T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1650 KARAR NO : 2025/1225 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2020 ESAS NO: 2018/1504 KARAR NO : 2020/717 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİH: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1650 KARAR NO : 2025/1225 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2020 ESAS NO: 2018/1504 KARAR NO : 2020/717 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİH: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 20.11.2016 ve 31.01.2017 tarihlerinde özel güvenlik hizmet sözleşmesi isimli iki sözleşme imzalandığını, ilk sözleşme kapsamında 9 güvenlik görevlisi için davalının ödemesi pereken miktarın aylık toplam 35.325,96 TL + KDV, ikinci sözleşme kapsamında 4 güvenlik görevlisi için davalının ödemesi pereken miktarın aylık toplam 19.000,00 TL + KDV olarak tespit edildiğini, müvekkili tarafından sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen davalının ödenmemiş toplam hizmet bedelinin 293.705,86 TL olduğunu, söz konusu hizmet bedelinin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe kısmi itirazda bulunulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça başlatılan kısmi itiraz edilen kısım yönünden borçlarının bulunmadığını, davacının müvekkili ile imzaladığı güvenlik sözleşmesi ile edindiği yükümlülükleri gereği gibi ifa etmediğini, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, szöleşmeye istinaden, müvekkilinin Başakşehir 1. Kısım ... Sokakta bulunan ... Şehir Mahallem şantiyesinde özel güvenlik hizmeti vermekte iken 28.05.2017 ve 14.09.2017 tarihlerinde hırsızlık olayları meydana geldiğini, 28.05.2017 tarihinde yaşanan hırsızlık neticesinde müvekkili taşeronuna ait malzeme deposu olarak kullanılan konteynerdan maddi değeri 50.000,00 TL ve 14.09.2017 tarihinde yaşanan olay neticesinde ise maddi değeri 17.704,75 TL olan malzemenin çalındığını, davacının müvekkiline ait işyerinde güvenliğin eksiksiz olarak sağlamakla mükellef olduğunu, aksi halde oluşabilecek her türlü zarardan, sözleşme uyarınca güvenlik firması olan davacının sorumlu olacağını, davacının müvekkilinin maddi zarara uğramasında ağır kusur ve ihmali olması sebebiyle uğranılan hasar bedellerinin davacıya 28.02.2018 tarihinde fatura edilerek gönderildiğini, müvekkilinin ödemede temerrüte düşmediğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, dava dilekçesinin eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazmatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK'nın 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret davada, İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden 293.705,86 TL asıl alacağa yönelik davacı tarafından davalı aleyhine takip yapıldığı, süresinde kısmi itiraz üzerine takibin durduğu, borçlu davalı tarafından 238.953,33 TL ödemenin yapıldığı, kalan 79.891,61 TL'nin ödenmediği, eldeki davanın yasal süresi içinde açıldığı, taraflar arasında 20.11.2016 ve 31.01.2017 tarihli iki farklı özel güvenlik sözleşmesinin imzalandığı, iki sözleşmenin davalının farklı yerlerdeki şantiyelerinde özel güvenlik hizmeti verilmesine ilişkin olduğu, sözleşmelerin geçerli olduğu zaman diliminde iki hırsızlık olayının gerçekleştiği, bunlardan ilkinin 28.05.2017 tarihinde, ikincisinin 14.09.2017 tarihinde gerçekleştiği, hırsızlık olayında davalıya ait şantiyelerinden bir kısım malzemelerin çalındığı, yaşanan bu olaylardan dolayı davalının zarara uğradığı, davalı tarafından davacı adına kesilen 28.02.2018 tarihli iki adet toplamda 79.891,61 TL bedelli malzeme hırsızlık bedeli/malzeme