T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:23/06/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Ü…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:23/06/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle davalı kooperatif tarafından Antalya 13. Noterliğinin 04.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının 10.08.2021 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı kooperatifin 14.08.2004 tarihli yönetim kurulu toplantısında dört dairenin Kooperatifin borçları karşılığında müteahhit firma ... İnş. Tic. Ltd. Şti'ne satılmasına karar verildiğini, bu karardan sonra müvekkilinin müteahhit firma yetkilisi ...'ya gerekli tüm ödemeleri yaparak Antalya Muratpaşa ... Mah. ... Ada ... parsel ... Sitesi ... blok Eski No: ... (yeni no:...) adresindeki bağımsız bölümü satın aldığını, satış işlemi için 18.02.2005 tarihli satış protokolü'nün düzenlendiğini, satıcı müteahhit firmanın Kooperatife yazdığı 08.07.2006 tarihli yazı ile ortaklardan ...'ın A blok ... nolu (yeni no: ...) daireyi ...'e devrettiğinin belirtildiğini ve satış bedelinin 75.100,00 TL olarak açıklandığını, 08.07.2006 tarihinde kooperatif tarafından müvekkiline yapılan bildirimde hisse devrinin yönetim kurulunun ilk toplantısında karara bağlanacağının belirtildiğini, 16.02.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı genel kurul toplantısında ihtilaflı dairelerin ortaklıklarının oybirliği ile kabul edilmesinin kararlaştırıldığını ve bu daireler arasında müvekkilinin satın aldığı ... blok ... nolu daire de sayıldığını, bu karardan sonra müvekkiline aidat borcu hakkında da bir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin tapusu bulunmayan bağımsız bölümü davalı kooperatiften teslim aldığını elektrik, su vb. Abonelikleri yaptırdığını ve daireyi kiraya verdiğini, davalı kooperatifin müvekkilinin kooperatif üyeliği bulunmadığı gerekçesi ile kiracısını Eylül 2008'da daireden zorla çıkardığını ve kooperatif tarafından müvekkilinin dairesinin kullanımın engellendiğini, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2015 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin kooperatif üyeliğinin tespit edildiğini ve bu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2018 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile onandığını, bunun üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.09.2020 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile dairenin müvekkiline tahsis edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen satın aldığı daireyi yıllardır kullanamadığını ve semerelerinden yararlanamadığını bildirerek, müvekkilinin davalı kooperatife hiç bir borcunun bulunmadığının tespitini ve kooperatif ortaklığından çıkarılması kararının iptali ile müvekkiline dairenin tahsis edilmemesi nedeniyle mahrum kalınan kira geliri ve maddi zarar için 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin mahrum kalınan tarihten itibaren yasal faiz üzerinden işletilecek gecikme faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini vekaleten iddia ve talep ederek dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.12.2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacının Kooperatif Ortaklığının tespitine karar verildiğini ve davacının bu karara istinaden müvekkili kooperatife ortaklık kaydının yapıldığını, 14.12.2015 tarihinde her bir ortağın yapmış olduğu toplam ödemesi 102.117,50 TL olduğu, davacının ise ortaklığını devir alırken ödediğini belirttiği 65.000,00 TL mahsup edildiğinde bakiye borcun kayıt tarihinde 37.117,50 TL olduğunun kooperatif kayıtlarında görüldüğünü, kayıt tarihinden sonra müvekkili kooperatif yönetimi tarafından yazılı ve sözlü ikazlara rağmen davacı 01.06.2021 tarihinde Antalya 6. Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile birinci ihtarname çekildiğini ödeme yapılmaması üzerine Antalya 22. Noterliğinin 21,06,2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2. İhtarnamenin çekildiğini, davacının ödeme yapmaması nedeniyle müvekkili kooperatif yönetim kurulunun 02.08.2021 tarihli kararı ile davacının Kooperatif ortaklığının sona erdirildiğini ve bu kararın 04.08.2021 tarih ... yevmiye numaralı Antalya 13. Noterliğinin ihtarnamesi ile kendisine bildirildiğini, davacının satın almadan önceki borçları için değil satın almadan sonraki kooperatif genel kurullarında alınan kararlar gereğince tüm ortakların ödemekle yükümlü oldukları aidat ve ödemeye ilişkin borç olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ederek cevap ve savunmada bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının dava dışı yüklenici şirket yetkilisi ...'dan ... Mah. ... Ada ... parsel ... Sitesi ... blok Eski No: ... (yeni no:...) adresindeki bağımsız bölümü satın aldığını, Davacı Tarafından yapılan ödemelerin ... Ltd. Şti. Yetkili ...'ya yapıldığı, davacının kooperatife