Hukuk Genel Kurulu 2012/7-293 E. , 2012/418 K. * BİLİRKİŞİYE BAŞVURULMASI GEREKTİREN HALLERDE HAKİMİN KARAR VERMESİ * BANKANIN İŞLEMLERİNDEN DOĞAN KUSURU * TAZMİNAT TALEBİNDE DAVACININ AĞIR KUSURLU OLMASI * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 275 * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 284 * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 99 "" Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesince …
**Hukuk Genel Kurulu 2012/7-293 E. , 2012/418 K.** * BİLİRKİŞİYE BAŞVURULMASI GEREKTİREN HALLERDE HAKİMİN KARAR VERMESİ * BANKANIN İŞLEMLERİNDEN DOĞAN KUSURU * TAZMİNAT TALEBİNDE DAVACININ AĞIR KUSURLU OLMASI * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 275 * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 284 * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 99 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 03.12.2009 gün 2009/402 E – 2009/724 K sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 23.11.2010 gün ve 2010/3424-6627 sayılı ilamı ile ; (.....Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, ek rapor isteyebileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla inceleme de yaptırabilir. Somut olaya gelince; davacı, davalı bankada açılan hesaba havale gönderdiğini, daha sonra bu hesabın sahte kimlik belgesi ile açıldığının anlaşıldığını, davalı bankanın hesap açarken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davalıya güvenerek böyle bir hesaba havale yaptığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını öne sürmüştür. Mahkemece, kusur ve zarar miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusursuz olduğundan hareketle red kararı verilmiştir. Kusur oranının ve gerçek zararın belirlenmesi hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu kuşkusuzdur. Kaldı ki, Borçlar Kanunu’nun 99/2. maddesi hükmüne göre ağırlaştırılmış kusur sorumluluğu olan ve kendinden beklenen özeni göstermediği anlaşılan davalı banka kusurlu olduğu gibi, aynı kanunun 55.maddesi hükmü gereğince de, banka görevlilerinin usulsüz işlemlerinden kaynaklanan zararlar açısından da bankanın sorumlu olacağı tartışmasızdır. O halde, somut olayda davalı bankanın kusur oranının, varsa davacının müterafik kusurunun bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerekir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.