hırsızlık yansıtma bedeli açıklamalı fatura kesildiği, yapılan mali incelemede davacının defterlerinde davalıdan 79.891,61 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacı adına kesilen 28.02.2018 tarihli iki adet toplamda 79.891,61 TL bedelli malzeme hırsızlık bedeli/ malzeme hırsızlık yansıtma bedeli açıklamalı faturaların davacı defterinde bulunmayıp davalı defterinde kayıtlı olduğu, yaşanan iki ayrı hırsızlık olayında tarafların sorumlulukların tespitinin hükme esas alınan raporda yapıldığı, buna göre Bahçeşehir ... Şehir Mahallem Site Şantiyesinde görevlendirilen mevcut güvenlik personellerinin bu inşaat alanındaki risklere göre yeterince eğitilmediği, inşaat alanında görevlendirilmesi gerekirken bunun eksik yapıldığı, yine davacı personellerinin görev yönünden yeterli eğitime sahip olmadığı, güvenlik şirketinin bir risk raporu hazırlayarak bu doğrultuda hizmete devam etmesi gerekirken bunu da yapmadığı, koruma ve güvenliğinden sorumlu bulunduğu inşaat alanında koruma ve güvenlik esas ve usullerini yeterince uygulamadığından dolayı hırsızlık olayının meydana gelmesinde güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiğinden davacı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.’nin %70 oranında kusurlu olduğu, davalı ...San. Ve Tic. A.Ş.’nin Bahçeşehir ... Şehir Mahallem Site Şantiyesi Proje alanının özellikle şantiye giriş noktalarında fiziki (bariyer, turnike gibi) ve teknolojik tedbirleri yeterince almadığı, davacı güvenlik şirketi tarafından şantiyede görevlendirilen güvenlik personelleri ile alakalı denetim ve kontrol görevini eksik yerine getirmesi nedeniyle hırsızlık olayının meydana gelmesinde etkisinin olduğu ve güvenlik zafiyetine sebebiyet verdiğinden dolayı, davalı ...San. Ve Tic. A.Ş’ye %30 oranında kusurlu olduğu, çalınan eşyaların değerinin çalındığı tarih birim fiyatının uygun rayiçlerde olduğu, davacının davalının %30 kusur oranına göre alacağının 23.967,41 TL olduğu gerekçesiyle Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile İstanbul Anadolu 17. İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalının 23.967,41 TL yönünden yaptığı itirazın İPTALİNE, Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hırsızlık olaylarına ilişkin müvekkilinin herhangi bir ihmali ve sorumluluğunun bulunmadığını, 29.05.2017 ve 14.09.2017 tarihlerinde meydana gelen hırsızlık vakaları nedeniyle Bahçeşehir Polis Merkez Amirliği'ne şikayet yapılmasına rağmen davalı tarafça sunulan ilgili faturaların 28.02.2018 tarihinde düzenlendiğini, bu durumun davalının hırsızlık sonucu çalınan mal ve uğranılan ekonomik zararını tahsil amacı taşımadığını açıkça gösterdiğini, hükme dayanak bilirkişi raporunda müvekkiline kusur atfedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının şantiye giriş ve çıkış noktalarında fiziki ve teknolojik tedbirleri yeterince almadığını, şantiyede görevlendirilen güvenlik personeli ile alakalı denetim ve kontrol görevini eksik yerine getirdiğinin açıkça ifade edildiğini,davalı tarafça düzenlenen faturalarda yansıtılan bedellerin hangi parametreye göre hesaplandığı gibi hayati bilgilerin davalı tarafından açıkça delillendirilemediği gibi müvekkilinin söz konusu hırsızlık olaylarında kusuru olduğuna ilişkin kesin bir mahkeme kararının da bulunmadığını, iddia edilen hırsızlık olayında müvekkili şirketin kusursuz olup, davalının müvekkili şirketin kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, yargılamanın sonuçlanma aşamasına geldiği zamanda davalının dava dilekçesinin eklerinin tarafına ulaşmadığını iddia etmesinin tamamiyle yargılama