11. Hukuk Dairesi 2008/12818 E. , 2010/4031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2008 tarih ve 2006/1227 - 2008/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2008/12818 E. , 2010/4031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2008 tarih ve 2006/1227 - 2008/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili ile dava dışı ... arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladığını, davalının üyenin fiilini taahhüt adı altında ve asıl borçludan bağımsız olarak imzaladığı başka bir sözleşme daha bulunduğunu ileri sürerek, (2.851) YTL’nı temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu kredi sözleşmesinin kefili olduğunu ve sorumluluğunun kefalet limitiyle sınırlı bulunduğu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kefil sıfatıyla ve (300) YTL limitle sınırlı şekilde sorumlu olduğu, davacı bankaya 450 YTL ödemede bulunduğu, ödeme tarihinde gerçek borç miktarının 345,92 YTL olduğu, dolayısıyla davalının borcundan fazla ödeme yaparak dava tarihinden önce borcu tasfiye ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının dava konusu sözleşmeye garanti eden sıfatıyla da katılmış olsa dahi yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre tarafların kefaleti amaçladığının ve davalının müteselsil kefil olduğunun kabulünün gerekmesine, bu durumda her ne kadar dava konusu kredi sözleşmesinde herhangi bir limit gösterilmemesi nedeniyle davalının kefaleti ayakta kalamaz ise de davalının kefalet limitinin (300) YTL. olduğunu açıkça kabul etmesi karşısında, mahkemece davalının anılan meblağ üzerinden ve kendi temerrüdünden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.