üye olarak kabul edilmemesi üzerine açmış olduğu davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.12.2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacının kooperatif ortaklığının tespitine karar verildiği ve davacının bu karara istinaden kooperatife ortaklık kaydının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu noktada davacının tek ve/veya peşin ödemeli üye olarak kayıt edilip edilmesi hususu tartışılmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre tek ödemeli üye kayıt edilebilmesi için genel kurulun bu yönde karar almış olması gerekir. Somut olayda ise doğrudan davalının tek ödemeli üye kaydına ilişkin genel kurul kararı bulunmayıp, davacının söz konusu daireyi, inşaat işlerini yüklenen dava dışı müteahhitten satın aldığı hususu ihtilafsız olup, yönetim kurulunun bu yöndeki işlemi ve yukarıda anılan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.12.2015 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile kooperatif üyeliğinin tespitine karar verildiği, bu nedenle davacının tek ödemeli üye değil peşin ödemeli üye olarak kabul edildiği, 2005 yılında yapılan satış protokolü uyarınca peşin ödemeli üye olduğu kabul edilen davacının 65.000-Tl ödediği, davacının 2005 yılındaki bu protokolden sonra alınan genel kurul kararlarında belirtilen aidat bedellerinden "üyelerin hak ve borçlarda eşitliği" ilkesi uyarınca sorumlu olacağı, bu nedenle kooperatifin davacının üyeliğinden sonra doğan aidat bedellerini davacıdan talep etmesinde hukuka aykırı bir durum olmayacağı, ödemlerin yapılması için davacıya iki tane noter kanalı ile ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede belirtilen borç miktarında fahiş bir farkın bulunmadığı bu durumda ihraç kararında kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına da aykırılık tespit edilmediğinden davanın reddi" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu daireyi müteahhit firmadan satın aldığını, müteahhit firmanın kooperatif tarafından yetkilendirildiğini, sözleşmede hiçbir borç ödemeyeceğinin, aidat ödemeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin üyelik için dava açtığını, müvekkilinin üyeliğinin tespitine karar verilmesine rağmen mahkeme kararlarının uygulanmadığını, cebri icra yoluyla kiracıyı tahliye ettirdiklerini, hiçbir genel kurul toplantısına davet edilmediğini, aidat borcuna yönelik hatırlatma yapılmadığını, doğrudan ihtarname gönderildiğini, sebebinin açıklanmadığını, davalı kooperatifin ... nolu ihtarnameyi gönderdiğini, ardından ... yevmiye nolu ihtarnameyi, ardından 21.06.2021 tarih ... yevmiye nolu ikinci ihtarnameyi gönderdiğini, bu ihtarnamelerin çelişkili olduğunu, davalının alacağı varsa bile alcağın zaman aşımına uğradığını, davalı kooperatif tasfiye ve yönetim kurulunun, aidat borclarinin ödenmemesi nedeniyle ihtarname gönderme yetkisinin bulunup bulunmadığının tartışılmadığını, 2014’ten itibaren yedi yıllık olağan genel kurul toplantısının 10.04.2021 tarihinde 2021 yılı toplantısı ile birleştirilerek yapıldığını, tasfiye ve yönetim kurulu tarafından yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, inşaatın oturulabilir hale geldiğini, aidat talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu mahkemenin gerekçeli kararda kavram kargaşası yaşadığını, kooperatif üyeliğinin ya aidat ödemeli ya da peşin ödemeli olduğunu, müvekkilinin üyeliğinin mahkeme kararıyla gerçekleştiğini, peşin para ödeyerek üyeliği ve taşınmazı satın aldığını, peşin ödemeli üyenin ancak genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olacağının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında tartışıldığı, müvekkilin ödediği bedelin 75.100 TL olduğunu, bunun da diğer üyelerden daha fazla bedel ödediklerini gösterdiğini ve peşin ödemeli üye olduğunu gösterdiğini, davada menfi tespit talebi de olduğu halde borcun hangi kalemlerden oluştuğunun tek tek incelenmediğini, müvekkilinin hiçbir genel kurul toplantısına davet edilmediğini bildirim yapılmadığını, bu nedenle gecikme faizi talep edilemeyeceğini, müvekkilin kooperatife aidat borcunun bulunmadığına dair menfi tespit ve ecrimisil davası açılmak üzere dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, bunun dikkate alınmadığını, aynı hususta aynı kooperatife yönelik emsal karar sunduklarını ve bunun dikkate alınmadığını, feri müdahilin tasfiye ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 2005 yılında tasfiye sürecine girdiğini, amacına ulaştığından dolayı kooperatifler Kanununun 81. maddesi kapsamında çıkma verilemeyeceğini, yöneticiler hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ceza soruşturması bulunduğunu kamu davası açıldığını ve derdest olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı eldeki davada menfi tespit talebinde de bulunmuştur. Mahkemece öncelikle menfi tespit davasında harca esas değerin