sürecini uzatmaya yönelik kötü niyetli bir davranış olduğunu, ilgili evraklara uyap üzerinden ulaşabileceği gibi, Mahkemeye başvururak dosyadan örnek alabilmelerinin de mümkün olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; HMK’nın 121. maddesine aykırı bir şekilde dava dilekçesinin eklerinin halen taraflarına tebliğ edilmediğini, kötüniyet tazminatı talepleri hakkında menfi ya da müspet bir karar verilmediğini, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazlarının karşılanmadan hüküm kurulduğunu, bu sebeple itirazlarını tekrar itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıdan kaynaklanan güvenlik zafiyeti sebebiyle birden fazla hırsızlık olayı meydana geldiğini, raporda davacıya atfedilen kusur oranına itiraz ettiklerini, dosyada mübrez ifade tutanakları ve kamera kayıtları incelendiği takdirde hırsızlık olaylarının davacının görevini yerine getirirken ihmalkar davranması sebebiyle meydana gelen güvenlik zafiyetinden kaynaklandığı ortada olduğunu, bilirkişilerin de raporunda ifade ettiği üzere güvenlik şirketi personeli koruma ve güvenlik hizmeti verdikleri alanların girişinde giriş yapacak şahıs ve araçları durdurma ve kimlik sorma yetkisini kullanmalı, teyit almadan bu şahıs ve araçları içeri almamalı, kapalı kasa araçların görev alanı girişinde ve çıkışında mutlaka içlerini de kontrol ederek kayıtlarını almalı ve ne tür malzeme getirdiğini de kaydetmeli, çıkışlarda ise şantiye yetkilerinden onay almadan ve araç kasasını kontrol etmeden çıkışına izin vermemeleri gerekmektiğini, oysa bahse konu hırsızlık olaylarında güvenlik görevlileri ne araçları durdurarak kimlik sorduğunu ve şantiye yetkililerinden teyit almış ne de kapalı kasalı araçları giriş çıkışlarda kontrol ettiğini, güvenlik görevlilerinin işçi elbiseli şahıslardan şüphelenmediğini beyan etmesinin bunun en bariz delili olduğunu, müvekkilinin meydana gelen hırsızlık olaylarında hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, şayet şantiyede güvenlik için fiziki ve teknolojik tedbirlerin alınmadığından bahsedilecek olsa dahi bunun davacı tarafından oluşturulacak risk raporu doğrultusunda alınması gereken tedbirlerin davacı tarafından müvekkiline bildirilmemesinden kaynaklandığının ortada olduğunu, nitekim bu güvenlik tedbirlerinin neler olduğunun bilinmesinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının risk raporu hazırlayarak bu doğrultuda hizmete devam etmesi gerekirken bunu yapmadığı, koruma ve güvenliğinden sorumlu bulunduğu inşaat alanında koruma ve güvenlik esas ve usullerini yeterince uygulamadığından dolayı hırsızlık olayının meydana gelmesinde güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiği ifade edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ...Güvenlik Hizmetleri A.Ş., borçlunun ise ...Sanayi Ve Ticaret A.Ş. olduğu, 293.705,86 TL üzerinden 17.09.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde ödeme emrinin takip borçlusuna 19.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 24.09.2018 tarihinde borcun 79.891,61 TL'lik kısmına itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 20.11.2016 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde; "1. TARAFLAR...T.C. İstanbul Valiliğinin 18/05/2016 Tarih ve 2016/673 Sayılı Özel Güvenlik İzin Belgesi ve 18/05/2016 Tarih ve 2016/8513 sayılı izin yazılarına istinaden ...SANAYİ VE TİCARET A.