11. Hukuk Dairesi 2009/5881 E. , 2010/3335 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2006/202-2008/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5881 E. , 2010/3335 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2006/202-2008/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 15.02.2005 tarihinde hesabından para çekmek istediğinde hesabıyla ilgili sorun olduğundan para çekemediğini, davalı bankanın Reyhanlı Şubesini aradığında kendisine kredi kartı borcu nedeniyle yakın izlemeye girdiğinin söylendiğini, oysaki müvekkilinin davalı banka nezdinde sadece maaş hesabının bulunduğunu, davalı bankadan hiçbir zaman kredi kartı almadığını, kredi kartı için hiçbir başvurusunun da olmadığını, maaş hesabının Reyhanlı Şubesinde olmasına rağmen Kızılay Şubesinden adına nasıl kredi kartı çıkarıldığı hususlarını davalı bankaya bildirdiğini, bu sorunu çözebilmek için Ankara Kızılay Şubesine gittiğini, davalı banka yetkililerinin 09.06.2006 tarihinde müvekkilini arayarak kredi kartının sahte kimlikle çıkarılmış olduğunu, bu kredi kartının iptal edildiğini bildirdiklerini, davalı bankanın kendisinden beklenen özeni göstermediğini, müvekkilinin bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 10.000,00 YTL manevi, şimdilik 5.000,00 YTL maddi olmak üzere toplam 15.000,00 YTL tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın davaya konu olayda kusurunun olmadığını, davacının maddi ve manevi zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalı bankanın sahte kredi kartı nedeniyle davacının uğradığı maddi zararlardan sorumlu olduğu, davacının bu olaydan dolayı mazeret izni alması ve ek ders ücretlerini alamaması sonucu maddi zarara uğramış bulunduğu, ancak manevi tazminata hükmedilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerektiği, davaya konu olayda Borçlar Kanunu 49 ve Medeni Kanun’un 24 ncü maddeleri ile korunan kişisel hakların ihlalini doğuran bir eylemin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 89,55 YTL maddi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının kimlik bilgilerinin kendi iradesi ve bilgisi dışında kullanılması suretiyle alınan kredi kartına ait borçtan dolayı davacının yakın izlemeye alınması suretiyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacının kimlik bilgilerinin kullanılması sonucu düzenlenen sahte kredi kartından yapılan harcamalar nedeniyle davacının hesaplarının takibe alındığı, davacının ek hesabını kullanamadığı, davacının kendi kimlik bilgilerine dayalı olarak alınmış bulunan kredi kartı ile bir ilgisinin bulunmadığının ispatı için harcadığı zaman, emek ve masraf nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramış olduğunun kabulü gerekir.Mahkemece, davacının bu olay nedeniyle mazeret izni alarak Ankara’ya gelmek zorunda kaldığı kabul edilerek, mazeret izni kullanmak zorunda kalması nedeniyle alamadığı ek ders ücretine hükmedilmiş ise de davacının yol ve konaklama masraflarına ilişkin zararı hüküm altına alınmamıştır.Bu durumda, davacının bu olay nedeniyle Ankara’ya gelmesinden kaynaklanan maddi zararına ilişkin olarak varsa Ankara’ya geliş ve gidişine ilişkin yolculuk biletleri ile konaklama giderine ilişkin belgelerini ibraz etmesinin istenmesine, davacının yaptığı yolculuk ve konaklama giderlerini belgelendirememesi halinde bu kez de mahkemece sözkonusu harcamaların yapıldığı tarihteki mutad yolculuk ve konaklama giderlerinin araştırılarak bulunacak tutarların hüküm altına alınması gerekirken, bu giderlerin hüküm altına alınmaması doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Öte yandan mahkemece davalı bankanın kusuru kabul edilerek maddi tazminat isteminin kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.Oysaki davacının davalı bankanın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu yaşadığı sıkıntı, içine düştüğü zor durum nedeniyle manevi zarara uğradığının da kabulü gerektiğinden uğradığı manevi zararı karşılayacak somut olaya uygun, makul bir manevi tazminat tutarının da hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 33,85 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.