7. Hukuk Dairesi 2022/6533 E. , 2024/487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/130 E., 2022/402 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/473 E., 2018/454 K. Taraflar arasındaki geri alım hakkına dayalı tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**7. Hukuk Dairesi 2022/6533 E. , 2024/487 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/130 E., 2022/402 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/473 E., 2018/454 K. Taraflar arasındaki geri alım hakkına dayalı tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafça 2002 Mali Yılı Genel ve Katma Bütçe Kanunlaşıncaya Kadar Devlet Harcamalarının Yapılmasına ve Devlet Gelirlerinin Tahsiline Yetki Verilmesine Dair Kanun'un 7 inci maddesi ve 260 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken 12.09.2003 tarihli satış akdi ile S.S. Balkanlar ... Konut Yapı Kooperatifine temlik edilen 196 ada 11 parsel (eski 1579 parsel) sayılı taşınmazın, ifraz ile oluşan parsellerin ferdileşme ile üyelerine devredildiği, ancak taşınmazlardan amacına uygun kullanılmadığını belirttiği 68 adet taşınmaza ilişkin olarak tapu iptali ve tescil talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; amacına uygun kullanılmayan ve konut yapılmayan 68 adet parsel malikine karşı Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/473 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava tarihinden önce ölen ... ve ... mirasçılarına karşı dava açılması gerektiğini, aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan dosyaların birleştirilmesini, davalılar adına olan tapu kaydının iptaline ve hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece; dava tarihi olan 2013 tarihi itibariyle dava konusu parsellerde inşaat yapımı için elverişli ortamın hazırlanmadığı, yapıların ve inşaatların yapımı için gerekli olan altyapıların kurumlarca yerine getirilmemiş olduğu, davalıların mücbir sebepler nedeniyle kendilerinden kaynaklanmayan tamamen kurumsal nedenlerle taşınmaz üzerinde konut inşa edemedikleri, ancak amaca aykırı bir yapılaşmanın da olmadığı açıklanmıştır. 2. Taraflar arasında akdedilen geri alım sözleşmesinde amaca aykırılık kavramının ayrıntılı olarak açıklanmadığı, tarafların konut dışında başka bir amaçla parseller üzerinde yapı yapmaları halinde aykırı amacın oluşacağı ancak boş parselde mücbir sebep nedeniyle konut yapılamamış olmasının amaca aykırılık olarak değerlendirilmesinin taraflar arasında yapılan sözleşmenin ruhuna ve yapılış amacına aykırı olacağı izah edilmiştir. 3. Davalıların zorunlu göçe tabi tutulan ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı'na alınan kişiler olduğu, göç yasası gereği bu kişilere dava konusu taşınmazların verildiği, taşınmazların davalılardan alınarak tekrar Maliye Hazinesine verilmesi halinde yasal zorunluluk yerine getirilmemiş olacağından bu hususun hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olacağı, 4. Taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri TMK'nın 736 ncı maddede düzenlenen vefa hakkının unsurları birlikte değerlendirildiğinde davalıların amaca aykırılık teşkil eden fiillerinin olmadığı, amaç dışında kullanım durumunun tespit edilmediği, bu haliyle sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmediğinden TMK'nın 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kuralları ve hakkaniyet ilkeleri de gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... Hazinesi vekili ve katılma yolu ile davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı İstinafı 1. Davacı vekili; taşınmazın tamamında konut yapılmadığını ve amacına uygun kullanım gerçekleşmediğini, vefa hakkı süresinin 12.09.2013 tarihinde dolduğunu, 2. Tapuda davalı kooperatif adına kayıtlı 138 ada 12 parsel üzerinde taşınmazın dava tarihi itibariyle satış amacına uygun faaliyette bulunulmadığının mahallinde yapılan keşifle de tespit edildiğini, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazlarda inşaatların yapı ruhsatlarının ve kullanma izin belgelerinin dava tarihi sonrası olduğunu, 4. 2005 tarihli Belediye Meclis kararına atfen her parselin imar durumunun hazırlandığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığı belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişilerce belediye hizmetlerinden yararlanmadığının tespit edildiğini, 5. Bilirkişi raporunda idari tespit ve dava tarihi itibariyle yapılaşma aşamaları sözleşme şartları yönünden yeterli inceleme yapılmadığını, dava açıldığı sırada taşınmazlarda yapı bulunmadığını, 6. Dava konusu bir kısım taşınmazlardaki yapı ruhsat tarihlerinin de dava tarihi itibariyle inşaatların tamamlanmadığını, süre ve amaç yönünden sözleşmeye uyulmadığını ispat ettiğini, 7. Borçlar Kanunu madde 173 hükmü uyarınca bozucu koşul olan amacı dışında kullanım koşulu gerçekleştiği için satış sözleşmesinin de hükmünü yitirdiğini, sözleşme ve vefa hakkı şartlarına aykırı kullanım sebebiyle dava açılmasına kusuruyla sebebiyet veren davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalılar İstinafı Davalı ... ve ... vekili istinaf sebebi olarak; vekalet ücretinin eksik belirlendiğini, ayrıca dosyada iki davalı için iki ayrı vekaletname sunmalarına rağmen, kendileri haricindeki diğer davalı da dahil olmak üzere tüm davalılar için tek vekalet ücreti belirlendiği izlenimi oluştuğunu, bu yönlerden de vekalet ücreti konusunda infazda tereddüt yaşanacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu geri alım akdinin resmi şekilde düzenlenmediğinden geçerli olmadığı, 2.Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın amacı dışında kullanıldığı belirtilmekte ise de; dava konusu taşınmazların bir kısmı üzerinde yargılama aşamasında yapı yapıldığı, bir kısmının boş olduğu anlaşılmakta ise de “amaç dışı” ticari veya kiraya vermek suretiyle vs. amaç dışı kullanımın mevcut olmadığı gibi sözleşmede 10 yıl içinde konut yapılmamasının amaç dışı kullanım olarak kabul edilmediği, 3. Çiftlikköy Belediye Başkanlığının 23.02.2015 tarihli yazısından dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli mevzi imar planının 10.06.2005 tarihinde onaylandığı, 07.02.2011 tarihli Belediye Meclis Kararı ile de 500 Evler Mahallesi sınırları içine alındığı anlaşılmış olup kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmadığı belirtildiği gibi aynı belediyenin 14.03.2018 tarihli yazısından su hattı çalışmalarına başlandığı belirtilmiş olup dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların konut amaçlı inşaat yapımı için gerekli şartları da taşımadığı, bu itibarla davalılar tarafından konut amaçlı inşaat yapımının da kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle yerine getirilmediği, 4. Dava konusu taşınmazlar ferdileşme ile davalılar adlarına tescil edilmiş ise de; ferdileşme sonucu 75 adet parsel oluştuğu, boş olduğu belirtilen 68 adet taşınmaza ilişkin olarak dava açılmış olup kooperatif adına kayıtlı iken ferdileşme yapılması da davacı tarafça amaç dışı kullanım olarak ileri sürülmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. 5. Bir kısım davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf talebi yönünden ise; dava dilekçesinde dava değerinin 20.000,00 TL gösterildiği, mahkemece yapılan keşifte taşınmazların değerleri ayrı ayrı tespit edilmediği gibi davalı tarafça dava değerine itirazda bulunulmadığından, davacı tarafça da dava değerinin arttırımına ilişkin olarak beyanda bulunulmadığından davalılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 6. Mahkemece verilen kararda ret sebebi ortak olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 nci maddesi uyarınca ret sebebi ortak olan kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabesizlik bulunmadığından davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ferdileştirmenin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vefa hakkına dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunun 213 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 237 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.