Ş'ne ait İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, Bahçeşehir/1. Kısım Mh. .... Sk. No:... Başakşehir/İSTANBUL ... Şehir Mahallem Site Şantiyesinin 5188 Sayılı yaza ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Özel Güvenlik Hizmeti verilmesine ilişkin olarak iş bu sözleşme akdedilmiştir. İş bu sözleşmeye taraf olan Özel Güvenlik Şirketi bundan böyle ... GÜVENLİK, hizmeti talep eden ise İŞVEREN olarak anılacaktır.2- İŞİN NİTELİĞİ: ... GÜVENLİK HİZMETLERİ LTD. ŞTİ iş bu sözleşme ile yukarıda bilgileri yer alanı İŞVEREN'İN işyerinde 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Özel Güvenlik Hizmeti verecektir.3 - PERSONEL SAYISI: ... GÜVENLİK işyerini sorumluluk içinde 9 personelle hizmeti yerine getirecektir. 4 - HİZMETİN SÜRESİ ve İŞE BAŞLAMA TARİHİ: İş bu sözleşme gereği 01/01/2017 Tarihinde hizmete başlanacak ve sözleşme 31/12/2017 tarihine kadar geçerlidir. Taraflardan birisi sözleşme bitim tarihinden 1 (Bir) ay öncesinden sözleşmeye devam etmeyeceğini yazılı olarak bildirmediği sürece sözleşmenin yeni dönem için geçerli olacak ücret ve ödemeler ayrıca belirlenmek üzere sözleşme diğer hükümleriyle birlikte 1 (Bir) yıl daha uzatılmış sayılır. Yenilenen diğer dönemlerde de aynı uygulama geçerli olacaktır.5 - HİZMETİN KAPSAMI, ŞARTLAR ve SORUMLULUKLAR: a) Hizmetin temel prensibi; 5188 Sayılı Yasa ve Yönetmeliği esasları ile ilgili diğer Kanunlar tarafından verilen yetkiler, tevcih edilen yükümlülükler ve sorumluluklar çerçevesinde özel güvenlik hizmetinin yerine getirilmesidir. b) ... GÜVENLİK 5188 Sayılı Kanun ve Yönetmeliğinden kaynaklanan; hizmet, tesis, personel ve dokümana ilişkin tüm yükümlülük ve gereklilikleri eksiksiz olarak yerine getirmekle yükümlüdür. ... GÜVENLİK işyeri ve eklentilerinde mesai günlerinde, ayrıca hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde koruma ve güvenliğini sağlamak amacı ile bu konudaki 5188 Sayılı yasa hükümleri çerçevesinde özel güvenlik personelini gerekli teçhizatla donatılmış şekilde iş bedelleri karşılığında çalıştırmayı kabul ve taahhüt etmiştir. ... GÜVENLİK görev alanında yasal yetkilerini kullanarak, koruma ve güvenlik hizmetlerinin verilmesi ve koordinasyonunu sağlar.14- DİĞER HÜKÜMLER: f) İşyerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanun, tüzük ve yönetmeliklerini yerine getirme yükümlülüğü İŞVERENE aittir. Çalışma mahallinde olabilecek kazalardan vb. kazaların sebep olacağı idari, hukuki ve mali neticelerinden, bu nedenle doğacak zararlardan İŞVEREN sorumludur. Çalışma mahallinde olabilecek kazaların, Güvenlik personelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak hareket etmesi veya ihmali ve kusuru nedeniyle doğması halinde ise doğacak olan her türlü zarar ve İŞVERENİN uğradığı zarardan ... sorumlu olacaktır.15 - ÜCRET VE ÖDEMELER: Ücret ve ödemeler EK-1 de bulunan ve sözleşmenin eki olan Mali Bedel Sözleşmesi ile Birim Fiyat Teklif Cetvelinde belirtilmiş ve kabul edilmiştir.EK-11- Her ayın hizmet bedeli o ayın son günü fatura edilir ve fatura tarihinden sonra 30 Günlük vade ile tahsil edilir.HİZMET BEDELİ:a) 9 (Dokuz) Güvenlik görevlisi için hizmet bedeli 1 (Bir) personel bazında aylık olarak 3.925,11+ KDV olarak tespit edilmiş ve tarafınıza sunulmuştur.b) 1 (Bir) Güvenlik amiri için hizmet bedeli 1 (Bir) personel bazında aylık olarak 4.637,93 + KDV olarak tespit edilmiş ve tarafınıza sunulmuştur." şeklindedir.Yine davanın tarafları arasındaki 31.01.2017 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi ise:"1. TARAFLAR: ...SANAYİ VE TİCARET A.