11. Hukuk Dairesi 2012/15912 E. , 2013/13944 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2010/13-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2012/15912 E. , 2013/13944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2010/13-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Türkiye'nin bal sektöründe faaliyet gösteren firmaların en önde geleni olduğunu ve tanınmış "Balparmak şekil" markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin tescilli "Altınpetek şekil" markasını tescil edildiği şekilde kullanmayarak müvekkili şirket markasının kompozisyonu ile ayırtedilemeyecek derecede benzer şekilde kullandığını, genel görünüm estetik, grafik, renk, kompozisyon ve ebat yönünden müvekkili şirket markasının taklidi olduğunu, dolayısıyla davalı şirket kullanımının 556 s. KHK'nın 14. maddesi anlamında bir kullanma sayılamayacağını ileri sürerek davalı şirket adına 97/010010 numara ile tescilli ancak tescil edildiği biçimde kullanılmayan" altınpetek şekil" ibareli markanın 556 s. KHK'nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin markasını tescil edildiği şekilde kullandığını, bal markalarında balın çeşidini gösteren renk kullanılmasının taklit olarak nitelenemeyeceğini, teknik bir zorunluluk olup kimsenin tekelinde olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bilirkişi raporunda davalı şirketin markasını aralıksız olarak kullandığı tespit edildiği, davacı aynı zamanda davalının ürünler üzerinde kullandığı işaret ile kendi markaları arasında iltibas riski olduğunu, bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini de istediği, her iki taraf da, ürünleri üzerine çiçek veya çam resmi koyarak ürünün çeşidini göstermek için-süzme çiçek balı- veya -süzme çam balı- ifadelerine yer verdiği, hem şekil hem de sözcük içeren markalarda sözcük unsuru hafızada kalmaya daha uygun olduğu, bu nedenle ortalama dikkate sahip tüketici tarafların kullandığı şekil ve renk unsurunu fazla dikkate almaksızın markalarda kullanılan kelimelere dikkat edeceği, markaların karıştırılma tehlikesi olmayacağından davalının markayı kullanım şeklinin de markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak, işbu dava sadece davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu halde ayrıca, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat istemleri de mevcut olduğundan bahisle bu istemler yönünden de davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın (HÜKÜM) bölümünde yer alan "maddi tazminat ve sair istemler yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı vekili için 1.800 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine "ve" manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı vekili için 1.800 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine" paragraflarının karardan çıkarılarak yerine bir bent halinde "davalı vekili için 1.800 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine" cümlesinin konulmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.