T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/743 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/263 E - DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/743 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/263 E - DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekili; müvekkilinin davalıya mal satarak teslim ettiğini faturalara dayalı alacağın bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline , takibin devamına ile birlikte ihtiyati haciz veya davalılar adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece ilk olarak ihtiyati haciz talebi incelendiği; ihtiyati haciz talep eden davacı yanın; alacağın mevcut olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir talebinin incelenmesinde ise; yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşılık talepçi - davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekili; müvekkilinin dosya kapsamı itibariyle alacağını yaklaşık olarak ispat ettiğini davalının faturaların içeriğine itiraz etmediğini, dava dilekçesine ekte faturaların sunulduğunu hak kaybına uğramaması için ihtiyati haciz / ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; dava konusu olayda ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, hukuki niteliği itibari ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Uyuşmazlıkta hem ihtiyati tedbir hemde ihtiyati haciz talep edilmiş olup, her iki talep yönünden de ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'da 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır. Bir başka geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nun 257.maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. Gemi alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu hallerde, ancak mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler. Donatanın aynı zamanda şahsen mesul olduğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar ki, donatanın şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise gemi alacaklıları ancak bu miktar için donatanın diğer mallarını haczettirebilirler. Yük alacaklıları hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü kıyas yoluyla tatbik olunur'' hükmü düzenlenmiştir. İİK'nun 258.maddesinde ise, ihtiyati hacizde yetki ve kanun yolu düzenlemiştir. Anılan maddeye göre, “ihtiyati hacze 50.maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Gerek ihtiyati tedbirde gerekse ihtiyati hacizde karar verilebilmesi için kesin ispat koşulu aranmamış, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3 maddesinde ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesine yer vermiştir. İhtiyati hacizle ilgili düzenlemelerde de ''Yaklaşık İspat'' kavramı kullanılmış değildir. Bununla birlikte 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1 ikinci cümlesinde ''...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' ifadesi ile yaklaşık ispat kavramının bir başka ifade şekline yer verilmiştir. Öncelikle ihtiyati haciz istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile geçici hukuki koruma talep eden alacaklı avans ödemesi karşılığında mal teslim edilmediği iddiasıyla ödemenin iadesini istediği anlaşılmıştır. Talepçi alacaklının belirttiği alacağa hak kazanıp kazanmadığı, yapılan ödemenin bedelsiz kaldığı iadesinin gerekip gerekmediği, açılacak dava sonucu yargılama sırasında alacağın miktarı tespit edilecek ve muaccel olup olmadığı değerlendirilecektir. Bu aşamada İİK'nun 258.maddesinde öngörüldüğü üzere yaklaşık ispat koşulunu sağlayan delil ve belgelere dayalı olarak, ihtiyati haciz istemine dayanak alacağın varlığı muaccel olması ve miktarı ispat edilemediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. İhtiyati tedbir yönünden yapılan değerlendirmede ise, dava konusunun alacak istemi olduğu, ihtiyati tedbir yoluyla alacaklının karşı tarafın taşınmazları üzerine davalıdır şerhi konulması yönünde talepte bulunulduğu, HMK'nun 389.maddesi gereğince ancak uyuşmazlık konusu hakkında karar verileceği, davanın konusu içerisinde taşınmazlar yönünden herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlık konusu olmayan bir husus hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gözetilerek, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde de usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle her iki talep yönünden ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."