11. Hukuk Dairesi 2012/4876 E. , 2013/4679 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Asliye Ticaret (... 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2010/97-2011/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala…
**11. Hukuk Dairesi 2012/4876 E. , 2013/4679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Asliye Ticaret (... 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2010/97-2011/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili;Müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu davalı şirketin %95 oranındaki hissesinin doğrudan ve dolaylı olarak ... ailesinin kontrolünde olduğunu hal böyle iken 08/12/2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ....100.000,00 TL lik şirket sermayesi 900.000,00 TL nakden arttırılmak suretiyle şirket sermayesinin ....000.000.000 ,00 TL ye çıkarılmasına karar verildiğini müvekkilinin karara muhalefet şerhi koyduğunu esas sermayenin arttırılmasına ilişkin kararın çoğunluğun çıkarını gözetmek ve azınlığın tayinini küçültmek amacı güttüğünü ve bu nedenle objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu şirketin içinde bulunduğu durum itibari ile sermaye artışına ihtiyacının da bulunmadığı iddia ile davalı şirketin 08/12/2009 günü sermaye artışına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili;müvekkil şirketin sermaye artışına ihtiyacı olduğunu ,artışın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olmadığını davacının şirketteki payının %4,5 olduğunu bilanço incelendiğinde yönetimin şirkete borç verdiğini ve alacakları olduğunu büyük paydaşların şirketi dava edip bu alacaklarını alma yerine sermaye artışı yapılmasına karar verildiğini bu hususun Maliye Bakanlığınca şirkete tavsiye edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davalı şirketin durumu itibari ile sermaye artışının zorunlu olduğunun son yıllarda zarar edip öz sermayesinin bir bölümünü kaybetmesinden açıkça anlaşıldığı, şirket için sermaye artışının hayati ve zorunlu olduğu, arttırılan sermaye ödenmesine rağmen ödenmiş sermayesinin %62,1 oranında kaybetmiş olmasının sermaye artışının ihtiyaçtan fazla olmadığını gösterdiği,sermaye artışının davacının iddiasında olduğu gibi olumlu oy kullanan ortakların kendi çıkarlarını ön planda tutarak karara bağladıkları ya da davacının pay alamayacak durumda olmasından yararlanmak istedikleri sonucunun çıkarılamayacağı, davacının aleyhine iptal davası açtığı sermaye artırım kararına iştirak ettiği ve bu doğrultuda rüçhan hakkını kullanarak sermaye artırımına 44.684.04 TL tutarında katılmayı kabul ettiği,sermaye artışının davacının pay alma hakkını kısıtlar veya kaldırır durumda olmadığı gibi yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı da olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.