11. Hukuk Dairesi 2013/11027 E. , 2014/5183 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 20/02/2013 tarih ve 2012/106-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşün…
**11. Hukuk Dairesi 2013/11027 E. , 2014/5183 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 20/02/2013 tarih ve 2012/106-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin işaretini kullanarak reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler alanlarında hizmet verdiğini, ciddi yatırım ve çalışmasının bulunduğunu, 26.03.2010 tarihinde 35. sınıf hizmetleri içeren ve biçimli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/19852 kod numarası verilen başvurunun yayımlanması üzerine davalı şirketin önceye dayalı kullanım ve kötü niyet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın kabulü ile müvekkilinin marka başvurusunun reddine karar verildiğini, davalının kuruma sunduğu itiraz ekindeki belgelerin ait olduğunu, davalı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalı şirketin ticaret siciline tescilinin 29.03.2010 tarihinde yapıldığını, oysaki müvekkilinin başvurusunun 26.03.2010 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin anılan işareti ilk olarak 26.03.2010 tarihinde kullanmaya başladığını, www.....com.tr ibareli alan adını 25.03.2010 ve bareli alan adını 17.08.2010 tarihinde aldığını, davalının itiraza mesnet gösterdiği www.....com ibareli alan adının 07.12.2009 tarihinde, www.hepimizhepimiziçin.com ibareli alan adının ise 10.01.2010 tarihinde alındığını ve ait olduğunu, tahsislerinin müvekkili başvurusundan sonra olduğunu, davalı şirketin bu alan adlarını kullanımının ancak tüzel kişilik kazanmasından sonra mümkün olabileceğini, bunun da müvekkilinin başvurusundan sonra gerçekleştiğini, 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi uyarınca önceye dayalı hak sahibinin müvekkili olduğunu, dava dışı n dahi 26.03.2010 tarihinden evvel müvekkilinin başvurusunun konusu olan işaretlerle ilgili markasal bir kullanımının bulunmadığını, davalının kullanım olarak ileri sürdüğü faaliyetlerin tamamının proje ve hazırlık aşamalarına ilişkin olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, zira müvekkilinin 2009 yılı içerisinde oluşturduğu projeye anılan yılın son aylarında isim aradığını ve sonuçta başvuruya konu ismin oluşturulduğunu, markanın kullanımı için ciddi çalışmaya girdiğini ve alan adları aldığını, ayrıc ibareli marka tescil başvurularında bulunduğunu, davalının bareli marka tescil başvurularının ise müvekkili marka tescil başvuruları dayanak alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini ileri sürerek söz konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .../... -2- Davalı vekili, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, davalı şirketin 25.03.2010 tarihinde noterlik tarafından düzenlenen sözleşme ile kurulduğunu, kuruluşunun 02.04.2010 tarihinde ilan olunduğunu, ibareli alan adının 07.12.2009 tarihinde alınıp kullanılmaya başlandığını, gerek sloganının davacıdan evvel davalı ve onun ortağıarafından kullanıldığını, şirket kuruluşundan evvel gerçekleşen kullanımın da şirket kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiğini, önceye dayalı hak sahipliğinin kazanılabilmesi için başvuru tarihinden önce ve ticaret sırasında kullanılmış olmasının yeterli olduğunu, ayrıca bir marufiyet yahut ayırt edicilik kazanımının gerekli olmadığını, davacının davalı kullanımından evvel anılan işareti markasal biçimde kullandığına ilişkin yeterli kanaat uyandırmaya elverişli kanıt sunamadığını, davacının, davalı şirket ve ortağı tarafından fiilen kullanılan ayırt ediciliği yüksek tanıtım işaretlerinin birebir aynısını aynı tür hizmetler için tescil ettirmeye çalışmasının, davalı kullanımından habersiz biçimde ve tesadüfen gerçekleşmiş iyi niyetli bir tescil başvurusu olarak kabul edilemeyeceğini ve kötü niyetli bir başvuru olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkili firmanın temellerinin 2009 yılında atıldığını, ... şirketinin insanların arzu ettikleri her türlü alışverişi sıradan olmayan derecede indirimli fiyatlarla sunma fikrini benimsemeleri sonucu dört girişimci tarafından kurulduğunu, özel grafik tasarımlı sloganını, sunacağı hizmetleri tanıtmak ve diğerlerinden ayırmak amacıyla markasal olarak kullandığını, kullanımın müvekkili şirketin kuruluşundan önce kurucu ortaklar tarafından başlatıldığını, kullanım adına gerçekleşen Can Baran Dilber'in önceki kullanımdan doğan fikri ve sınai haklarını tüm öncelikleriyle birlikte müvekkili şirketin kuruluşu ile birlikte müvekkili şirkete devrettiğini, ... ayırıcı ekini içeren ticaret unvanının oluşturulup 26.03.2010 tarihinde noterde onaylatıldığını, ardından ticaret unvanının 29.03.2010 tarihinde tescil ve 02.04.2010 tarihinde ilan olunduğunu, öte yandan müvekkilinin ilk defa oluşturup kullandığı işaretin bulunduğu web sayfasında sadece 2011 yılı Mayıs ayına kadar 887.127 adet satış yapıldığını, satışların Türkiye'nin dört bir yanındaki şehirlerde gerçekleştiğini, ... faaliyetlerinin Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde binlerce takipçisinin bulunduğunu, müvekkilinin bir çağrı destek biriminin olduğunu, piyasada maruf hale geldiğini, bu nedenle davacının başvurusunun 556 sayılı KHK 8/3. maddesi uyarınca reddinin hukuka uygun olduğunu, davacının 2010/19847, 2010/23680, 2010/23679, 2010/41592 sayılı başvurularının müvekkili itirazı üzerine reddine karar verildiğini, davacının 2010/23680 ve 2010/19847 sayılı başvuruların reddine karşı açtığı davanın Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/69 esas sayılı dosyasında sürdürülmekte olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma , toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının 2010/19852 kod numaralı...! + ŞEKİL ibare ve biçimli 35. