11. Hukuk Dairesi 2022/4145 E. , 2023/2966 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/191 Esas-2021/61 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız rekabete dayalı tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4145 E. , 2023/2966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/191 Esas-2021/61 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız rekabete dayalı tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların genel yayın yönetmeni ve yayın koordinatörü olduğu "Olay53.com" isimli internet haber sitesinde yayınlanan “çay satışlarını ve rekor zararı Kemer’de kutlayacaklar” başlıklı yazı nedeni ile davacı kurumun kişilik haklarına ve ticari itibarına zarar verildiğini ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek haksız rekabet hükümleri gereğince davalılardan 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve davalıların eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı ve 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddeleri gereğince önlenmesi ile mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerledirilmesi gerektiğini, müüvekillerin eleştiri yapma, gerçekleri açıklama, uyarma hususunda hakları olduğunu, yapılan haberin davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2016/237 E. ve 2018/83 K. sayılı kararıyla; yapılan haberin asılsız ve mesnetsiz olduğu, davalı tarafça bunun aksinin ispat edilemediği, davalıların haber yaparken haber yapma sınırını gerçek dışı haber yaparak aştığı, yersiz şekilde davacı kurumun itibarını sarstığı, bu haberin haber yapma özgürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü ticari itibarı sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında 6102 sayılı Kanun'un 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca uygun bir maddi tazminata karar verilebileceği, davacının kişilik haklarının da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ve 6098 sayılı Kanun'un 58inci maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalıların haksız rekabete yol açan eylemlerinin men'ine, hükmün ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10/07/2019 tarihli ve 2019/578 E. 2019/968 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.03.2020 tarih, 2019/4130 E. ve 2020/2386 K. sayılı kararıyla yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra kararın ilanına karar verilmişse de, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesindeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verildiği, bu hususun infazda tereddüt oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminat ile 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca haksız rekabete yol açan davalıların eylemlerinin men'ine; hükmün kesinleşmesinden sonra, kesinleşen hüküm özetinin masrafı davalılardan müteselsilen karşılanarak yurt genelinde yayımı yapılan tirajı 50.000'in üzerinde bir ulusal gazetede ilanına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun, hükmedilen maddi tazminat miktarının günümüz ekonomik koşullarında çok düşük olduğunu, sanal ortamda gerçekleşen bu gibi ticari saldırılar karşısında müvekkilinin kayıplarınını ölçülemeyecek kadar büyük olduğunu, haksız yayınlar sonucu ne kadar tüketici kaybı yaşandığı, kamuoyunun ve tüketicilerin ÇAYKUR nezdindeki algısının ne yönde değiştiği, saygınlığı ve güvenilirliğinin ne derece yara aldığı gibi hususlarının cevaplandırılması gerektiği, manevi tazminat miktarının da çok düşük olduğunu, somut olay ile aynı nitelikteki dava için 2015 yılında 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, 2022 tarihinde 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerek AİHM gerekse Anayasa tarafından güvence altına alınan basın özgürlüğünün açık bir şekilde zarar verdiğini, ayrıca davacı kurumun zararının yada değer kaybının ortaya çıktığına dair dosya kapsamında bir somut tespit bulunmadığını, davacı kurumun bir kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, faaliyetlerinin kamuyu yakından ilgilendirdiğini, bahsi geçen haberlerin yapıcı eleştiri niteliğinde olduğunu, herhangi hakaret ve yahut mesnetsiz isnatlar içermediğini, ayrıca taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edilerek, talep aşılarak karar verildiğini, oysaki taraflar arasında süre gelen tazminat kaynaklı mahkeme dosyalarında Yargıtayca verilen kararlar kuvvetli delil niteliği taşıdığından iş bu davada verilecek hükme esas alınması gerekirken göz ardı edilmesi yerinde olmadığını, davacının sebepsiz yere zenginleşme saikiyle hareket ettiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisinin, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, davacının mevcut haberlerle marka değerine zarar verildiğini düşünmenin hayal ürünü olduğunu, mevcut taleplerin haklı görülmesinin basın özgürlüğü anlamında telafisi güç zararlara yol açacak hukuki dayanaktan yoksun bir çok karara emsal niteliği taşıyacağını, erişim engel kararlarının tazminata ölçüt olamayacağını, mevcut yayınların davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve tazminat şartlarının oluşmadığını ileri sürerek açıklanan nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.