açıklattırılıp, eksik harcın yatırılması için davacı tarafa Harçlar Kanunu 30. Madde ve HMK 150. Madde uyarınca süre verilip, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır( bknz. Mahmut Coşkun, Kooperatifler Hukuku, Seçkin Yayınevi 3. Baskı, sf 602-603). Esasa yönelik ise; Peşin ödemeli ortak alınması ancak genel kurulun yönetim kuruluna verdiği yetki ile mümkündür. Ancak genel kuruldan alınmış bir karar olmamasına rağmen yönetim kurulunca alınmış bir karara istinaden peşin ödemeli ortak olduğunu iddia eden üyeden, uzun süre aidat alınmaması, bu ortağın farklı statüsünün kooperatifçe zımnen kabul edildiği manasına gelebilir. Yine kooperatif genel kurulunca, yükleniciye yaptığı iş karşılığında peşin ödemeli üyelik satma yetkisi verilmiş, davacı da bu şekilde üye olmuş ise, yüklenicinin sattığı üyelik, yaptığı işe ve öncelik sırasına göre geçerlidir ( bknz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarihli 2015/3762 Esas 2015/701 Karar, 08.02.2017 tarihli 2016/2230 Esas 2016/286 Karar sayılı emsal ilamı). Sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ve ortaklığa alınmadaki izah edilen usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın, devam eden inşaatların finansmanına katılımı için üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidat istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Mahkemece ise peşin ödemeli ortak olmak için kooperatif genel kurul kararı bulunması gerektiği, kooperatif genel kurulunun ise böyle bir karar almadığı belirtilerek davacının peşin üyeli ortak olmadığı tespiti eksik incelemeye dayandığından hatalıdır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür. Yine genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur (Bknz Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05.11.2013 tarihli 2013/5482 Esas 2013/6806 Karar sayılı emsal ilamı). Ancak davacının uzun süre kooperatife üye kaydının yapılmadığı dikkate alındığında, davacıdan temerrüt faizi talep edilebilecek en erken tarih davacının kooperatife üyeliğinin tespitine ilişkin kararın kesinleştiği tarihtir. Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle menfi tespit davasında yukarıda belirtilen eksikliklerin tamamlanması,davacının peşin ödemeli ortak olup olmadığının tespiti amacıyla müteahhit ile kooperatif arasındaki sözleşmenin, kooperatifin müteahhide verdiği yetkiye ilişkin vekaletname, genel kurul vb tüm belgelerin istenilmesi, yine kooperatif yöneticileri hakkındaki Antalya 24. Asliye Ceza Hahkemesinin ... esas sayılı dosyasının getirtilerek, bu belgelere göre müteahhite, yaptığı iş karşılığında peşin ödemeli üyelik satma yetkisi verilip verilmediğinin araştırılması, peşin ödemeli üyelik satma yetkisi verildiğinin anlaşılması halinde, davacı ile müteahhit arasındaki sözleşmeye göre davacının peşin üyeli ortak olduğunun kabul edilmesi, bu durumda ise davacının yönetim ve genel giderlere katılma borcu devam ettiğinden davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerde istenen alacağın niteliğinin belirlenmesi, buna göre ihtarnamelerin usulüne uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, müteahhide peşin ödemeli üyelilik satma yetkisi verilmedi ise, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacıdan uzunca bir süre inşaat finansmanı için aidat talep edilip edilmediği, bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda, üye kayıt defterinde bu yönde bir borç kaydı yer alıp almadığının araştırılması, bu yönde bir borç kaydı yoksa davacının peşin ödemeli üye olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiğinin kabul edilmesi, yine davacı ile benzer durumda olan diğer üç üyenin de varsa dava dosyalarının getirtilerek, yoksa kooperatif kayıtlarına göre bu kişiler ile davacının durumunun Kooperatifler Kanunu'nun 23. madde uyarınca değerlendirilmesi, bu araştırmalar yapıldıktan sonra davacının peşin ödemeli ortak olduğunun anlaşılması halinde davacının sadece genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğunun kabul edilmesi, bu durumda ise davacının yönetim ve genel giderlere katılma borcu devam ettiğinden davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerde istenen alacağın niteliğinin belirlenmesi, buna göre ihtarnamelerin usulüne uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, yine davacının üyeliği satın aldığı tarihte inşaatların bitip bitmediği hususunun irdelenmesi, inşaatların bittiği sonucuna varılır ise, söz konusu aidatların niteliğinin tartışılarak davacıdan aidat talep edilip edilemeyeceğinin irdelenmesi, aidat borcu var ise usuli kazanılmış haklar gözetilerek temerrüdün en erken davacının üyeliğinin tespiti kararının kesinleştiği tarihten itibaren uygulanabileceği gözetilererk, yine ihraç kararının yetkili kişilerce alınıp alınmadığı, bunun ihraç sürecine etkisi değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...