Ş NE ait Uzun çayır yolu cd. ... iş merkezi ...Hasanpaşa Kadıköy/İSTANBUL adresinde bulunan işyerinde 5188 Sayılı yasa ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Özel Güvenlik Hizmeti verilmesine ilişkin olarak iş bu sözleşme akdedilmiştir. İş bu sözleşmeye taraf olan Özel Güvenlik Şirketi bundan böyle ... GÜVENLİK, hizmeti talep eden ise İŞVEREN olarak anılacaktır.3 - PERSONEL SAYISI: ... GÜVENLİK işyerini sorumluluk alanı içinde 4 personelle hizmeti yerine getirecektir.4 - HİZMETİN SÜRESİ ve İŞE BAŞLAMA TARİHİ: İş bu sözleşme gereği 01/02/2017 Tarihinde hizmete başlanacak ve sözleşme 01/02/2018 Tarihine kadar geçerlidir. Taraflardan birisi sözleşme bitim tarihinden 1 (Bir) ay öncesinden sözleşmeye devam etmeyeceğini yazılı olarak bildirmediği sürece sözleşmenin yeni dönem için geçerli olacak ücret ve ödemeler ayrıca belirlenmek üzere sözleşme diğer hükümleriyle birlikte 1 (Bir) yıl daha uzatılmış sayılır. Yenilenen diğer dönemlerde de aynı uygulama geçerli olacaktır.EK-11- Her ayın hizmet bedeli o ayın son günü fatura edilir ve fatura tarihinden sonra 30 Günlük vade ile tahsil edilir.HİZMET BEDELİ:a) 1 (Bir) Güvenlik görevlisi için hizmet bedeli 1 (Bir) personel bazında aylık olarak 4.750,00 + KDV olarak tespit edilmiş ve tarafınıza sunulmuştur." şeklinde olup diğer maddelerinin yukarıda yer verilen sözleşme ile aynı şekilde olduğu anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince özel güvenlik uzmanı, elektrik mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 04.05.2020 tarihli raporda:"...Birinci Olay: 28/05/2017 günü saat 18:14 sıralarında ... plakalı ... marka aracın giriş kapısı (güvenlik noktasından) şantiye alanına giriş yaptığı, konteynırın kapısına yanaşan ve üzerlerinde şantiye işçilerinin kullandığı baret ve fosforlu yelek bulunan 4 şüpheli şahıstan 3'ünün araçtan inerek ellerinde bulunan levye ve tornavida ile konteynır kapısını kanırtmak suretiyle açarak malzemeleri (50.000 TL değerinde) araca yükleyerek 18:25 sıralarında şantiye alanından ayrıldıkları, şüpheli şahısların şantiye alanına girişlerinde güvenlik personeli tarafından kontrol edilmediği, olay saatinde güvenlik kontrol noktasında görevli olan ve genel kolluk tarafından bilgisine başvurulan özel güvenlik görevlisi ...'a ait 29/05/2017 tarihli bilgi alma tutanağında; “... Kamera görüntülerinde izlediği şahısları hiç görmediğini, tanımadığını, şüpheli araç nöbet tuttuğum alana içerisinde iş elbiseli şahıslarla gelince hiç şüphelenmedim, şantiyeye genellikle işçi kıyafetiyle gelindiğini... "şeklinde beyanda bulunduğu, İkinci Olay: 14/09/2017 günü saat 07:20 sıralarında ... plakalı Transit beyaz renkli aracın giriş kapısı (güvenlik noktasından) şantiye alanına giriş yaptığı, güvenlik noktasının yakınında bulunan kabloları (10.000 TL değerinde) alarak şantiye alanından ayrıldığı, şüpheli şahısların şantiye alanına girişlerinde güvenlik personeli tarafından durdurulmadığı, olay saatinde güvenlik kontrol noktasında görevli olan ve genel kolluk tarafından bilgisine başvurulan özel güvenlik görevlisi...' ye ait 21/09/2017 tarihli bilgi alma tutanağında; “...14.09.2017 günü saat 07:20 sıralarında tek başıma şantiye giriş kapısında görevimi ifa ederken ... plaka sayılı beyaz renkli kapalı kasa Transit marka bir araç bariyer olmadığı için hızlı bir şekilde içeriye giriş yaptı, .... aracın yanına gidip aracı kullanan şahsa üst konteynırda Yüz tanıma yapılıp yapılmadığını sordum, bu şahıs bana kendisine yüz tanıma yapıldığını söyledi, bende görevim gereği yukarıda teyit almak için anons çektim, ... araç kayıt işlemini yapmak için kayıt defterinin olduğu masaya yöneldim, günü birlik taşeron firmaları ve alt taşeronları değiştiği için farklı farklı araçlar ve şahıslar gelmektedir, bu sebeple günlük kayıtlara ve teyit alma işlemine önemle dikkat ederiz, kaydını alma işlemini yaptığım esnada teyit işlemi için nöbet kulübemize giderek yedek telsizle tekrar anons çektim bu esnada aracı yüz tanıması için üst konteynıra yönlendirmiştim, kayıt esnasında araç dönüş manevrası alırken, benimle ofisin kapısının görüş alanı kapalı olması sebebiyle araç görüş alanımın dışına çıktı, daha sonra kapıya baktığımda kablonun olmadığını gördüm ve hemen teyit için yüz tanımaya gönderdiğim araçtan şüphelendim, araca baktığımda süratle çıkış kapısından çıkarak olay yerini terk etti..” