6. Ceza Dairesi 2008/6334 E. , 2012/6107 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık ...'in ... İlköğretim Okulunda gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, ger…
**6. Ceza Dairesi 2008/6334 E. , 2012/6107 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık ...'in ... İlköğretim Okulunda gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ...'in Zihinsel Engelliler Beceri ve Geliştirme Derneği Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezinde gerçekleştirdikleri hırsızlığa teşebbüs eylemleri hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 492/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 18.01.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 3-Sanıklar ... ve ...'in ... İlköğretim Okulunda gerçekleştirdikleri hırsızlık eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde; 765 sayılı TCK’nun 2/2. maddesinde 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun “zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere her iki düzenlemede ceza hukukunun en önemli ilkelerinden birisi olan ceza hukuku kurullarının yürürlüğe girdiği andan itibaren işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin” ileriye etkili olma prensibi ile bu ilkenin istinasını oluşturan ve failin lehine olan yasanın geçmişe etkili olması anlamına gelen “geçmişe etkili uygulama” veya geçmişe yürürlük ilkesine yer vermiştir. Somut olaya ilişkin lehe kanunun belirlenmesinde sadece belirli bir hüküm göz önünde bulundurulamaz. Kanun hükümlerinin olaya bir bütün olarak uygulanması sonucuna bakılmak suretiyle lehe kanun belirlenmesi yoluna gidilmelidir. Bu düşünceyle 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi ile özel hüküm de konulmuştur. Bu arada suç ile sanık arasındaki bağlantısını kesen ve sanığın cezalandırılmasını önleyen yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunlu olan zamanaşımına ilişkin hükümlerin zaman bakımından uygulama sorunu da vardır. 1982 Anayasanın 38/2. maddesinde dava ve ceza zamanaşımına ilişkin kanun hükümlerinde değişiklik yapılması durumunda maddi ceza hukukuna ilişkin zaman bakımından uygulama kurallarının geçerli olacağı kabul edilmiştir. Buna göre genel yargılaması devam eden dava için dava zamanaşımına ilişkin sürelerde değişiklik yapan sonraki kanun lehe hüküm içeriyorsa bunun da geçmişe etkili olarak 03.06.1942 gün 36/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ana hatları ile açıklandığı üzere, zamanaşımı süresi ceza bağımsızlığını koruyan her suç için ayrı ayrı uygulanacaktır. Tek İstisnası 5252 sayılı Yasanın 9/4. maddesidir. Bu bağlamda somut olaya gelince; Sanıkların eylemi, 765 ve 5237 sayılı Yasaların her ikisinde de suç olarak tanımlanmıştır. Sanıklara isnat edilen eylem 765 sayılı TCK’nun 493/1-son; 5237 sayılı TCK’nun 142/1-a; 116/2, 4,119/1-c; 152/1-a maddelerinde öngörülen ve ceza bağımsızlığını koruyan suçları oluşturmaktadır. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 493/1-son, 102/3 ve 104/2. madde ve fıkraları uyarınca bu suça ilişkin kesintili zaman aşımı süresi dolmamıştır. Ancak sanıklara yüklenen fiil ile ilgili 5237 sayılı TCK’nun 142/1-a, 31/3, 66/1-2, 67; 116/2, 119/1-c, 31/3, 66/1-2, 67. maddelerine göre kesintili zaman aşımının süresi olan 7yıl 12 aylık suç tarihi ile inceleme tarihi arasında dolmuş bulunmaktadır. Hal böyle olunca zaman aşımı kuralı da dikkate alınarak yeniden sanıklar hakkında lehe olan yasanın saptanması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.