İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/04/2026 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacının icra dosyasına konu olan faturalarda içeriği yer alan malları davalıya sattığını, davalı malları eksiksiz olarak teslim almasına rağmen borcunu ödemediğini, davalı borçlunun, 18.03.2016 ve 18.04.2016 keşide tarihli her biri 19.500-TL bedelli olmak üzere verdiği…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2104 KARAR NO : 2026/693 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/06/2023 NUMARASI : 2022/628 Esas 2023/433 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/09/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/04/2026 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacının icra dosyasına konu olan faturalarda içeriği yer alan malları davalıya sattığını, davalı malları eksiksiz olarak teslim almasına rağmen borcunu ödemediğini, davalı borçlunun, 18.03.2016 ve 18.04.2016 keşide tarihli her biri 19.500-TL bedelli olmak üzere verdiği iki çekin de karşılıksız çıktığını, tüm bunlara rağmen davalı borçlunun hakkında yapılan icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini, icra takibine konu alacak faturalarla sabit olup asıl alacak miktarının 39.000-TL olduğunu, faturaların tarihini takip eden 30 günün sonundan itibaren icra takibinin açıldığı tarihe kadar avans faizi işletildiği ve işlemiş faiz olarak takibe konu faiz miktarının 29.909,43- TL olduğunu, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 5.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında vaki itirazlarının iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, davalının itirazı haksız olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının 4 adet faturaya dayalı alacağının ve işlemiş faizinin tahsili için icra takibine giriştiğini, İİK'na göre dava, icra takibine yapılan itiraz tarihten itibaren bir yıllık yasal süre içerisinde açılmadığından davanın süre yönünden reddi gerektiğini, ayrıca; takip ve davanın dayanağı fatura olduğundan ve fatura tarihlerinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten icra takibine geçildiğinden ve dava açıldığından alacağın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, takip konusu edilen faturalara karşılık olarak 18.03.2016 ve 18.04.2016 tarihli iki adet çek keşide edilerek davacıya teslim edildiği ve davacının bu çeklerle alacağını tahsil ettiğini, bu nedenle, davalının davacıyaherhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bunlardan ayrı olarak, takip öncesi, usulüne uygunihtarname ile davalı temerrüde düşürülmediğinden takipten önce faiz işletilmesi ve bunun talepedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, davacının işlemiş faiz adı altında talep ettiği 29.909,43-TL faiz alacağının da reddi gerektiğini, davacının davalı aleyhinde yaptığı icra takibi ve bu takibe yapılan itiraz sonrasında Mahkemede açmış olduğu işbu dava haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmadığı, HMKnın 222/3. maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu, takibe konu 4 adet faturanın hem davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının BA formlarında bu faturaların kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin 2 adet çek verildiği, ancak çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle alacağın tahsil edilemediği, dolayısıyla davalının ödemeye ilişkin bu iddiasının yersiz olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirildiği, davalının alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmadığı,TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceğinden davanın asıl alacak bakımından itirazın iptaline fazla istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ : Davacı vekili; TTK'nın 1530. maddesinin 4. fıkrasına göre "faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda alacaklı faize hak kazanır." bu yasa hükmüne göre, faize hak kazanmak için ihtara gerek olmadığını, borçlunun ihtara gerek olmasızın 30 günlük sürenin sonunda mütemerrit sayılacağını, somut olay açısından da bu maddeye göre faiz işletildiği ve takip öncesi faiz olarak takibe konu edildiğini, davalının faturaları aldığını, davalının BA formlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu'nun anılan yasa hükmü uyarınca takip öncesi işlemiş faize dair talebinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Davanın asıl alacak bakımından itirazın kısmen iptaline ilişkin karar davalı tarafça istinaf edilmemiştir. Davacı vekili tarafından TTK nın 1530. maddesi uyarınca borçlunun ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü, işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmadığından işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İcra takibinde davacı alacaklı dört adet fatura alacağı ile işlemiş faizlerini talep etmiştir.6098 Sayılı TBK'nın 117. madde hükmünce muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüte düşer. Vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak iki taraftan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tespit ettiği hallerde sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüte düşmüş olur. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçlunun temerrüte düşürülmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birisinin usulen bir ihbarıyla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur. Davacı vekilince TTKnın 1530 md uyarınca temerrütün gerçekleşeceği ileri sürülerek işlemiş faize ilişkin istinaf talebinde bulunulmuş ise de; ilgili maddenin mal tedarik sözleşmeleri kapsamında uygulanacağı, satım sözleşmelerinde uygulama kabiliyeti olmadığından işlemiş faize ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/04/2026