T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/139 KARAR NO : 2026/470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2022/62 E. - 2023/399 K. DAVANIN KONUSU : FSEK Sahipliğinden kaynaklanan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, M…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/139 KARAR NO : 2026/470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2022/62 E. - 2023/399 K. DAVANIN KONUSU : FSEK Sahipliğinden kaynaklanan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2022/62 E. - 2023/399 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, “...” isimli eserin hak sahibi olduğunu, bu eserin Emniyet Genel Müdürlüğünün 14/10/2021 tarihli “Şeffaf Yuvarlak Kalkan” alımında izinsiz olarak kullanıldığının tespit edildiğini, Bucak 1. Noterliğinin 17/12/2021 tarih ve 12512 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, yine aynı ihtarnamenin Emniyet Genel Müdürlüğü Çevik Kuvvet Müdürlüğüne de gönderildiğini, müvekkiline ait eserini FSEK 4. madde bağlamında güzel sanat eseri niteliğinde olduğunu, yine aynı ürün ile ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tasarım ve faydalı model başvurusunda da bulunulduğunu, müvekkilinin çalışmalarından haberdar olan dava dışı ... isimli firmada müdür olarak çalışan ...'in, 2019 yılının Temmuz ayında müvekkilini aradığını, emniyet Genel Müdürlüğünün Almanya ziyaretinde gördüğü şeffaf kalkanların Türkiye'de yapılmasının mümkün olup olmadığını sorduğunu, müvekkilinin söz konusu kalkanların fotoğraflarını gördükten sonra çok fazla kalıp kullanılmasının gerektiğini ve pahalıya mal olacağını ilettiğini, 2019 yılının Aralık ayında müvekkilinin EGM’nin şeffaf kalkan alımı yapacağına ilişkin bilgi edindiğini, şeffaf kalkan ile ilgili çalışmalarını ...’e gönderdiğini ve bu çalışmaları EGM’de görevli ...’e göstermesini istediğini, müvekkilinin, kendisine gönderilen ilk görsellerin düşük kalitede olması nedeniyle konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ... ile irtibata geçerek daha net görselin olup olmadığın sorduğunu, bunun üzerinde ... tarafından “...” isimli videonun gönderildiğini, anılan videoyu izledikten sonra müvekkilinin, tasarımın geliştirilebileceğini belirterek çalışmalara başladığını, ciddi çalışmalardan sonra 17/04/2020 tarihinde “...” isimli ürünün fotoğrafını ...’e gönderdiğini ve ...’e göstermesini istediğini, bunun üzerine müvekkilinin Ankara’ya davet edilerek EGM’de toplantı yaptığını, ... tarafından kalkanın çok beğenildiğini, bir gün sonra ... firmasının sahibi ile birlikte EGM’de tekrar toplantı yaptığını, numuneyi EGM’de bıraktığını, ertesi gün numuneyi almak üzere tekrar toplantı yaptığını ve EGM’de çalışan ... tarafından kalkanın ölçü ve görünümü konusunda toplantı yaptığını, dış kısımdaki plaka ölçüsü, kenarlarındaki kısmın ölçüsü, dış bükey olması, ortasında çift başlı kartal ambleminin bulunması gerektiğinin müvekkiline bildirildiğini, yapılan son toplantıda döner rulmanın ölçüsünün 140 değil 170 mm olmasının gerektiğinin kendisine bildirildiğini, bu şekilde revize yapıldıktan sonra nihai halinin verildiğini, nihai hal verildikten sonra müvekkilinin, ... ile görüşerek teknik şartnameyi hazırlayıp gönderdiğini, ...’in de bu evrakı ... isimli memura gönderdiğini, bu şartnamenin EGM’ye ait şartname ile çok benzer olduğunu, tüm bu süreçten sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı Strateji Geliştirme ve Destek Şube Müdürlüğünce “Şeffaf Kalkan” ihalesine çıkılmadan önce çeşitli şirketlere teknik şartnamenin gönderildiğini, daha sonrasında 01/10/2021 tarihinde ihale açıldığını ve ihalenin 14/10/2021 tarihinde tamamlandığını, ihaleyi davalı şirketin kazandığını, davalı eylemi sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zararının oluştuğunu, FSEK 68. madde uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin 3 katı tutarında tazminatın, FSEK 70/2. maddesi uyarınca 1.000 TL maddi ile 30.000 TL manevi tazminat ile davalının haksız rekabeti sebebiyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 30.000 TL manevi tazminatın ve FSEK 70/son uyarınca davalı tarafın elde ettiği kazancın miktarı tespit edilerek ortaya çıkacak kazancın davalıdan tahsili ile dava konusu ürünlerin eser olduğunun tespitine, “...” isimli eserin, davacı müvekkile ait manevi ve mali haklara tecavüz ettiğinin tespitine, hakka aykırı