(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17414 E. , 2012/43914 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1)Sanık ... hakkında katılanlar ... ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık eylemlerinden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “k…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17414 E. , 2012/43914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1)Sanık ... hakkında katılanlar ... ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık eylemlerinden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda;sanık ...'un katılanlar ... ..., ...'e kendisini ... Fabrikasında müdür olarak tanıttığını ve işe aldıracağını söylediği, katılan ...'den 50,00 TL para, ... cep telefonu, katılan ...'den 35,00 TL, bu paraları sağlık raporu karşılığında aldığını söylediği şeklinde gerçekleşen eylemlerde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mükerrir olan sanığın hakkında TCK 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2)Sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., müştekiler ... ve ...'na yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde; Mükerrir olan sanığın hakkında TCK 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. a-Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda;sanığın ...'nın önünde çerez satmakta olan katılan ...'ın yanında kendisini ...'da muhasebe müdürü olarak tanıtarak oturduğu, bu sırada bir müşterinin gelerek katılandan çerez aldığı ve karşılığında 50 TL para verdiği, katılanın 50 TL bozuk parası olmadığını farkeden sanığın ''ben bozdurup getiririm'' diyerek 50 TL parayı alarak kaçtığı, sanığın katılan ...'e de kendisini ... muhasebe müdürlüğünde personel şefi ve idari işler şefi olarak tanıttığı, güven telkin ettikten sonra ,katılana ''seni fabrikanın yemekhane bölümüne alırım'' diyerek bazı belgeler istediği, bu sırada kendi telefonunu çocuğunun suya düşürdüğünü söyleyerek katılana ait ... marka cep telefonunu alarak kaçtığı şeklindeki eylemlerin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından karar verilmesi, b-Sanık ...'un müştekiler ... ve ...'in babası olan ...'na kendisini ... Fabrikasında müdür olarak tanıttığını ve müşteki ...'den 30,00 TL para, müşteki ...'den de oğlu ...'i işe aldıracağını söyleyerek aynı olayla ilgili 30 TL para aldığı, bu paraları sağlık raporu karşılığında aldığını söylediği şeklinde gerçekleşen olayda, eylemin tek olduğu ve zincirleme şeklinde gerçekleştiği, bu nedenle 5237 Sayılı TCK 157/1,43. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı suç kabul edilerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.