11. Hukuk Dairesi 2011/8826 E. , 2012/18119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2011 tarih ve 2009/216-2011/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2011/8826 E. , 2012/18119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2011 tarih ve 2009/216-2011/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait erik ağaçlarının don olayı nedeniyle hasara uğradığını, bu olay nedeniyle meydana gelen zararın davalı tarafından giderilmediğini ileri sürerek, 10.206 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ihbarı üzerine yapılan inceleme sonucunda, sigortalı üründe teminat altında bulunan riske bağlı bir hasar bulunmadığının, sadece döllenme yetersizliği nedeni ile dökümlerin olduğunun tespit edildiğini, çiçeklenme döneminde yaşanan don olayının döllenme yetersizliğine yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait ürünleri sigortaladığı, sigortalı ürünlerde yaşanan don olayı neticesinde hasar meydana geldiği, hasarın tamamının döllenme yetersizliğinden kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.790,80 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hasar bedelinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki poliçede gösterilen bedel üzerinden ödenecek olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, bitkisel ürün sigortaları poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalanan ürünün don olayı nedeniyle hasarlandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, Meteoroloji Müdürlüğü'nden gelen yazıdan hasarın meydana geldiği köyde ölçüm yapılmadığı, Manisa İli merkezinde ise sıcaklığın hasar tarihi itibariyle 0 derecenin altına düşmediği anlaşılmasına rağmen tanık beyanlarına itibar edilerek hasarın don olayından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, mahkemece meteoroloji konusunda uzman bir bilirkişinin de içinde bulunduğu bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif yapılarak taşınmazın konumu ve özellikleri de gözetilmek suretiyle Manisa İli ile arasındaki sıcaklık farkının don olayını meydana getirip getirmeyeceğinin diğer bir deyişle davaya konu hasarın kesin nedeninin tespit edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Kabule göre de, davacı tarafça 05.05.2009 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece de bu talep kabul edilmiştir. Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “hasar dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” belirtilmiş olup, mahkemece, faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.