bu kullanımların men'i, önlenmesi, durdurulması ve ref’ine, FSEK. 68. madde uyarınca, varsayımsal sözleşme bedelinin üç katı tutarında telif tazminatının ve FSEK 70. maddesi gereğince, yargılama sırasında belirlenecek tutara göre arttırılmak üzere, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1000,00 TL maddi tazminata, 30.000,00 TL manevi tazminata, TTK’nın 54. vd. maddeleri uyarınca, davalı şahsın eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata, mahkeme kararının, TTK’nın 61. maddesi ve FSEK. 78. madde hükümlerine, ayrı ayrı istinaden, kesinleşmesinden sonra, masrafı davalıdan alınmak koşulu ile ''başlangıç" ve “gerekçe" bölümlerinin Sayın Mahkemece tayin edilecek bir özetinin, “hüküm" fıkrasının tamamının, ulusal düzeyde yayınlanan en yüksek tiraja sahip üç gazetenin yayınlanan nüshalarında ve birer hafta ara ile en az ikişer defa, ilânına; ihtarnamenin keşide edildiği 17.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle (maddi ve manevi tazminatın her ikisi yönünden) birlikte, müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, ihalenin dava dışı EGM tarafından açıldığını ve müvekkilinin tek eyleminin ihaleye girmek olduğunu, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye kadar böyle bir süreçten haberlerinin dahi olmadığını, kaldı ki bu ihtarname ile yalnızca ihaleden sonra yapılan faydalı model ve tasarım başvurularından haber olduklarını, ihtarnamede faydalı model ve tasarım hakkı sahibi olduğunu iddia ederken iş bu davada eser iddiasında bulunduğunu, EGM tarafından 27/08/2021 tarihinde, sektörde yer alan firmalara teknik şartname gönderilerek belirtilen malzemeler hakkında ön fiyat bilgisinin talep edildiğini, 01/10/2021 tarihinde ihale açıldığını, 05/10/2021 tarihinde müvekkilinin ihaleye katıldığını, 04/11/2021 tarihi itibariyle ihalenin onaylandığını, davacının ise 19/10/2021 tarihinde ihaleye konu kalkan tasarımının tamamen aynısı için tasarım, 16/12/2021 tarihinde ise faydalı model başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafından 17/12/2021 tarihinde müvekkiline ve EGM’ye ihtarname keşide edildiğini, müvekkili tarafından bu ihtarnameye 31/12/2021 tarihinde verilen cevap verildiğini, davaya konu kalkan tasarımının eser olarak kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesinde dahi bu ürünün daha önceden Almanya’da görüldüğünün beyan edildiğini, EGM tarafından açılan ihalenin şartnamesinde söz konusu tasarıma yönelik tüm haklarının EGM’ye ait olduğunun belirtildiğini, davacının beyanlarından ortaya çıkan sonuca göre kalkanın detaylarının EGM tarafından talep edilmesi ve bu taleplere göre çalışılması karşısında esasen tasarımın tamamen EGM’ye ait olduğunu ve hakların da EGM’ye ait olduğunu, davacının bilerek şartname hazırladığını ve ihale açılması halinde ihaleye konuyla ilgili kişilerin katılacağı ve birisinin üzerinde bu ihalenin kalacağı hususunda bilgi sahibi olduğunu, davacı tarafından sunulan sürece göre müvekkilinin bu süreçten hiç haberinin olmadığının davacı tarafça da bilindiğini, davacının memur olması sebebiyle TTK gereğince haksız rekabet iddiasının bulunmasının mümkün olmadığını, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu “...” isimli ürününün, Almanya’da polislerin kullandığı kalkanı gören Emniyet Genel Müdürlüğünün talebi doğrultusunda üretildiği, davaya konu ürünün “Almanya Kalkan” isimli videoya ve mezkûr ürünün fotoğraflarına bakılarak üretildiği, ürünün dış görünüş ve işlerliğine yönelik talimatların EGM’nin talimatları doğrultusunda yapıldığı, bu doğrultuda bakıldığında, davaya konu ürünün hususiyet taşıyabilecek dış görünüş vb. hususların dava dışı EGM tarafından verilmiş talimatlarla oluşturulması ve bu talimatların bir başka kişiye verilmesi halinde ürünün farklı şekilde vücut bulacağının söylenmesinin güç olması karşısında FSEK anlamında hususiyet ve eser vasfı taşıdığının söylenemeyeceği, bununla birlikte, davacı tarafından, kendisine ait olduğu iddia olunan ürünün FSEK 4. madde anlamında “güzel sanat eseri” olduğu ifade edildiği görülmekle, dosyaya sunulan görsellerin incelenmesi sonucunda, davaya konu ürünün şeffaf düz plastik bir tabakadan oluşması, plaka üzerinde herhangi bir desen yer almaması, ürün üzerinde kullanılan görselin ise yine EGM tarafından iletilen ve kamuya mal olmuş/herkes tarafından kullanılan “çift başlı kartal” görsel