11. Hukuk Dairesi 2025/2872 E. , 2025/7488 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1674 Esas, 2025/612 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARA…
11. Hukuk Dairesi 2025/2872 E. , 2025/7488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1674 Esas, 2025/612 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalıya ait motor yatın davacı şirket nezdinde ...Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, sigortalı tekne ile ilgili, davalıya ait olan ...'da yat hizmeti alınması için taraflar arasında hizmet sözleşmesi yapıldığını, sigortalı ile davalı arasında yapılan hizmet sözleşmesinin 2. maddesi gereğince teknenin marinaya giriş-çıkışlarında veya marina içinde yer değiştirmesi esnasında palamar botunun yardımını almak zorunda olduğunu, sigortalıya ait teknenin 17/07/2018 tarihinde ... bağlı olduğu rıhtımdan kalkış manevrası için palamar bot yardımı istendiğini, 17/07/2018 tarihinde sigortalı teknenin ... ...'daki bağlı olduğu rıhtımdan palamar bot yardımı ile kalkış manevrasına başladığında tonoza bağlı olan halatın çözüldükten sonra batmaması, ilgili halatın marinanın palamar personeli tarafından da açığa doğru çekilememiş olması nedeniyle boşta kalan halatın teknenin su emiş hattına girerek teknenin şaft, şanzuman, fiver gövdesi, aküleri, elektrik aksamı ve pompalarında muhtelif zararların oluşmasına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla 277.551,35 euronun ödeme tarihi olan 18/10/2018 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zararın meydana gelmesinde tekne kaptanının tek kusurlu olduğunu, davacının müvekkilinden rücuen tazminat talebinde bulunamayacağını, bu hususun davacının talebi doğrultusunda değişik iş dosyası tahtında hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporlarıyla ispatlandığını, tekne kaptan ve personelinin uyarılara rağmen manevraya başlanmasına rağmen halatı bırakmaması, muhtemelen rüzgar sebebiyle rüzgar altı tekneye doğru kaymamak amacıyla bu halat/tonoz üzerinde manevra yapmaya çalışmasının bu hasara yol açtığını, halatın pervaneye dolanmasının sık karşılaşılan bir sorun olduğunu, tekne kaptanının jet motoruna rağmen tornistan (geri yol) yapmasının, halatın daha da şafta dolanmasına ve nihayetinde tekne bordasını yırtmasına yol açtığını, dolayısıyla dava konusu hasarın gemi kaptanının kusuru sebebiyle meydana geldiğinin ortada olduğunu, davacının talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yat kaptanının palamar botunda yeterli personel olmadığı takdirde manevraya başlamadan eksikliğin giderilmesini sağlamakla yükümlü olduğu, somut olayda yat kaptanı, iskele baş tonoz halatının mola edilme talimatını verdikten sonra makinelere yol vermeden önce halatın neta olmadığı bilgisini almadığı, baş tarafta görevli personelin tonoz halatının batmadığı veya neta olacak şekilde uzaklaştırılmadığı bilgisini tekne kaptanına derhal bildirmek yerine, palamar botunu uyarma yolunu seçtiği, bu nedenlerle yat kaptanının tedbirli bir kaptan gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, tekne kaptanının %100 kusurlu olduğu, palamar botunda yer alan personelin zararın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, zararın oluşumunda sigortalı teknenin kaptanı %100 kusurlu olduğundan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince rücu yasal şartları oluşmadığı, kusurun davacının halefi olan sigortalıda olduğu, davacının davalıya rücu koşullarının oluşmadığı, zararın davacının kendi sigortalısının kusuru ile oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, rucuen tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.