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Her iki olayda da özel güvenlik personelleri tarafından yapılması gereken en önemli husus; şantiye alanına girişlerin bariyer, turnike vb. sistemlerle kapalı olması (bunları yapma görevi işverene ait) ve güvenlik elemanlarının gelen şahıslara hangi taşeron firmada çalıştıklarını sorması, tabi önceden işveren yetkilileri tarafından şantiye alanında çalışacakların/çalışanların SGK hizmet dökümleri ile birlikte (yada bilgisayar ortamında) devamlı güncel bir listesinin verilmesi, güvenlik personelinin de şantiye alanına girecekleri sorgulayarak bu listede isimlerinin olup olmadığını kontrol etmesi, listede ismi olmayan kişilerin inşaat alınana girişlerine izin vermemesi ve bunu şantiye yöneticilerine iletmesi, ayrıca misafir veya iş amacıyla gelen kişi veya araçları ise teyit aldıktan sonra kayıtlarını yaparak kapalı araç ise ruhsat vb. evraklarını da alarak o şekilde içeriye alması gerekir. Yukarıdaki olayların oluş biçiminden de anlaşılacağı üzere, davalıya ait ... Şehir Mahallem Site Şantiyesinde görevlendirilen davacı şirket personelleri olan özel güvenlik elemanlarının güvenlik şirketi ve ayrıca davalı şantiye yöneticileri tarafından görev alanındaki risklerle ilgili olarak tam anlamıyla talimatlandırılıp eğitilmedikleri, şantiyede görev yapan güvenlik elemanlarının bundan dolayı yetersiz, bilgisiz ve duyarsız oldukları kanaatine varılmıştır. ...Tacir olan davacı ve davalı şirketin incelenen 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.’nin güvenlik sözleşmesi çerçevesinde koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği, Bahçeşehir ... Şehir Mahallem Site Şantiyesinde görevlendirdiği mevcut güvenlik personellerini bu inşaat alanındaki risklere göre yeterince eğitip inşaat alanında görevlendirmesi gerekirken bunu eksik yaptığı, yine personellerinin görev yönünden yeterli eğitime sahip olmadığı, güvenlik şirketinin bir risk raporu hazırlayarak bu doğrultuda hizmete devam etmesi gerekirken bunu da yapmadığı, koruma ve güvenliğinden sorumlu bulunduğu inşaat alanında koruma ve güvenlik esas ve usullerini yeterince uygulamadığından dolayı hırsızlık olayının meydana gelmesinde güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davacı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.ne %70 oranında kusur atfedildiği, davalı ...San. Ve Tic. A.Ş.’nin: Bahçeşehir ... Şehir Mahallem Site Şantiyesi Proje alanının özellikle şantiye giriş noktalarında fiziki (bariyer, turnike gibi) ve teknolojik tedbirleri yeterince almadığı, davacı güvenlik şirketi tarafından şantiyede görevlendirilen güvenlik personelleri ile alakalı denetim ve kontrol görevini eksik yerine getirmesi nedeniyle hırsızlık olayının meydana gelmesinde etkisinin olduğu ve güvenlik zafiyetine sebebiyet verdiğinden dolayı, davalı ...San. Ve Tic. A.