olması, ürünün estetik vasfa sahip olabilecek dış görünüşünde başkaca bir unsurun yer almaması karşısında, davaya konu ürün bakımından estetik vasıftan ziyade işlerliğin ön planda olduğu sonucuna varılmış ve mezkûr ürünün güzel sanat eseri niteliğini haiz olmadığı, davacının, dava dışı EGM bünyesinde çalışan bir kişi olmaması, bununla birlikte davacının bünyesinde çalıştığı Milli Eğitim Bakanlığındaki asli görevinin de öğretmenlik olması karşısında FSEK 18. maddenin uygulama şartlarının oluşmadığı, davaya konu ürünün, EGM’nin talebi doğrultusunda ve EGM’nin ilettiği örnek görsel ve EGM’nin belirlediği teknik ve görsel veri/talepler kapsamında oluşturulması karşısında vaki hukuki ilişkinin TBK’nın 470. maddesinde düzenlenen “istisna akdi” kapsamında kaldığı, davaya konu ürünün FSEK anlamında “eser” olarak kabulü mümkün görülmemiş olup, davacının tazminat talebinin FSEK’te düzenlenen ve “eser” için getirilen taleplere dayanması karşısında bu kanun kapsamında eserden kaynaklanan hakların ihlali ve bu doğrultuda tazminat talep şartlarının oluşmadığı, 5846 sayılı FSEK’te düzenlenen haksız rekabet halleri bakımından inceleme yapıldığında, davacının “ad ve alamet” kapsamında herhangi bir iddiasının bulunmadığı görülmekle -bu meyanda ad ve alametin esere ilişkin olması gerekmekte olup davaya konu ürünün eser vasfının bulunmadığı da detaylı şekilde incelenmiş ve FSEK 83. madde anlamında haksız rekabet bulunmadığı, davacı tarafından dayanılan fikri ürünün, maddede sayılan işaret, resim, ses, fotoğraf yahut sinema mahsulü mahiyetinde olmadığı, yine davacının, FSEK 84. madde anlamında bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse olup olmadığının da tespit edilemediği, dosyaya kazandırılan EGM yazısında üretilecek kalkanın şekil, fonksiyon ve tasarımının belirlendiğinin ve görüşleri alınmak üzere, yerli ve milli üretim kapasitesine sahip istekli firmalara gönderildiğinin belirtilmesi karşısında FSEK anlamında haksız rekabet şartlarının oluşmadığı, dosyaya sunulan fiziki ürünler de dikkate alınmak suretiyle yapılan inceleme ve değerlendirmede, tasarımsal anlamda bilgilenmiş kullanıcı gözü ile her iki kalkan ürünün genel görünüm özellikleri itibariyle kıyaslandığında aynı genel izlenimde olmadıkları, bariz derecede farklı tasarımlar olduğu, öte yandan, dosya içeriğinden, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, bir proje kapsamında şekil, fonksiyon ve tasarımı belirlenen şeffaf kalkanın yerli ve milli üretim kapasitesine sahip istekli firmalara iletilmesi ve bunlarla yapılan çalışmalar neticesinde oluşturulan teknik şartnameye göre bir ihalenin gerçekleştirilmiş olması karşısında, TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna itirazların göz ardı edildiğini, bu itirazların bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak ya da mahkemece verilecek gerekçeli kararda karşılanması gerektiğini, Yerel Mahkemeden ısrarla dava konusu kalkan isimli ürününün EGM nezdinde bulunan numunesinin fiziki olarak incelenmesi talep edilmişse de bunun gereği gibi yerine gelmediğini, müvekkilinin EGM’nin ihtiyacı doğrultusunda kalkan numunesi meydana getirdiğini, bu numuneyi EGM’nin uhdesine bıraktığını, daha sonra davalı şirketin müvekkiline ait ürün numunesini çok benzer şekilde üreterek ihaleye katıldığını, ihaleyi kazanarak haksız kazanç elde ettiğini, anılan raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, İddiaların tam olarak karşılanmadığını, kalkanın iç kısmında yer alan döner bilyalı mekanizma ile dış plakaya verilen form, biçim ve kalkanın özgün kalıbının eser özelliğinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, FSEK sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu “...” isimli ürününün, Almanya’da polislerin kullandığı kalkanı gören Emniyet Genel Müdürlüğünün talebi doğrultusunda, “Almanya Kalkan” isimli videoya ve mezkûr ürünün fotoğraflarına bakılarak üretildiğinin belirlendiği, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile “...” isimli ürününün FSEK anlamında hususiyet ve eser vasfı taşımadığının tespit edildiği, davacının talebinin FSEK’te düzenlenen ve “eser” için getirilen taleplere dayandığı, davacının FSEK kapsamında eserden kaynaklanan haklarının ihlâli ve bu doğrultuda maddi ve manevi tazminat koşulları bulunmadığı, haksız rekabet şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...