7. Hukuk Dairesi 2011/5815 E. , 2012/3196 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçısı ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 161 ada 5 parsel sayılı 3.577,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşlarının miras bırakanı ... adına tespit edilmiştir. …
**7. Hukuk Dairesi 2011/5815 E. , 2012/3196 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçısı ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 161 ada 5 parsel sayılı 3.577,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşlarının miras bırakanı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kayına dayanarak ve davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunma ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı Hazine'nin tutunduğu 5.7.1938 tarih ve 148 sayılı sicilden gelen 26.9.1960 tarih ve 10 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada anılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne göre kayıtların haritaya dayanması halinde kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirlenmesi gerekir. O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'nin tutunduğu 5.7.1938 tarih ve 148 sayılı sicilden gelen 26.9.1960 tarih ve 10 sayılı tapu kaydı ile davalı tarafın temyiz aşamasında tutunduğu 24.6.1965 tarih ve 50 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak belirlenmeli, başka taşınmazlara revizyon görmüş ve davalı oldukları saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişiler, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının haritalarının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, komşu ... Köyü sınırlarında kalan 112 ada 80, 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazların tutanak örnekleri ile varsa tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden, vergi kayıtlarının ise Özel İdare Müdürlüğünden getirtilerek bu kayıtların dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde durulmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dava konusu taşınmazın tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıyor ise eski tarihli sahih olan tapu kaydına değer verilmeli, dava konusu taşınmazın tümü ya da bir bölümü tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden anılan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı belirlenmeli, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava konusu taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ... mirasçısı ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 07.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.