T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1011 - Karar No:2025/999 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1011 KARAR NO : 2025/999 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2023 NUMARASI : 2019/666 E-2023/155 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1011 - Karar No:2025/999 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1011 KARAR NO : 2025/999 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2023 NUMARASI : 2019/666 E-2023/155 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025 Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında akdedilen 05.06.2018 tarihli sözleşme ile Sungurlu Ceza İnfaz Kurumu'nun mutfak, çamaşırhane, soğuk odalar ve tüm ilgili ekipmanın imalatı ve montajının müvekkili şirket tarafından yapılması konusunda 1.350.000,00 TL bedelle anlaşıldığını, sözleşmenin 10. maddesinde "Şantiye alanına gönderilen malzemelerin sözleşme ekinde belirtilen fiyatları baz alınarak kesilecek fatura tutarının %30 kısmı peşin olarak (irsaliye tarihi baz alınarak 10 takvim günü), kalan kısmı ise 60 gün vadeli çek olarak gönderilecektir. (İrsaliye tarihi baz alınarak 10 takvim gününde) Söz konusu ödemelerden %5 geçici kabul için, %3 kısmi kabul için ise teminat senedi alınacaktır." şeklinde ödemeler ve teminatlar konusunda anlaşıldığını, fakat davalının ödemelerini hep düzensiz ve eksik yaptığını, zaman zaman peşin ödemesi gereken %30'luk kısımları da çek ile ödediğini, müvekkilinin 16.08.2018 tarihinde "ödemelerin düzensiz ve eksik yapıldığını, bakiye miktar ödenmediği takdirde mal teslimi yapılmayacağı" konusunda davalı şirkete mail gönderdiğini, davalı şirketin Ankara 54. Noterliği'nin 17.08.2018 tarih, 34042 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme kapsamındaki tüm malzemelerin tam ve eksiksiz olarak şantiye alanına getirilmesini istediğini, bu gelişmeler üzerine davalı şirketin o zamana kadarki bakiyeyi ödediğini ve müvekkilinin de sözleşme ile üstlendiği edimini ifa etmeye devam ettiğini, müvekkilinin 11.09.2018 tarihli 328.413,13 TL bedelli faturada belirtilen malzemeleri davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen teminat senetlerini istemesi üzerine müvekkilinin fatura bedeli üzerinden hesaplanan %5 geçici kabul için, %3 kısmi kabul için 11.09.2018 keşide tarihli 9.852,39 TL ve 16.420,65 TL bedelli teminat senetlerini keşide ederek davalı şirkete teslim ettiğini, bir süre sonra davalı şirketin iş bedeli olan 1.350.000,00 TL üzerinden teminat senedi düzenlenmesi gerektiğini, bu şekilde düzenlenecek senetlerin gönderilmesini, bu senetler gönderildikten sonra daha önce verilmiş olan 11.09.2018 keşide tarihli senetlerin müvekkiline iade edileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin 22.09.2018 tarihinde 10.05.2019 vade tarihli 67.500,00 TL ve 40.500,00 TL bedelli iki adet teminat senedini davalıya teslim ettiğini fakat davalının 11.09.2018 tarihli teminat senetlerini müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu konudaki istemlerinin sonuçsuz kaldığını, davalının ödeme konusunda sözleşmenin 10. maddesine aykırı davrandığını, davalı tarafça gönderilen 24.06.2019 tarihli ihtarnamede; müvekkilinin temerrüde düştüğünü, malzemelerin geç teslimden kaynaklanan gecikme cezasından müvekkilin sorumlu olduğunu, malzemeler teslim edildiği taktirde ödemenin yapılacağına dair ihtarda bulunduğunu, müvekkilinin 28.06.2019 tarihli cevabi ihtarında bakiye 50.000,00 TL ödendikten ve 11.09.2018 keşide tarihli teminat senetleri iade edildikten sonra malzeme teslimini yapacağını belirttiğini, davalının bu sefer 04.07.