11. Hukuk Dairesi 2011/4985 E. , 2012/10826 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2009/209-2010/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma …
**11. Hukuk Dairesi 2011/4985 E. , 2012/10826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2009/209-2010/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkil şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, 2002 yılında yapılan usulsüzlükler nedeniyle şirkete vergi ve ceza tahakkuk ettirildiğini, TTK 336. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin 2003 yılında şirketten ayrıldığını, görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, 2002 yılında müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin 2002 yılında yönetim kurulu üyesi olmadığını, imza yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ... ve ...'in 2001 yılında yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı, 2002 yılında davalı ...'un yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğu, dönemindeki usulsüzlükler nedeniyle davacı şirketin ödemek zorunda olduğu vergi ve cezalardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, TTK’nun 341. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklanmakta olup, mahkemece davalı ...’un yönetim kurulu üyesi olduğu 2002 dönemi vergi denetiminde yapılan usulsüz işlemler sonucu davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı matrah farklılığı nedeniyle tahakkuk ettirilen vergi cezası toplamı 47.213,39 TL’den sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı şirket vergi borcunun aslından, davalı yönetim kurulu üyesi ise cezasından sorumludur. Bir başka deyişle ödenmesi gereken asıl vergi tutarından şirket sorumlu olup, davalı ise şirkete verdiği zarar nispetinde ödemede bulunmakla mükelleftir. Davacıya ait faturaların usulüne uygun olarak düzenlenmesi durumunda, zaten şirketin ödemesi gereken vergi tutarından davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Somut olayda, mahkemece vergi dairesi tarafından bildirilen vergi ve ceza tutarı 47.213,39 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa vergi denetim raporunda 2002 yılı dönemine ilişkin olarak bir kısım hak ediş faturalarının kaydedilmediği, verginin eksik tahakkuk ettirildiği belirtilerek resen matrah farkı ilave edildiği belirtilmiş olup, müzekkerede belirtilen miktardan ne kadarının vergi, ne kadarının cezası olduğu anlaşılamamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacı şirketin ödediği miktardan ne kadarının vergi cezası olduğu belirlenip, davalının kusuru oranında tazminata karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.