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun, davalının tescilsiz markasal kullanım, telif hakkı ve ticaret unvanı tescili gibi fikri ve sınai haklara istinat eden önceye dayalı hak sahipliği ve kötü niyet vakıalarına dayalı itirazları karşısında tescilinin mümkün olup olmayacağı noktasında toplandığı, davacının ... ibaresini ilk olarak 26.03.2010 tarihinde kullanmaya başladığını bildirdiği, www.....com.tr ibareli alan adını 25.03.2010 ve www.....org.tr ibareli alan adını 17.08.2010 tarihinde aldığı; ... ibareli 2010/19847, 2010/23680, 2010/23679, 2010/41592 sayılı marka tescil başvurularında bulunduğu, anılan başvuruların reddine karar verildiği, davacının 2010/23680 ve 2010/19847 sayılı başvuruların reddine karşı açtığı YİDK kararlarının iptali istemli davaların Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/69 esas sayılı dosyasında sürdürülmekte olduğu, davalı şirketin kurucu .../... -3- ortağı olan Can Baran Dilber'in diğer kurucu ortaklarla birlikte, davacı marka tescil başvurusundan evvel 07.12.2009 tarihinde www.....com ibareli alan adını alarak ve içeriğinde oluşturulan sayfaların 14.01.2010 tarihinde kamuya sunulması suretiyle ... ibaresinin kullanıldığı; aynı biçimde www.hepimizhepimiziçin.com alan adının da 10.01.2010 tarihinde alındığı ve oluşturulan içerikle kullanımına geçildiği, oluşturulan logo tasarımının Ocak 2010 tarihinde her yıl düzenlenen E-TOHUM isimli organizasyonda ... adı ve projesiyle birlikte kullanıldığı ve desteklenmeye değer on beş projeden biri seçildiği, bunun yazılı ve görsel basında haberlere konu edildiği, internet ortamında kamuya iletildiği, anılan işareti tescilsiz biçimde kullanan Can Baran Dilber, Alemşah Öztürk, Onur Yıldırım, Can Mustafa Köne ve Hüseyin Karagöz'ün davalı şirketin ana sözleşmesini 25.03.2010 tarihinde Beyoğlu 33.Noterliği’nde düzenlendiği, ticaret siciline 29.03.2010 tarihinde tescil edildiği ve kuruluşunun 02.04.2010 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan olunduğu, kurucu ortak Can Baran Dilber'in, yazılı beyanı ile şirketin kuruluş tarihinden evvel gerçekleşen kullanımdan doğan fikri ve sınai hakların kuruluşla birlikte şirkete devredildiğini mahkemeye bildirdiği, davalının temelde haksız rekabet hükümlerine göre Türkiye'de önce kurucu ortakları, sonra şirket vasıtasıyla gerçekleştirdiği ticari faaliyette ... ve...sloganını tescilsiz marka olarak kullandığı, kullanımın genel olarak 35.sınıftaki hizmetlere tekabül ettiği, gerçekleşen kullanımın davacı marka tescil başvurusundan evvelki tarihten başlayıp sürdüğü ve devam ettiği, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile davalının hakkı bulunduğu ... ve...ibareli tanıtım vasıtaları arasında münferit unsurlardan ziyade görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik bulunduğu, aynı tür hizmetleri içerdikleri davalının, davacı marka tescil başvurusuna ticaret unvanı tesciline dayanarak da itiraz ettiği, davacı ticaret unvanına konu ana sözleşmenin unvanı da içerecek şekilde 25.03.2010 tarihinde noterde düzenlendiği ve sonra tescil ve ilan edildiği, davacı başvurusunun ise 26.03.2010 tarihinde gerçekleştiği, buna göre öncelik hakkının davalı şirkette olduğu, unvan ve marka tescil başvurusundan kaynaklanan haklarda önceliğin davalı şirkete ait olduğu gibi, anılan sınai hak konuları dışında fiili ve alan adı kullanımı bakımından da kullanım önceliğinin davalı şirkete ait bulunduğu, öte yandan davacının, davalıdan ve davalının ticari faaliyetinde kullandığı tanıtım işaretlerinin varlığından haberdar olmamasının mümkün olmadığı, çünkü kendisinin de iletişim ve reklamcılık ile ilgili sektörde faaliyette bulunduğu, davacı başvurusunun konusu olan işaretin davalının tanıtım işareti olarak kullandığı ... ve...sloganlarının birleştirilmesi suretiyle oluşturulması, ayrıca davalının fiili kullanımına konu olan renk ve biçim ile kompozisyonu aynen içermesi karşısında, başvurunun iyi niyetle gerçekleştirilmiş olduğunu kabule olanak bulunmadığı, özellikle davacı şirketin internet ortamında başka firmalara ait olduğu açıkça anlaşılabilen bir çok tanıtım işaretinin tesciline tevessül etmesi de ulaşılan bu yargıyı güçlendirdiği, bu nedenle davacının yargılama konusu marka tescil başvurusu, haksız ve kötü niyetli olup, davalının ... ve...ibareli tanıtım işaretinin sahip olduğu imajın transferi amaçlı, bunun yanında davalıyı pazarda engelleme ve piyasada zarara uğratma, markasına zarar verme ve zamanla piyasadan uzaklaştırma amaçlı olduğu,davacının markasının tescili ile ilgili temelindeki bu sakatlık nedeniyle, tüm hizmetler yönünden, ayrıca bu vakıaya dayalı olarak da başvurunun reddinin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .../... -4- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.