T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/444 KARAR NO : 2026/18 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/444 KARAR NO : 2026/18 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/183 E., 2020/475 K. DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün 2016/385792 ihale kayıt numaralı hizmet alım ihalesinin müvekkilince kazanıldığını, davalının talepleri doğrultusunda eski çalışanlar ile iş ilişkisinin devam ettiğini, dava dışı ... adlı personelin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmesinin sonlandığını, davalı tarafından personelin kıdem tazminatı nedeniyle müvekkili şirketin hak edişinden kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00.-TL kesintinin yapıldığı 22.06.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Görev, yetki, husumet dava ehliyetinin yokluğu, ve kesin hüküm, hak düşürücü süre, zamanaşımı, hukuki menfaat, derdestlik yönünden itiraz ettiklerini, kurumun kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluş olduğunu, davacı ile aralarında ihale sözleşmesinden doğan akdi bir ilişkinin olduğunu, çalışan dava dışı işçilerin alt işverenin işçileri olduğunu, teknik şartnameye göre müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, davacının bu durumu bilerek ve isteyerek ihaleye katılıp kurum ile sözleşme imzaladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 26.08.2016 imzalanan teknik şartname incelenmiş, şartnamenin 6. Maddesinde "Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup, idare bu konularda sorumlu sayılmayacaktır. "hükmü mevcuttur. Sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamelerin 6. maddelerinde işçilik alacaklarıyla ilgili her türlü sorumluluğun yüklenicilere ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri kendilerini bağlayacağından, davalının ödenen işçilik alacakları nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Rücuen tazminat talebinin reddi gerekir...." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşmede genel düzenlemenin bulunduğunu, kıdem tazminatının açıkça yazmadığını, diğer yüklenicilerin de sorumlu olduğunu, ödemenin tamamını müvekkilinin yaptığını ve bilirkişi raporunda 32.830,13 TL tutar tespit edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının davasını 02.04.2019 tarihinde ıslah ederek 32.830,13 TL'na artırdığını, vekalet ücretinin bu değerin üzerinden hesaplanması gerektiğini ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, alacak taleplidir. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları) Somut olayda; üst işveren olan ihale makamı davalının, davacının hak edişinden haksız olarak yaptığı kıdem tazminatı kesintilerini talep ettiği görülmüştür. Yukarıda açıklanan ilke kapsamında, davacı yüklenicinin istihdam ettiği işçinin kıdem tazminatından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olacağı tartışmasızdır. Hal böyle olunca; dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda, davacı şirketin hakedişinden yapılan 34.505,54 TL kesintiden dönemi itibariyle 1.675,41 TL'den sorumlu olduğu hesaplandığından, bu miktarın düşümü ile 32.830,13 TL'nın davacıya iadesi gerektiği hesaplanmıştır. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, II- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2018/183 E., 2020/475 K. sayılı KARARINI KALDIRARAK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 32.830,13 TL'nın 22.06.2017 kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.242,63 TL harçtan peşin alınan (526,21 TLıslah harcı+ 35,90 TL peşin harç toplamı) 562,11 TL'nın mahsubu ile bakiye davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hesaplanan 32.830,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Kendisini vekille temsil ettiren davacı için hesaplanan 1.675,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-a)Davacı tarafından sarfedilen 641,50 TL yargılama posta giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 610,35 TL'lık kısmı ve 35,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, b)Davalı tarafından sarfedilen 45,00 TL istinaf posta giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının talep halinde yatırana iadesine, " II- Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar ilam harcının talep halinde yatırana iadesine, III- Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, IV- HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...