15. Ceza Dairesi 2013/13811 E. , 2015/28504 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergile…
**15. Ceza Dairesi 2013/13811 E. , 2015/28504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıklardan ...'un katılanın askerlik arkadaşı olduğu, yanında diğer sanık ... ve kendisini ... olarak tanıtan, kim olduğu tespit edilmeyen bir şahısla birlikte katılanın Adana'daki evine misafir oldukları, bir kaç gün sonra ise katılanı telefon ile arayarak yanlarında bir emanetlerinin olduğunu, bunu almak için Misis'e gelmesini istedikleri, katılanın sanıklardan aldığı çantayı evine getirip, kontrol ettiğinde içerisinde bir küp ve üç adet heykelin olduğunu gördüğü, bir gün sonra kendisini ... olarak tanıtan fakat, üzerine kayıtlı telefon numarasına ait abone sözleşmesindeki imza ve yazısı kendisine ait olmadığı tespit edilip, katılanın fotoğrafına bakarak evine gelen kişinin bu şahıs olmadığını söylediği gerçek ... dışındaki kim olduğu tespit edilmeyen şahsın katılana güvenip çok değerli eşyalar verdiklerini, kendisinin de onlara güvenmesi gerektiğini söyleyip borç para istediği, bunun üzerine katılanın iki ayrı tarihte 11.750,00 TL parayı sanık ...'ın İş Bankası Demetevler Şubesi'ndeki hesabına havale ettiği, sanıkların daha sonra tekrar arayıp Almanya'dan geldiklerini, katılanın adına araba getirdiklerini söyleyip gümrük vergisi için yeniden para istemeleri üzerine katılanın dolandırıldığını anladığı, bu sırada kendisinin avukat olarak tanıtan sanık ...'un katılanı arayıp, parayı göndermezse kendisini de yakalattıracağını söyleyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği somut olayda; 1- Gerek katılanın dosyaya sunduğu dekontlardan gerekse hesap ekstrelerinden katılanın havale yaptığı hesabın sanıklardan ...'a ait olduğunun tespit edilmesine karşın, sanığın 2002 yılında kimliğini kaybettiğini ve bahsi geçen hesabı kendisinin açtırmadığının savunmasına karşın, ilgili bankadan hesap açma belgeleri ile para çekimlerine ait dekontlar ile hesap sahibine ait belgelerin temin edilip imza ve yazı incelemesi yaptırılması, sanığın kimliğini kaybettiğini gösterir herhangi bir müracaatının olup olmadığının araştırılması ile katılanın evine gelen şahıslardan bir tanesinin isminin Hayri olduğunu beyan ettiği de gözetilerek teşhis işleminin yaptırılması, 2- Katılanın kendisini avukat olarak tanıtıp ...'ın hesabına para yatırması gerektiğini söyleyip kendisini tehdit ettiğini söylediği telefon numarasının sanıklardan ...'a ait olduğunun iddia edilmesine rağmen, sanığın savunmasında 1996-1997 yılları arasında askerlik görevini yaparken kimliğini kaybettiğini söyleyip, bahsi geçen telefon numarasının kendisine ait olmadığını savunması karşısında, suça konu abonelik sözleşmesinin getirtilip, üzerindeki imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, suç tarihindeki iletişimin tespiti kayıtları getirtilerek söz konusu hattın fiilen kim tarafından kullanıldığının tespit edilmesi ve diğer sanıklar ile telefon görüşmeleri olup olmadığının araştırılması, 3- Katılanın, oğlunun askerlik arkadaşı olduğunu söylediği için sanık ...'u evine kabul ettiğini beyan etmesi karşısında, evine gelen şahsın sanık olup olmadığının yapılacak teşhis işlemi ile belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanıkların savunmalarının aksini kanıtlayacak şekilde delil elde edilemediği belirtilip, eksik incelemeye dayanan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.