T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/344 KARAR NO:2026/382 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:11/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI:2025/630 Esas DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı/iht…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/344 KARAR NO:2026/382 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:11/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI:2025/630 Esas DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı/ihtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca davacının , Ocak 2022’den itibaren belirli personellerini davalı şirket nezdinde istihdam ettirerek insan kaynakları hizmeti vermekte olup, sözleşme kapsamında ayrıca bordrolama hizmeti de sağladığı, davacının anılan hizmetleri aylık düzenlenen faturalar karşılığında yerine getirdiği, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasında takibe dayanak teşkil eden ve diğer faturaların düzenlendiği, davalının icra konusu edilen faturalara yönelik kısmi ödemeler yaptığı, bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca, müvekkilinin dava konusu alacağının güvence altına alınması için, davalı borçlunun adına kayıtlı banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacı alacağının varlığı, dava dilekçesine ekli bulunan yevmiye defteri, defter-i kebir, muavin defteri, hizmet sözleşmesi, itiraz edilmeyen faturalar, davalı tarafından gönderilen borç ikrarı ve elektronik posta yazışmaları gibi belgelerle yaklaşık ispattan çok daha öte bir şekilde ispat edilmiş durumda olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacı şirketin hak ve menfaatlerinin korunması için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemenin 28.08.2024 tarihli ara kararı ile; ''1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan sözleşme, faturalar, yevmiye defteri kayıtları, mail yazışmaları ve ihtarname ile alacağın rehinle temin edilmemiş olması sonucu alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat sağlanmış olduğu görülmekle TALEBİN KABULÜ İLE; 3.079.623,38-TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin % 20'ine tekabül eden 615.924,67-TL Teminat karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, 2-3.079.623,38-TL üzerinden yönünden % 20'si oranında 615.924,67-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın İstanbul 22. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından İNFAZINA,'' dair karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen ihtiyati haciz kararına yönelik davalı vekili tarafından itiraz edilmesi nedeniyle mahkeme tarafından itirazın değerlendirilmesi amacıyla duruşma günü tayin edilmiştir. 11/12/2025 tarihli duruşmada itirazın reddine dair karar verilmiş ve aynı tarihli ara kararda '...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, Taraflar arasında İnsan Kaynakları Hizmeti sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğunun tarafların kabulünde olduğu,Nisan 2024 tarihine kadar ödenen faturalarda ihtilaf olmadığı, ihtilafla düzenlenen faturalar kapsamında kısmi ödemelerin yapıldığı, kısmen ödemelerin yerleşik yargıtay kararlarına göre hizmetin verildiğine karine teşkil ettiğinin tespitine, müterriz davalı borçlu tarafından bunun aksine bu aşamada delil sunulmadığı Beyoğlu ... Noterliğinin 22/07/2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı taraflar arasında akdedilen sözleşmenin fesih ihbarnamesine ilişkin noter ihtarında "Hizmet İlişkisinin varlığı ve fesih iradesinin açıklandığı ve borcun yapılandırılmasına" yönelik beyanları karşısında cari hesap ilişkisi kapsamına göre alacağın yaklaşık ispat koşullarının gerçekletiği mahkememizce benimsenmekle ihtiyati hacze itirazın reddine, şeklinde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.' gerekçesiyle ihtiyati haczin reddine karar verilme nedeni açıklanmıştır.Davalı/ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yıllardır ilaç sektöründe devamlılığını sağlayan saygın bir şirket olup mal kaçırma ihtimali bulunmaması sebebiyle verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerektiğini, İİK m.257'de öngörülen "borçlunun mal kaçırma ihtimali" veya "aciz hali" gibi durumlar kesinlikle söz konusu olmadığını, ihtiyati haczin şartlarından olan borçlunun mal kaçırma ihtimali şartının oluşmaması karşı tarafın iddialarının soyut nitelikte olması ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanamamış olması sebebiyle ihtiyati haciz kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, davacının ihtiyati haciz talebindeki amacının müvekkilini zor duruma düşürmek ve istediği miktarı müvekkiline ödetmek olduğunu, firmanın ticari bir firma olup kredili işlemler yaptığını, sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını, sadece dosyaya sunulan faturalara dayanılarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarın senetle ispat zorunluluğunu kapsadığını, haciz sebebi konusunda ihtiyati hacze kanaat getirmeye yeterli deliller sunulmadan karar verildiğini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, taraflar arasında istihdam edilen görevli personelin ücretinin, sigorta priminin, muhtasar vergi ve benzeri türdeki hak edişlere ilişkin ödeme yükümlülüklerinin zamanında ve eksiksiz olarak ifası ile bordroların , bildirgelerin , muhtasar vergi beyannameleri türünden belgelerin ilgili kurumlara zamanında ve eksiksiz olarak verilmesi hizmetine ilişkin olduğu, davacının iş bu sözleşme konusu hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla sözleşme süresince davalı tarafından uygun bulunacak görevli personelleri davalı tarafça belirlenecek ücret ve şartlara göre istihdam edeceği belirlenmiş olup, taraflar arasında düzenlenen iş bu hizmet sözleşmesi uyarınca davacı tarafça ''hizmet bedeli'', ''işgücü temini hizmet bedeli'' açıklamasıyla uyuşmazlığa konu faturaların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesine ekli sunulan delillerin incelenmesinde, davalı tarafça davacıya yönelik keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 22/07/2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, iş aksinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca haklı nedenle tazminatsız feshedildiği bildirilmiştir. Anılan ihtarnamenin 2. sayfasında; ''Tarafınıza karşı mevcut borcumuz yapılandırma kapsamında süreç içerisinde ödenecek olup'' ibaresi de yazılıdır. İş bu nedenle; sunulan sözleşme, taraflar arasındaki mail yazışmaları, sunulan faturalar, ihtarname nazara alındığında, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati haczin kabulüne dair verilen karara yönelik yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmelidir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, fazladan tahsil edilen bakiye 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, davalı tarafından yatırılan 1.464,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 732,00 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince ve kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11/03/2026