İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunan davalı ...'un sevk ve ida…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/202 KARAR NO: 2026/527 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI: 2016/862 Esas - 2021/990 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunan davalı ...'un sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı ...otobüsünün, durakta otobüse binmek üzere bekleyen vekil edeni yayanın ayağının üzerinden geçmesi neticesinde meydana gelen 10/06/2014 trafik kazasında maluliyete uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, bu suretle kaza tarihinde 5.000,00-6.000,00-TL gelire sahip bulunan müvekkilinin geçirmiş olduğu kazaya bağlı tedavisinin uzun sürmesi nedeniyle çalışamadığı 10/06/2014 - 01/02/2015 tarihler arasında ciddi gelir kaybına uğradığını ve ayağında meydana gelen ciddi sakatlık nedeniyle eski işinden ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 50.000,00-TL'si maluliyet zararına, 10.000,00-TL'si kazanç kaybı zararına ve 3.000,00-TL'si de çalışamaması sebebiyle yatıramadığı sigorta primlerinden kaynaklı zarara ilişkin olmak üzere toplam 63.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan; 75.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek en yüksek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise vekilleri aracılığıyla sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece; iddia, savunma ,toplanan deliller ,bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak Bakırköy 16.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 10/06/2014 günlü trafik kazasının oluşumunda ...plaka sayılı ...otobüs sürücüsü davalı ...'un %25 oranında davacının ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %12,2 oranında sürekli maluliyete uğradığı ve yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de altı aya kadar uzayabileceğinin yeterli geçer nitelikteki bilirkişi raporlarıyla belirlendiği bu durumda yargılama sırasında temin edilen aktüer bilirkişi doğrultusunda davacının uğradığı geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınması gerektiği, her ne kadar davacı çalışamadığı dönemde sigorta primlerini yatıramadığından eksik kalan prim bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş ise de; raporlu olduğu dönemde çalışamayan bir işçinin ... primlerinin yatırılması mümkün olmamakla, bu döneme ilişkin olarak ... tarafından iş göremezlik ödeneği sağlanmakta olup; mevcut bu ödeme TBK.nın 55.maddesi uyarınca hesaplanacak geçici iş göremezlik maddi tazminat kaleminden taraf kusuru oranında mahsup edileceğin den, davacının bu talebinin geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat hesabı kapsamında dikkate alınabileceği, davacının manevi tazminata ilişkin talebinin de kazanın oluş şekli, kusur durumu, yaralanmanın niteliği, davacının uzun süre ayakta durmayı gerektiren mesleği dikkate alındığında kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı, şeklindeki özet gerekçeyle; -Davacının MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE, 406,43-TL geçici iş göremezlik, 53.164,44-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 53.570,87-TL maddi zararın; davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren (10.06.2014) ve davalı ...yönünden reeskont faizi, davalı ... yönünden ise yasal faizi ile birlikte, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren (09.06.2016) işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, -MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren (15.05.2017) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...’tan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı ....İşletmeleri Genel Müdürülüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davacı kazazedenin geçirmiş olduğu kazadan sonra 3.500,00-TL gelir elde ettiğini gösteren iş yeri cevabi yazının dikkate alınmaması neticesinde üç dil bilen ve uzunca süreden beri aynı sektörde çalışan bir kişinin ... tarafından gönderilen cevabi yazı ilgi tutulmak ve bu şekilde kaza tarihinde aylık 1.600,00-TL gelir elde edeceği varsayımından hareketle yapılan maddi tazminat hesaplamasının hükme esas alınmasının usul yasaya aykırı olduğu, ayrıca vekil edeni lehine takdir olunan manevi tazminat miktarının da son derece yetersiz bulunduğu hususlarına yöneliktir. Davalı ...vekilinin istinaf nedenleri; kazanın oluşumunda taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin kabul şeklinin hatalı olduğu zira bu kabulün kaza tespit tutanağındaki kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğuna ilişkin belirlemelerle çeliştiği, ayrıca kazanın oluşumunda araç işleteni müvekkili kuruma atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığından yazılı biçimde sorumluluğu yoluna gidilmesinde isabet bulunmadığı, kabule göre de; bilinen dönemde de asgari ücretin ne olduğu belli olduğu halde günceleme kat sayısı uygulanarak fazla ücret hesaplamasının hukuka uygun olmadığı, faiz cinsinin hatalı belirlendiği ve davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının çok fazla bulunduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkeme kararının kaldırılması gerektiğine ilişkindir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığı halde konuya ilişkin haklı itirazlarının göz ardı edilmesi neticesinde düzenlenen hatalı ATK kusur raporuna dayanılarak sonuca ulaşılmasının doğru olmadığı, faiz türünün hatalı tespit edildiği ve dahi davacı yararına hükmolunan manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında çok fazla bulunduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Haksız bir eylem nedeniyle meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat istemli bir davada, zarara uğrayan kişinin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmakta olup; mahkemece; bedensel zararların tazmini davalarında doğru sonuca ulaşabilmesi için zarar görenin zararının belirlenmesine etki edecek hususların tereddütsüz belirlenmesi temin edilmek durumundadır. Bu kapsamda da zarar görenin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret olarak kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer gelirin asgari ücret üzerinde olduğu, diğer bir anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı veya bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bu nedenle mahkeme, zarar gören asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise, zarar görenin trafik kazasının olduğu tarihteki ücret ve gelirlerini gösterir belgeleri ...'dan eksiksiz bir biçimde getirtmesi ve kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir mesleği (duvar ustası, kaynak ustası, sıvacı gibi) icra eden kişilerden ise ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında, o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibariyle ortalama ücretleri sorulmalıdır. Diğer yandan iddia edene iddiasını kanıtlama olanağı tanınmalıdır. Ne var ki; çalışma yaşamında daha az vergi yada sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir, Gerçek ücretin ise öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara göre tespit edilmesi, bunların yokluğu halinde de, işçinin kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrete göre belirleneceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacıya asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğini kanıtlayabilmesi için imkan tanınması gerektiği Dairemizin de katıldığı yerleşmiş yargısal görüştür. Dava açan dilekçede; ekli hizmet döküm cetvelinden de görüleceği üzere kaza tarihinde bir iş yerine bağlı biçimde sigortalı olarak çalışan davacının, üç yabancı dil bilmesi nedeniyle 5.000,00-6.000,00-TL arasında aylık gelir elde ettiği ancak kaza neticesinde ayağında meydana gelen arazın tam olarak iyileşmemesi nedeniyle işe başlayamayan davacının iş aktinin işveren tarafından 07/02/2015 tarihinde sona erdirildiği ileri sürülmüş; yargılama sırasında da davacının uğradığı maluliyet nedeniyle eski gelirine ulaşacak biçimde iş bulamadığı bu suretle gelir kaybına uğradığı beyan edilmiş; davalı taraf ise davacı gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini savunmuştur.Dosyada mevcut kayıtlarına göre; kaza tarihinde sigortalı olarak bir işte çalıştığı sabit olan davacının iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının hesaplanmasında kullanılacak gelirin ne olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmaz bulunduğundan, davacının gerçek ücretinin ne olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; Dosyada mevcut bordrolarda ve ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 12/02/2019 tarihli cevabi yazı ekindeki ( geçici iş göremezlik ödemesine ilişkin) kayıtlarda ve dava dilekçesine ekli ... hizmet dökümünü ilişkin belgelerde davacının prime esas gelirinin asgari ücret üzerinden gösterildiği ancak dosyada mevcut olan ve kaza tarihindeki işverence( ...) düzenlenen 30/01/2017 günlü cevabi yazıda 19/11/2012 tarihinde bünyelerinde çalışmaya başlayan ve toplam ondört yıldan beri pazarlama ve satış üzerine çalışan, üç yabancı dil bilen davacının, yapmış olduğu mal satışları üzerinden aldığı primlerle birlikte aylık ortalama 6.000,00-7.000,00-TL arasında ücret aldığının bildirildiği; kazadan sonra 01/02/2016 tarihinde çalışmaya başladığı işverence düzenlendiği anlaşılan 27/01/2017 tarihli cevabi yazıda da onaltı yıldan beri pazarlama ve satış üzerine çalışan, üç yabancı dil bilen davacının, yapmış olduğu mal satışları üzerinden aldığı primlerle birlikte aylık net 3.500,00-TL ücret aldığının açıklandığı; hükme esas alınan 30/09/2021 günlü ek bilirkişi raporunda ise; kaza tarihinde sendikalı işçi olmadığı anlaşılan davacı için ... tarafından 2014 yılı itibariyle bildirilen ücretin, asgari ücrete oranlanması yoluyla tazminat hesabına esas ücretin belirlendiği, anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının gelirine ilişkin olarak yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup; davacı kaza tarihinde vasıflı satış elemanı olarak çalıştığını iddia ettiğine göre mahkemece; öncelikle davacıya ait hizmet bilgilerini gösterir ... kayıtlarının eksiksiz bir biçimde dosyaya kazandırılması, ondan sonra davacının olay tarihinde yaptığı işin niteliğine göre yabancı dil bilgisinin önemi, gerekli olup olmadığı, önemli ise davacının yabancı dil bilgisine sahip olduğunu gösterir bilgi ve belgelerin sunulması için imkan sağlanılması yapılacak araştırma neticesinde işin vasıflı bir iş olduğu sonucuna varılması halinde de davacının sendikalı işçi olmadığı gözetilerek, yaptığı işin vasfına göre TUİK ve ilgili iş kolunda faaliyet gösteren meslek odalarından araştırma yapılarak davacının kaza tarihinde alabileceği ücretin ne olduğunun, gerekirse uzman bir bilirkişinin konu hakkında görüşünün de alınması suretiyle belirlenmesi; Ayrıca; kaza tarihindeki işverence( ...) düzenlenen 30/01/2017 günlü cevabi yazı ile kazadan sonra 01/02/2016 tarihinde çalışmaya başladığı işverence düzenlendiği anlaşılan 27/01/2017 tarihli cevabi yazılardaki; davacı ücretinin yapmış olduğu mal satışları üzerinden aldığı primlerle birlikte belirlendiği yönündeki açıklamalara göre; bu ödemelerin yapıldığını gösterir banka kayıtlarının sunulması durumunda bu kayıtların dikkate alınması gerektiğinin düşünülmesi; her hangi bir kayıt yoksa söz konusu iş yerlerinde prim uygulaması bulunup bulunmadığı, prim uygulaması varsa, aylık ortalama kazanç miktarın ne olduğuna ilişkin aynı iş yerinden ...'na hizmet bildiriminde bulunulan kişilerin tanıklıklarına başvurulabilmesi için davacıya mehil ve imkan verilerek; davacının gelirinin duraksamaya mahal bırakmayacak biçimde tespit edilmesi ve ondan sonra ulaşılacak sonuca göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın sona erdirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır,Hal böyle olunca taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılmasına ve davacı gelirinin tespiti bakımından açıklanan biçimde araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ve kaldırma kararının gerekçesine göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekili, davalı ...vekili ile davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle ayrı ayrı KABULÜ ile, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2021 tarih ve 2016/.... Esas - 2021/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde kendilerine İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026