulunabileceği, keşideci olan davalının çeklerde yazan bedellerden sorumlu olduğu, davalının icra takibinden önce temerrüte düşürüldüğü belgelendirilmediğinden temerrüt faizi istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına, birleşen dava yönünden, davalı çekin keşidecisi olup, çek zamanında ibraz edilmemiş olsa bile çekten dolayı çek hamiline karşı sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu, davacı hamil tarafından çek keşidecisine karşı bir yıllık süre içerisinde takip başlatılmasının mümkün olduğu, takibe konu çekler ibraz edilmemiş olduğu için TKK 814. maddesinde belirtilen zamanaşımı sürelerinin uygunma olanağı bulunmadığı, çekin vade tarihinin 31/01/2015 olması ve takip tarihi olan 25/06/2015 tarihi itibariyle davalının takibe başlaması, takip ile zaman aşımı kesilip yeni bir zaman aşımı başlamış ise de, kesilen zaman aşımından sonra davacının TK 732. maddesinde belirtilen 1 yıllık zaman aşımını kesecek şekilde süresi içerisinde yapılan takibin devamını sağlayıcı nitelikte icrai bir işlemi bulunmadığı, TTK 732. maddesinde belirtilen 1 yıllık zaman aşımının dolduğu gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davada temerrüt faizi talebinin reddi kararının yerinde olmadığını, TBK 117.maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düştüğünü, birleşen dava yönünden verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeklere yönelik TTK 814. maddesinin uygulanamayacağına ilişkin tespitin yerinde olmadığını, aksi yönünde Hukuk Genel Kurulu kararının bulunduğunu, 31/01/2015 keşide tarihli çek için 25/06/2015 tarihinde başlatılan takiple zamanaşımı süresinin kesildiğini, takip işlemi olarak 29/05/2017 tarihindeki haciz talebi ile sürenin yeniden kesildiğini, ayrıca 02/12/2020 tarihinde İHM de yetki istemli açılan dava ile zamanaşımının yine kesildiğini, 11/09/2021 tarihinde açılan davada zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili asıl davaya yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini, bankalar nezdinde müvekkilinin grup şirketi olarak kabul edilen dava dışı ... ..Ltd. Şti. tarafından çeklerin taşeronu ... ...Ltd. Şti.'ye iş avansı olarak verildiğini, ancak işin yapılmaması nedeniyle Ankara 3.ATM'de dava açıldığını, ilgili davada ......Ltd. Şti.'nin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin zenginleşmediğinin anlaşıldığını, davalının tefecilik yaptığına ilişkin Sakarya savcılığında soruşturma yapıldığı ileri sürülmesine rağmen mahkemece bu konuda yeteri kadar araştırma yapılmadığını, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek asıl davaya yönelik kararın kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, bankaya süresinde ibraz edilmeyen çeklere dayalı olarak davacı hamil tarafından davalı keşideci aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Asıl davaya konu iki adet çekin, 30/11/2014 keşide tarihli, 62.821,00 TL ve 145.933,00 TL bedelli olduğu, çeklerde davalının keşideci, davacının hamil olduğu, arada cirantaların bulunduğu, çeklerin bankaya ibraz edilmediği görülmüştür. Asıl davaya konu Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2017/16729 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 07/09/2017 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine çeklere dayalı olarak asıl ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 261.074,05 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde 12/09/2017 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde 10/09/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. Birleşen davaya konu bir adet çekin, 30/01/2015 keşide tarihli, 209.887,00 TL bedelli olduğu, çekte davalının keşideci, davacının hamil olduğu, arada cirantaların bulunduğu, çeklerin bankaya ibraz edilmediği görülmüştür. Birleşen davaya konu Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2015/13292 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 25/06/2015 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine çeke dayalı olarak asıl ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.391,18 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde 26/08/2015 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiği, davacı alacaklının talebi üzerine davalı borçlu hakkında haciz işlemlerinin uygulandığı, Ankara 7.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/715 sayılı dosyası üzerinden davalı borçlunun adi ortaklığına ait alacağının tahsili bakımından tasfiye işlemlerinin yapılması için 07/12/2020 tarihinde yetki verilmesi için açılan davada 08/03/2021 tarihinde talebin kabulüne karar verildiği, bilahere 22/06/2018 tarihinde icra müdürlüğü tarafından süresinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle sehven konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde 11/09/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 732.maddesinde; "(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." düzenlemesi bulunmaktadır. Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dayanak icra takibinde davalı borçlunun itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK 167.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamaması nedeniyle davanın süresinde açılmış olmasına, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek için davalı tarafından temerrüt faizi için ihtar çekilmemiş olmasına, Ankara 3 ATM dosyasında davalı keşideci taraf olmadığı gibi ilgili davada çeklere dayalı menfi tespit isteminin reddine karar verilmiş olmasına, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin yerinde olmasına, Sakarya savcılığına yazılan yazıya verilen cevapta bildirilen soruşturma dosyalarının dava konusu çeke ilişkin olmamasına göre asıl davaya yönelik davacı ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Birleşen dava yönünden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/03/2013 Tarih, 2012/19-1098 Esas, 2013/400 Karar sayılı ilamının aksine bankaya ibraz edilmeyen çek yönünden TTK 814.maddesinin uygulanamayacağına yönelik mahkeme gerekçesinde yerinde olmamakla birlikte, süresinde bankaya ibraz edilmeyen birleşen davaya konu 30/01/2015 tarihli çek için 25/06/2015 tarihinde takip başlatılıp davalı borçlunun itirazı üzerine 26/08/2015 tarihinde takibin durdurulmasına karar verilmiş olması nedeniyle 3 yıllık zamanaşımı süresi ve 1 yıllık sebepsiz zenginleşme süresi dikkate alındığında 11/09/2021 tarihinde açılan davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle birleşen davanın zamanaşımından reddi kararı sonucu itibariyle doğru olmakla belirtilen gerekçe ile birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından birleşen davaya yönelik davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile gerekçe düzeltilmek suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesine göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun asıl dava yönünden ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun birleşen dava yönünden KISMEN KABULÜ ile; 3-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/748 Esas sayılı dosyası ile birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/530 Esas 2021/532 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince GEREKÇESİ DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-A)Asıl davada; a)Davacın davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun Ankara 11.İcra Dairesinin 2017/16729 Esas sayılı dosyasında 208.754,00 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağın %20 'si oranında hesaplanan 41.750,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 14.259,99 TL harçtan 3.153,13 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 11.106,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ç)Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 660,00 TL arabuluculuk giderinin 527,74 TL sinin davalıdan , 132,26 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d)Davacı tarafından yapılan 142,50 TL posta ve tebligat giderinin kabul oranı üzerinden (% 79,96 kabul) 113,94 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, e)Davacının dava açarken ödediği 3.212,43 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, f)Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 33.400,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g)Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, h)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, B)Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/530 Esas, 2021/532 Karar sayılı dosyasında; Davanın reddine, a)Peşin alınan 2.625,54 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.010,14 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 660,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c)Bu dava yönünden ayrıca yargılama yapılmadığından yargılama gideri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, d)Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 34.782,59 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine , e)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 14.259,99TL harçtan peşin alınan 3.565,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.694,99 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, c)Birleşen dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 17/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."