İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; "Müvekkil şirketin, ticari ilişki nedeniyle cari hesapdan 691.537,85-TL alaacğı olup bu borcun davalı/borçlu tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, İstanbul ........ İcra Dairesinin ... esas sayılı d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/301 KARAR NO: 2026/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/12/2025 NUMARASI: 2025/24 Esas - 2025/1216 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; "Müvekkil şirketin, ticari ilişki nedeniyle cari hesapdan 691.537,85-TL alaacğı olup bu borcun davalı/borçlu tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, İstanbul ........ İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyadaki itirazın iptaline, Davalı borçlunun %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini" talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının müvekkiline teslim ettiği kumaşların ayıplı ve kullanılamaz durumda olduğunu, cari hesap alacağına konu ürünlerden farklı olduğunu bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi durumunda maddi hakikatın ortaya çıkacağını,teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı ve cari hesap alacağına konu ürünler ile aynı olup olmadığı konusunda bilirkişi marifetiyle yerinde tespit yapılmasını talep ettiklerini,davacının ayıplı kumaşları geri alıp, değiştirmeyi taahhüt etmiş ise de;müvekkilinin oyalandığını , ..... Mah. .... Cad. . Sk.. Kat: . No: . ..../ adresinde yerinde inceleme yapılmasını talep ettiğini belirterek davanın reddine,davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin, kanuna uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalının 2024 yılına ait envanter defterinin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle kanuna uygun tutulup tutulmadıkları hususu tespit edilemediği,davacı ve davalının ticari defterlerine göre 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalıdan 691.537,85 TL alacaklı olduğu,davalının farklı ve ayıplı malların teslim edildiği iddia edilmişse de, ayıplı ürün teslimine ilişkin ihbar yapıldığı hususuna ilişkin belge sunulmadığından ispat edilemediği, cari hesaptan kaynaklı 691.537,85-TL alacağa itirazın iptaline,işlemiş faiz talebinin reddine, davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının teslim ettiği ürünlerin cari hesap alacağına konu ürünlerden farklı olduğunu bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi durumunda maddi hakikatın ortaya çıkacağını, bilirkişi marifetiyle yerinde tespit yapılmasını talep ettiklerini, davacının müvekkilin iyi niyetini suistimal ederek; cari hesap alacağına konu kumaşların aynısını getireceğini ve ayıplı olan kullanılamayacak kumaşları geri götüreceğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin ilişkilerin zedelenmemesi adına herhangi bir adım atmadığı ve davacının beyanlarına itibar ettiğini; müvekkilinin adresinde yerinde inceleme yapıldığı taktirde faturaya konu malların ayıplı olduğunun belirleneceğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, cari (açık) hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacının davalı adına keşide ettiği 19.07.2023,25.07.2023,29.07.2023,31.07.2023 tarihli toplam bedelleri 691.537,85-TL bedelli faturalar her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalı esasen malları teslim aldığını inkar etmemekte, şirket adresinde bulunan kumaşların incelenmesi halinde kumaşların ayıplı olduğunun tespit edileceğini ileri sürmektedir.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun düzenlendiği TBK'nın 219. maddesine göre; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasın dan da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı düzenlenmiş olup,kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir.İçeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü gerekir.Davalı; davacı tarafından 2023 yılı temmuz ayında düzenlenen faturaları itirazsız ticari defterlerine kaydetmiş,iade faturası düzenlememiştir.Süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamayan davalı ayıba dayalı haklarını kullanma hakkını kaybettiğinden ayıplı kumaşların keşif yapılarak tespit edilmesi talebi yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı ayıba dayalı haklarını talep hakkını kaybettiğinden davacının ticari defterlerinde kayıtlı alacağı bakımından itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamış,istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınacak 47.238,95-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 11.809,73-TL harcın mahsubu ile kalan 35.429,22-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.09/03/2026