11. Hukuk Dairesi 2010/15847 E. , 2012/6298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2010 tarih ve 2007/348-2010/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içeri
**11. Hukuk Dairesi 2010/15847 E. , 2012/6298 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2010 tarih ve 2007/348-2010/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının "Garantex" ibaresinin 9,11,21, 35 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerde marka olarak tescili için TPE'ne başvurduğunu, müvekkilinin "Garanti" ibareli tanınmış markaları ile benzer olduğu gerekçesiyle başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesince kısmen reddedildiği, yeniden inceleme talebinin de TPE YİDK'nun 2007-M-4502 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkiline ait Garanti ibareli markalara ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğu gibi, müvekkilinin tanınmış Garanti markasına iltibas da oluşturduğunu, öte yandan Garanti ibaresinin müvekkilinin ticaret ünvanının esaslı unsuru olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2007-M-4502 sayılı kararının iptalini, tescil olunmuş ise davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, markaların benzer olmadığı gibi kapsadıkları emtiaların da farklı olduğunu, davacı markalarının tanınmış olmadığını, tanınmış olsa bile markalar benzer olmadığından iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, markalırın kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, bu nedenle markalar arasında bağlantı kurulması ihtimalinin bulunmadığını, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davalıya ait Garantex ibareli marka ile davacının Garanti ibareli markaları arasında orta düzeyde benzerlik bulunduğu, davalı markasındaki 9. ve 35 sınıf mal ve hizmetlerin davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle aynı tür olduğu, keza aynı sınıfta yer almasa da davalı markasının kapsadığı 11. ve 37. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin davacı markalarının tescil olundukları mal ve hizmetlerle ilişkili olduğu, her ne kadar davacı markaları bankacılık sektöründe tanınmış ise de, bu durumun aynı tür veya ilişkili olan ürünler dışındaki emtialar bakımından davalı markasının tesciline engel oluşturmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki korumanın diğer ürünler yönünden geçerli olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK nun 2007/-M-4502 sayılı kararının 09 ve 35 sınıf ürünlerin tamamı ile, 11. sınıftaki "aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri): Lambalar, ampuller, ışıldaklar, fenerler, avizeler, lamba camları, lamba duyları, taşıtlar için aydınlatma ve sinyal lambaları (ampuller), farlar, stop lambaları, sinyal ve park lambaları için camlar, araç reflektörleri, reflektör lambaları..., Su ve gaz tesisatları için musluklar, ısıtma tesisatının parçası olan termostatik valfler, tanklar için seviye kontrol valfleri, dedantörler (regülatörler)... ve 37. sınıftaki "Kara araçlarının bakım ve tamiri hizmetleri..., Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri..., Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri..." olarak sıralanan mal ve hizmetler yönünden iptaline, bu ürünler yönünden davalıya ait 2004/23122 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair emtialar yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı TPE vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali, tescil olunması halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK'nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Somut olaya gelince, mahkemece kısa kararda "Davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK nun 2007/4502 sayılı kararının 09 ve 35 sınıfın tamamı ile 11. 01, 11.08, 37.06, 37.07, 37.08, ve 37.10 da yer alan mal hizmetler yönünden iptaline,bu ürünler yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği halde, gerekçeli kararda "37.10 sınıfta yer alan ısıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri.." ile ilgili hüküm kurulmayıp kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın, kısa karara uygun yazılmaması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve davalı TPE'ye iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.