T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/789 - 2026/830 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/789 KARAR NO : 2026/830 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2023 NUMARASI : 2023/197 E. - 2023/487 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sına…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/789 - 2026/830 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/789 KARAR NO : 2026/830 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2023 NUMARASI : 2023/197 E. - 2023/487 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/12/2023 Tarih ve 2023/197 Esas - 2023/487 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi katılma yoluyla davacı, davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 2022/062458 sayılı ''...'' ibareli marka başvurularının davalı Kurum tarafından SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, SMK’nın 5/1(b) anlamında yapılan ayırt edicilik niteliği değerlendirmesinin, tescili talep edilen mallardan ve hizmetlerden bağımsız ve soyut olarak yapılamayacağını, bir markanın mal ve hizmetlerin kaynağını gösterebilecek asgari düzeyde ayırt ediciliğe sahip olmasının yeterli bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun 41 ve 43.sınıf hizmetleri kapsadığını, “..." ibareli markanın, bu hizmetler için kullanıldığında tüketiciler açısından kolaylıkla fark edilebileceğini, YİDK kararında söz konusu markanın "rakı" emtiasında tescili talep ediliyormuş gibi değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 14/02/2023 tarih ve 2023/M-1809 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlık konusu ibarenin bir bütün olarak tescili talep edilen 43.01 alt grubundaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” nin belirli bir işletmeden kaynaklandığını gösterir ve bu şekilde mal/hizmetlerin diğer işletmelerin mal/hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlamasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla dava konusu başvurunun bu hizmetlerde markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, bu hizmetler yönünden 5/1-b maddesi koşullarının somut olayda meydana geldiği, bununla birlikte uyuşmazlık konusu sair hizmetlerde anılan tamlamanın bütün olarak farklı algılar yaratabileceği, söz gelimi bir kültürel etkinlikte, bir eğitim organizasyonunda bu markanın slogan algısının, verilen hizmetle ilgisiz anlamından ötürü dikkat çeken ve akılda kalıcı bir niteliğinin olabileceği, 6769 s. Kanun 5/1-b kapsamındaki somut ayırt edicilik değerlendirmesinin, mal ve hizmetlerden bağımsız ele alınmasının isabetli olmayacağı, başvuruda reddine karar verilen sair mal ve hizmetler yönünden ise 5/1-b maddesi koşullarının meydana gelmediği, 41. Sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), 43. Sınıf "geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" mal/hizmetleri bakımından YİDK kararının yerinde olmadığı, YİDK kararının iptali şartlarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2023/M-1809 sayılı kararının 41. Sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), 43. Sınıf "geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" bakımından iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "..." ibaresinin, bir şeyin yapılmasından veya gerçekleşmesinden sonra yapılacak bir eylem şeklinde basit ve sıradan bir ifade olduğunu, ilgili tüketici kesimi nezdinde, mal veya hizmetlerin ticari kaynağına ait bir işaret algısı yaratmayacağını, markanın ayırt edicilik işlevini yerine getirmekten uzak olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının, ilgili tüketici kitlesi yönünden kolayca akılda tutulabilecek, kaynak gösterme yeterliliğine sahip, ayırt edici bir ibare olduğunu, tanımlayıcı bir niteliğinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibaresinin, tescil edilmek istendiği 43.sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından ayırt edici bulunmadığı, SMK'nın 5/2 anlamında kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin istinaf itirazlarına gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davacı Şirketin 29/04/2022 tarihinde 2022/062458 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 41 ve 43.sınıf hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca başvurunun reddedildiği, davacı yanca bu karara yapılan itirazın ise YİDK'nin 14/02/2023 tarih, 2023-M-1809 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, kararın aynı tarihte davacıya tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. 6769 sayılı SMK'nın, 5/1-b maddesinde herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler tescil edilemeyecektir. Bir işaretin belli mal veya hizmetler açısından ayırt edici olup olmadığı ise "somut ayırt edicilik" olarak adlandırılmaktadır. Bu hüküm ile sicilde gösterilebilir olması ve soyut ayırt ediciliğe sahip olmasına karşılık, tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği olmayan işaretlerin tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru, "..." ibaresinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup başkaca kelime ya da şekil içermemektedir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince dava konusu ibarenin başvuru kapsamında yer alan 41. Sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), 43. Sınıf "geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" yönünden ayırt edici olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmişse de, "..." ibaresinde, her bir kelimenin Türkçe ve somut anlama sahip olduğu, kelimelerin her birinin derhal anlaşılabilir şekilde kullanıldığı, bu kelimelerin günlük dilde de yerleşik ve yaygın olduğu, dolayısıyla dava konusu ibarenin, kelimelerin bağımsız anlamlarını birebir koruyan ve tüketiciye de somut bir şekilde bu anlamları yansıtan bir bütün oluşturduğu, başvurunun bu haliyle “yapılan bir işten/eylemden/belli bir zaman diliminden sonra rakı içkisinin içilmesi eyleminin/telkini/teklifi” yönündeki bir anlamı tüketiciye veren ve daha ziyade ilk anda bir slogan niteliğinde algı yaratan bir söz öbeği olduğu, bir teşebbüsün mallarını ve hizmetlerini diğer bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt edemeyeceği, dolayısıyla marka algısı oluşturmayacağı, mal ve hizmetlerin asgari seviyede kaynağına işaret edebilecek ayırt edici bir işaret olmadığı, sonuçta dava konusu ibarenin tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı kanaatine varılmış olup ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesince, dava konusu "..." ibaresinin, başvuru kapsamında bulunan tüm hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi gereğince somut ayırt ediciliği bulunmadığından marka olarak tescil edilemeyeceği, buna göre dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklandığı üzere davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklandığı üzere davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/12/2023 gün ve 2023/197 Esas - 2023/487 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL’nin düşümü ile kalan 304,40-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalı kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 65,00-TL posta gideri ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.234,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 9- Davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL’nin düşümü ile kalan 304,40-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 10-Davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.