Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2292 E. , 2024/3289 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2292 Karar No:2024/3289 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararı ile onaylanan "Tüke
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2292 E. , 2024/3289 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2292 Karar No:2024/3289 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararı ile onaylanan "Tüketici Şikayetlerinin İşletmeciler Tarafından Çözülmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "200.000’in (ikiyüzbin) üzerinde abonesi bulunan işletmeciler" ibaresi ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "200.000'in (ikiyüzbin) altında abonesi bulunan işletmeciler" ibaresinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerinin ... esasına kayden açılan davada, Tüketici Şikayetlerinin İşletmeciler Tarafından Çözülmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinin 4. ve 5. fıkralarında yer alan "200.000’in (ikiyüzbin) üzerinde abonesi bulunan işletmeciler" ibaresinin iptali istemiyle birlikte davacı tarafından hukuksuz olduğu öne sürülen başkaca bir işlem ya da işlemlerin uyuşmazlık konusu yapılmak istenilip istenilmediği hususunda tereddüt oluştuğundan, bu haliyle düzenlenen dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine aykırı olarak düzenlendiği gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek yeniden dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiği, anılan kararda 15. maddenin 5. fıkrası uyarınca "yenilenen dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceği" hususunun davacıya bildirildiği, davacı tarafından 13/11/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile, herhangi bir iptali istemine yer verilmeksizin, ilk dilekçesinde bahse konu edilen her haksız ve hukuksuzluktan davacı olduğu, tereddüte düşecek bir ifade kullanmadığı, sunduğu dilekçesinin delil tespiti ve yenileme dilekçesi olarak da geçerli olduğu ifade edilerek bakılan davanın açıldığı; Bu itibarla, dava dilekçesinin reddine karar verilerek "yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceği" hususunun davacıya bildirilmesine rağmen 13/11/2023 tarihinde yenilenen dava dilekçesinde anılan kararda belirtilen eksikliklerin giderilmediği, iptali istenilen işlem/işlemlerin yargılama yapılacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyulamadığı, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'a uygun düzenlenmediği görüldüğünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, diğer taraftan davacının yukarıda yer verilen anlatımları ve açıklamaları dikkate alınarak yeniden dava açılabileceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, hukuka uygun olarak verilen Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, "Tüketici Şikayetlerinin İşletmeciler Tarafından Çözülmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "200.000’in (ikiyüzbin) üzerinde abonesi bulunan işletmeciler" ibaresi ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "200.000'in (ikiyüzbin) altında abonesi bulunan işletmeciler" ibaresinin iptali istemiyle birlikte bir kısım hukuka aykırılıklara ilişkin beyanlarda bulunarak bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 6. fıkrasında, bu maddede belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1/a bendinde, 14. maddenin 3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davanın reddine, idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24/1-c maddesinde, “Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere” karşı açılacak idari davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay tarafından karara bağlanacağı kurallarına yer verilmiştir. 10/11/2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de (Mükerrer) yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Kurumun sektörle ilgili işlemlerine karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Bu davalar Danıştay tarafından acele işlerden sayılır." kuralı, 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 70. maddesi ile, “İdari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurum kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır.” şeklinde değiştirildiğinden, 05/07/2012 tarihinden itibaren sadece Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerine karşı açılan davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği açıktır. 5809 sayılı Kanun'un "Amaç” başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir." kuralına yer verilmiştir. 5809 sayılı Kanun'un "İlkeler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi" elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında sayılmış; "Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak,", (e) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründeki gelişmeleri takip etmek, sektörün gelişimini teşvik etmek amacıyla gerekli araştırmaları yapmak veya yaptırmak ve bu konularda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde çalışmak,", (y) bendinde, "Bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak.," Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmış; "İşletmecinin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, Kurumun, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek "Tüketicinin korunması" gibi hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği; "Tüketicinin ve son kullanıcının korunması" başlıklı 48. maddesinde, Kurum'un elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuat uyarınca, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesinin dikkate alınacağı, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların haklarına ilişkin olarak gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapma görev ve yetkisinin 5809 sayılı Kanun uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (Kurum) ait olduğu, bu kapsamda Kurum'un elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcılarının hizmetlere eşit şartlarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği, Kurum'un işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeleri ve teknolojide meydana gelen gelişmeleri gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği; bu kapsamda 5809 sayılı Kanun'a dayanılarak tüketici şikayetlerinin çözülmesine ilişkin işletmecilerin yükümlülüklerini belirlemek ve konuya ilişkin usul ve esasları ortaya koymak amacıyla "Tüketici Şikayetlerinin İşletmeciler Tarafından Çözülmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın onaylanarak yürürlüğe girdiği, bu bakımdan "Tüketici Şikayetlerinin İşletmeciler Tarafından Çözülmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın ülke çapında bütün işletmecilere uygulanacak düzenleyici işlem niteliğinde olduğu görülmektedir. "Tüketici Şikayetlerinin İşletmeciler Tarafından Çözülmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "200.000’in (ikiyüzbin) üzerinde abonesi bulunan işletmeciler" ibaresi ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "200.000'in (ikiyüzbin) altında abonesi bulunan işletmeciler" ibaresinin düzenleyici işlem niteliğinde olduğu; bu bağlamda, anılan Usul ve Esaslar'ın dava konusu maddesinin yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten tüm işletmecileri ilgilendiren ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem niteliğinde olduğu dikkate alındığında, bakılan davanın görüm ve çözümünün ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın görev alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bakılan dava hakkında, görevli yargı yerinin Danıştay olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinde ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenerek reddedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.