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, geç teslim nedeniyle zararlarının ödenmesi gerektiğini ihtar ettiğini, sözleşmenin davalı yanca feshinin haksız olduğunu, aslında sözleşmeye aykırı hareket eden tarafın davalı olduğunu belirterek öncelikle İİK. 72/2 maddesi kapsamında davalı tarafından yapılması muhtemel icra takiplerine karşı takibin durdurulması yönünde, mahkeme tarafından belirlenecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin sözleşme kapsamında teminat olarak vermiş olduğu; 11.09.2018 keşide tarihli vade tarihsiz 9.852,39 TL bedelli, 11.09.2018 keşide tarihli vade tarihsiz 16.420,65 TL bedelli, 22.09.2018 keşide tarihli, 10.05.2019 vade tarihli 67.500,00 TL bedelli, 22.09.2018 keşide tarihli 10.05.2020 vade tarihli 40.500,00 TL bedelli teminat senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davacının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, edimlerini yerine getirmediğini, ihtilafın, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve bağlı olduğu ana sözleşme şartlarına göre çözümlenmesi gerektiğini, sözleşmeye göre davacının 90 gün sonunda 05.09.2018 tarihinde işi teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacının işi süresinde teslim etmediği gibi işi tam olarak da teslim etmediğini, 17/08/2018 tarih 34042 yevmiye nolu ihtarı ile davacının temerrüde düşürüldüğünü, işi süresinde tamamlamadığını, eksik malzemelerin temin edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davacının işe devam etmediğini, hiçbir edimini yerine getirmediğini, yapılan şifai görüşmelerden de netice alınamadığını, bunun üzerine Ankara 54. Noterliği 24/06/2019 tarih 20289 yevmiye nolu ihtarı ile, sözleşmede belirlenen teslim süresinin aşıldığı, sözleşme bedelinin %92,5’lik kısmına gelen miktarın davacıya ödendiği, sözleşmede sayılan işlerin tamamlanması, eksik malzemelerin 7 gün içinde şantiyeye getirilmesi hususlarını ikinci kez bildirdiklerini, davacının, 2. kez temerrüde düşmesine karşın işi tamamlamadığını, bunun üzerine Ankara 54. Noterliğinin 04/07/2019 tarih 25657 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin anahtar teslimi toplam 1.350.000,00 TL + KDV bedelli olduğunu, fesih tarihi itibarıyla davacıya 1.399.604,00 TL ödeme yapıldığını, ancak bu bedele karşılık olan işin davacı tarafça yapılmadığını, davacının yaptığı iş bedelinden daha fazla ödeme almış olduğunu, sözleşmenin 10.maddesinde ödeme şeklinin düzenlendiğini, buna göre bedelin %30’unun peşin, kalanının irsaliye tarihi baz alınarak 60 gün vadeli çekle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacıya tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek işi tamamlamadığını, eksik kalan işlerin dava dışı şirketlere tamamlatıldığını ve dava dışı şirketlere 464.380,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu miktar menfi zararının oluştuğunu, sözleşmede geçici kabul için %5, kesin kabul için %3 teminat senedi alınacağının kararlaştırıldığını, işin geçici kabulünün yapılmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını, geçici kabul işlemi olması halinde teminat olarak verdiği senedi isteyebileceğini ki halen geçici kabulün yapılmadığını, ayrıca teslim ettiğini iddia ettiği işleri de eksik olarak teslim ettiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, sözleşme gereğince zaten davacının 79.649,00 TL geçici kabul, 47.789,00TL kesin kabul için teminat senedi vermesi gerektiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:Dava, davacı ile davalı arasında yapılan Sungurlu Ceza İnfaz Kurumu mutfak, çamaşırhane, soğuk odalar ve ilgili ekipman işleri yapılması işinin davacı tarafından üstlenildiği, davacı tarafından davalıya 4 adet teminat amaçlı bono verildiği, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, talep, cevap 05/06/2018 tarihli sözleşme, Ankara 54. Noterliği'nin 17/08/2018 tarih ve 34042 yevmiye sayılı ihtarnamesi, fatura, Ankara 54. Noterliği'nin 24/06/2019 tarih ve 20289 yevmiye sayılı ihtarnamesi, Ankara 66. Noterliği'nin 28/06/2019 tarih ve 17068 yevmiye sayılı ihtarnamesi, Ankara 54. Noterliği'nin 04/07/2019 tarih ve 25657 yevmiye sayılı ihtarnamesi, ticari defterler, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 09/07/2021 tarihli heyet raporu, 13/06/2022 tarihli makine mühendisi bilirkişinin raporu ve 30/06/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kararda içerikleri açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporları dikkate alındığında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, İİK 72/4 .maddesi uyarınca verilen tedbir kararının kalktığının tespitine