(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/2242 E. , 2011/13608 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, Genel Kredi Sözleşmesinin kefili olan davalının alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz ettiğini bel…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/2242 E. , 2011/13608 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, Genel Kredi Sözleşmesinin kefili olan davalının alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmedeki imzaya yapılan itiraz nedeniyle gerçekleştirilen grafolojik incelemede sözleşmenin 53.sayfasındaki müşterek ve müteselsil kefil hanesindeki imzanın davalıya ait olmadığının anlaşıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 24.5.2010 tarihli rapora göre imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de dosyadaki karşılaştırmaya esas imzaların ilk bakışta birbirinden farklı olduğu görülmektedir. Ayrıca grafoloji uzmanının raporu da denetime elverişli ve ayrıntılı olmayıp, davacı vekili tarafından bu rapora itiraz edilmiştir. İmza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için gerekli koşullar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.5.2001 T, 2001/12-246 E, 2001/467 K sayılı kararında şu şekilde açıklanmıştır: “…Hemen belirtilmelidir ki, herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması;sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. …”