T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/830 Esas KARAR NO: 2026/861 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2026/70 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 29/01/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/830 Esas KARAR NO: 2026/861 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2026/70 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 29/01/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın zayii nedeniyle kıymetli evrak iptali konulu olarak ikame ettikleri Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/646 E. Sayılı dosyasından verilen 14.01.2026 tarihli ara kararı gereği , İİK ve TTK ya dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkin olduğunu, çek istirdadı davasında HMK.’nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle huzurdaki dava davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edildiğini, mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve sürecin anlaşmama olarak sonlandırıldığını, davacı bankaya müşterileri tarafından teminat/tahsil amacıyla teslim edilen ve istirdatını talep ettikleri 3 adet çekin ... A.Ş.'ye kargoya verildikten sonra hırsızlık şüphesi ile kaybolduğunu, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi davacı açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çek bedel lerinin haksız surette tahsil edilmesinin ve keşideciler açısından olası mağduriyetlerin önlenmesi için , zayii nedeniyle çek iptali ve ödemeden men yasağı verilmesi talebiyle, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/646 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu mahkemece, çeklere ihtiyati tedbir kararı verilerek ödemeden men yasağı konulduğunu ve bu kararın bankalara bildirildiğini, buna rağmen davalının, davacı bankaya çekleri tahsil etmek üzere ibraz ettiğini, çeklerin meşru hamili olduğu hususunu da Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/646 E. Sayılı kıymetli evrak iptali konulu dava dosyasına bildirdiğini, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/646 E. Sayılı dosyasından 14.01.2026 tarihli ara karar ile çekin istirdatı için dava açmak üzere taraflarına 2 haftalık kesin süre verildiğini, çeklerin, bankanın zilyedliğinde iken kaybolduğunu, banka müşterilerinin cirosundan sonra davalı tarafından cirolandığını ve ibraz edildiğini, bu durumun çeklerin kötüniyetli kişiler tarafından ele geçirildiği ve haksız surette menfaat elde edilmeye çalışıldığını ortaya çıkardığını, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, ödemeden men kararı bulunan çekler hakkında icra takibi yapılarak çeklerin tahsil edilebilmesi mümkün olmadığını, davalı şirketin, mevcut tedbir kararına ve ödemeden men yasağına rağmen bu çeklerin bedelini tahsil etmeye çalışmasının , basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini, bunların yanı sıra hayatın olağan akışı içerisinde çeklere konu bir ticari ilişki söz konusu ise buna ilişkin fatura, sözleş me vb. Belgelerin de olması gerektiğini, bu nedenle davalı tarafın ticari defter ve tüm ticari evraklarının incelenmesi gerektiğini, bir güven kurumu olan bankanın düzenlediği tutanak ve ivedi şekilde açmış olduğu çek iptal davasındaki beyanları ışığında, çeklerin takibe konu edilmemesi/konu edilmiş olması halinde ise takiplerin durdurulması konusunda tedbir talebinde bulunulması zorun -luluğumuz doğduğunu, ileri sürerek; dava konusu " ... çek numaralı ...A.Ş.ne ait 23.286,12 USD bedelli 29.08.2025 vade tarihli keşidecisi .... A.Ş. Olan; ... çek numaralı ... A.Ş.ne ait 1.300.000 TL bedelli 30.08.2025 vade tarihli keşidecisi ...olan; ... çek numaralı ... A.Ş.ne ait 200.000 TL bedelli 31.08.2025 vade tarihli keşidecisi...GIDA olan, 3 adet çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini, bu çeklerin icra takibine konu edilmemesi, icra takibi başlatılması halinde takiplerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/01/2026 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2026/70 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "İhtiyati tedbir HMK 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında; “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir.Somut olay değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbir istemine ilişkin olarak işbu davanın sadece çek istirdatı istemine ilişkin olup İİK72 kapsamında açılan menfi tespit davası olmadığı, çekin kavgada hırsızlık şüphesiyle kaybolduğunun belirtildiğini, dosyaya ibraz edilen çek görüntülerinde davacının kaşesinin ve imzasının yani cirosunun olmadığı, davacının delillerinde savcılık dosya bilgisi olmadığı, çek istirdatının TTK 792. Maddesinde düzenlendiği ihtiyati tedbirin HMK 389. maddesinde düzenlendiği, bu aşamada dosyaya ibraz edilen belgelerden çekin iktisabında kötüniyet ve ağır kusur olgusunun ispata muhtaç olduğu, çekin illetten mükerret olduğu, hususları birlikte gözetilerek tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin, müvekkili ...Bankası tarafından, ... A.Ş.'ye teslim edildiğini ancak çek -lerin tüm aramalara rağmen bulunamaması üzerine kargo şirketi nezdinde kaybolduğunun anlaşıldığını ve çeklerinin kargo şirketi nezdinde kaybolduğunun anlaşılması üzerine müvekkili banka yetkilileri tarafından zayii tutanağı düzenlenerek durumun tespit ve tutanak altına alındığını; çeklerin kargodan çıkmaması ve hırsızlık şüphesiyle kaybolduğu göz önüne alındığında ve ayrıca çeklerin davalı şirket tarafından icra takibine konu edildiği anlaşıldığından dava konusu çekler hakkında ihtiyati tedbir talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, HMK 389 .maddesi gereğince hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ve dava konusu çeklere ilişkin icra takibi başlatılmış olması, çeklerin haksız surette tahsil edilebileceği, ciro silsilesi içerisinde gerçek alacaklıların ve borçluların mağduriyete uğrayacağı; tedbir kararı verilebilmesi için davanın tüm şartlarının oluşmasının beklenmesine gerek bulunmadığı hususları göz önüne alındığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartların bulunduğu kabul edilerek dava konusu çeklere ilişkin başlatılan icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken taleplerinin reddine karar verilme -sinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek açıklanan nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulü ile, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mah -kemesi'nin 29.01.2026 tarih ve 2026/70 E. sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi netice -sinde ortadan kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi, dava konusu çeklere ilişkin başlatılan ; ... çek numaralı ...A.Ş.ne ait 23.286,12 USD bedelli 29.08.2025 vade tarihli keşidecisi .... A.Ş. olan, ... çek numaralı ... A.Ş.ne ait 1.300.000 TL bedelli 30.08.2025 vade tarihli keşidecisi ...olan, ... çek numaralı ... A.Ş.ne ait 200.000 TL bedelli 31.08.2025 vade tarihli keşidecisi...Gıda olan 3 adet çek yönünden tedbir kararı verilerek çeklerin icra takibine konulmamasına , takibe konu edilmiş olmaları halinde ise takiplerin tedbiren durdurulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, TTK'nun 792 maddesine dayalı ikame edilmiş çek istirdadı davasında; dava konusu çeklerin takibe konulmasının tedbiren önlenmesine, takibe konulmuş ise takiplerin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hami -le yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tama -men imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; eldeki davanın İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit talepli bir dava olmadığı, TTK'nın 792. maddesi uyarınca açılmış çek istirdadı davası olduğu, dava konusu çeklerin davacı bankanın elinden rızası hilafına çıktığı, davalının çekleri iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğuna yönelik iddiasının esas bakımından, yargılamanın bulunduğu aşama mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin, HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, koşulların değişmesi halinde ise mahkemeden her zaman yeniden tedbir talep edilebileceği, ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.