Ş’ye %30 oranında kusur atfedildiği, açıklanan gerekçelerle, davalıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık sebebiyle davacının %70 kusurlu bulunduğu, çalınan malzemelerin değerinin çalındığı tarihteki birim fiyatının uygun rayiçlerde olduğu, bu kabule göre de davacının 79.891,61 TL alacağından 55.924,13 TL’yi isteyemeyeceği, davacının 17.09.2018 takip tarihi itibarıyla davalının %30 kusur karşılımı olan 23.967.41 TL kadar alacağının bulunduğu; davalı kusur (%30) 23.967,41 TL KDV dahil, davacı kusur (%70) 55.924,13 TL KDV dahil, genel toplam 79.891,54 TL KDV dahil,..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davacının taraflar arasındaki iki ayrı özel güvenlik hizmet sözleşmelerinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına yönelik başlattığı icra takibinde davalı/borçlu vekilinin kısmi itirazda bulunduğu, itiraz edilen kısım yönünden açılan iş bu itirazın iptali davasında davacının sözleşme gereği hizmeti usulüne uygun olarak ifa etmeleri nedeniyle alacak talebinde bulunduğu, davalı vekilinin ise cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme konusu alanda iki ayrı hırsızlık gerçekleştiğini bu hırsızlık nedeniyle çalınan malzemelerin bedellerinin için 28.02.2018 tarihinde 20.891,61 TL ve 59.000,00 TL bedelli iki ayrı e-fatura düzenleyerek davacıya gönderdiklerini, sistem üzerinde kabul edilememesi nedeniyle faturaların Üsküdar 17. Noterliği'nin 15.03.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa gönderdiklerini ve davacı tarafça başlatılan takibe de her iki toplam fatura bedeli üzerinden de kısmi itirazda bulunduklarını savunmuştur.Dava konusu takipte talep edilen ve kısmen itiraza uğrayan miktara yönelik olarak başlatılan takipte istenilen hizmet bedeli alacağının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi heyeti raporundaki mali müşavir bilirkişinin tespiti ile anlaşılmakla davacının bu hususta üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, bu durumda davalının ödemezlik defi olarak ileri sürdüğü savunması kapsamında itiraz edilen kısım yönünden ispat yükü altına bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın ileri sürdüğü hırsızlık olayları 31.01.2017 tarihli taraflar arasındaki sonraki Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi bölgesinde ve sözleşme süresi içerisinde davacı fimanın 4 ayrı personel ile güvenliğini sağladığı şantiye sahasında 28/05/2017 ve 14/09/2017 tarihlerinde meydana gelmiştir. Bu olaylarda bariyer bulunmayan güvenlik noktalarından giriş yapan kişilerin inşaat malzemelerini aldıkları anlaşılmakla, davacı şirket sorumluluğundaki alanda meydana gelen hırsızlık olaylarındaki güvenlik zaafiyeti nedeniyle %70, şantiye giriş noktasında gerekli güvenlik tertibatını sağlamayan davalı şirketin ise %30 oranında kusurlu olduğuna dair bilirkişi heyeti raporundaki kanaat ile bu kanaate itibar ederek kusur değerlendirmesi yapan mahkeme kabulünün yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Bu olaylarda çalınan malzemeler itibariyle bedellerine yönelik rayiç değer hesaplamasının da bilirkişi raporunda denetime açık şekilde yapıldığı ve itibar edilebilir olduğu anlaşılmakla mahkemenin bu miktar üzerinden hüküm tesis etmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki taraf vekillerinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Davanın reddedilen kısmı yönünden davacı tarafın kötü niyetle icra takibi başlattığının kanıtlanamadığının anlaşılması nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesinde koşullar oluşmadığından İlk Derece Mahkemesince kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'den mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 410,00 TL'den mahsubu ile bakiye 205,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-İstinaf yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/11/2025