12. Hukuk Dairesi 2025/8101 E. , 2026/1517 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava…
12. Hukuk Dairesi 2025/8101 E. , 2026/1517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu 11/09/2023 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunan ...'ın üçüncü kişi şirketin ortağı ya da yetkili temsilcisi olmadığından üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunma hakkı olmadığı, İİK’nın 96/3. maddesinde belirtilen yasal 7 günlük sürede davalı 3. kişi şirket yetkilisi ya da yetkilileri tarafından yapılmış usûlüne uygun bir istihkak iddiası bulunmadığı, üçüncü şahıs tarafından usûlüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesi ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı üçüncü kişi istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, haczin 11/09/2023 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın 14/09/2023 tarihinde açıldığı, haciz tutanağı incelendiğinde; istihkak iddiasında bulunanın üçüncü kişi şirket yetkilisi veya ortağı olmadığı, dava tarihi olan 14/09/2023 tarihine kadar sunulmuş bir istihkak iddiasının bulunmadığı, HMK.nun 320/1. maddesine göre evrak üzerinden karar verilebileceği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir. İstihkak davaları İİK’nin 97/11. maddesi uyarınca genel hükümlere göre basit yargılama usulüne tabidir. 6100 sayılı HMK'nin madde 322. maddesinin birinci bendinde; "Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. HMK’nun 320/1. maddesi ile basit yargılama usulüne tabi davalarda, mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi olanağı getirilmiştir. Ne var ki, anılan hükmün uygulanabilmesi için tarafların dilekçeleri ile ekinde sundukları delillerin karar verilmesi için yeterli olması, böylece iddia ve savunma haklarının kısıtlanmaması gerekir. Böyle bir uygulama, Anayasa’nın 36. maddesi ile teminat altına alınan ve 18.05.1954 tarihinde ana metnini imzalayıp, 25.09.1989 tarih, 89/14563 sayılı kararnameyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı yetkisini tanıyan Ülkemizde de geçerlilik kazanmış bulunan AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da bir gereğidir. İcra Mahkemesi, istihkak davası hakkındaki incelemesini mutlaka duruşmalı olarak yapılır.(Kuru, Baki, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2013, S.559) O halde; mahkemece, başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden harç alınarak duruşma açılması, istihkak davalarında istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin zorunlu olarak davalı olacağı da gözetilip, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ olunarak taraf teşkilinin sağlanması, dava şartlarının değerlendirilmesi, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davalı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04.03.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.