karar verilmiştir., Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrar ederek davalının ödemeleri sözleşmeye aykırı olarak düzensiz ve eksik yaptığını, zaman zaman peşin ödemesi gereken %30'luk kısımları da çekle ödediğini, mahkemenin aldığı bilirkişi raporları ile sözleşme kapsamında yapımı üstlenilen işin ne oranda tamamlandığı, davalı şirketin eksik yapılan işleri hangi bedellere tamamlattığını tespit ettirdiğini, sonrasında bu bilirkişi raporlarına göre karar verdiğini, davanın davalı şirket tarafından sözleşmenin ihlali nedeniyle açılan bir dava olsaydı bu şekilde inceleme yapılabileceğini, fakat mahkemenin burada asıl karar vermesi gereken husus konusunda hiçbir şekilde karar vermediğini, mahkemenin gerekçeli kararında taraflar arasında yapılan feshin haksız olup olmadığı konusunun hiçbir şekilde değerlendirmediğini, davalı tarafın, işin en başından beri sözleşmeye aykırı davrandığını, eksik, düzensiz ve sözleşmede belirlenen şekle aykırı olarak ödeme yaptığını, bunlara rağmen müvekkilinin sözleşmedeki edimini yerine getirmesinin beklenemeyeceğini, müvekkilinin de bu sebepten dolayı ödemezlik defiinde bulunduğunu, mahkemenin öncelikle müvekkilinin ödemezlik defiinin hukuka uygun olup olmadığını, bu nedenle davalı tarafından yapılan sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı konusunda karar verdikten sonra müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat olarak verilen senetlerden dolayı borçlu olup olmadığının tespitine karar vermesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarında da belirttikleri üzere bilirkişi kurulunun sözleşmenin 10. maddesi bakımından ödemelerin ne kadarının peşin ne kadarının çekle ödendiğine ilişkin bir incelemede bulunmadığını, itirazlarına rağmen ek raporda da bu eksikliğin giderilmediğini, davalının sözleşmeye uygun davranıp davranmadığının belirlenmesi ve yapılan feshin haksız olup olmadığı konusunda değerlendirme yapabilmek için bu hususun da tespitinin yapılması gerektiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin davalı şirkete kaç adet ve ne miktarlarda teminat senedi vermesi gerektiği ve müvekkilinden sözleşmede belirtilenin üzerinde teminat senedi alınıp alınmadığına ilişkin bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, 11.09.2018 tarihli 328.413,13 TL bedelli faturaya ilişkin olarak davalı tarafa verilmiş olan 11.09.2018 keşide tarihli 9.852,39 TL ve 16.420,65 TL bedelli teminat senetlerinin, müvekkilinden sözleşme hükümlerine aykırı olarak alındığını ve müvekkiline iade edilmediğini, bilirkişi raporlarında bu itirazın değerlendirilmediğini ve bu konuda herhangi bir tespit yapılmadığını, sonuçta işin başından beri sözleşmeye aykırı davrananın davalı şirket olduğunu, davalı şirketin tüm bu ihlallerine rağmen müvekkilinin iyi niyetle edimini yerine getirmeye çalıştığını, davalı şirketin ödeme konusunda sözleşmeye uygun davranmaması ve sözleşmede belirtilen miktarların üzerinde teminat senedi alması neticesinde müvekkilinin TBK m. 97.maddedeki hakkını kullanarak ödemezlik definde bulunduğunu, fakat mahkemece bu durum hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile haklı davanın reddine karar verdiğini belirterek mahkeme kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak sözleşme kapsamında vermiş olduğu teminat senetlerine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK' nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır . Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve denetimine elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Somut olayda; mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu sözleşme kapsamında tarafların ticari defterleri, düzenlenen faturalar değerlendirilmek suretiyle bir kısım tespitleri içerdiği, son alınan ek raporda kesin kabul ve kesin hesap yapıldığına dair bir belge yer almadığından teminatın iade şartlarının gerçekleşmediği yönünde görüş beyan edildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının farklı tespit ve hesaplamalar içerdiği, sözleşme hükümleri, taraf defterleri, yapılan ödemeler ve sözleşmenin feshedilmiş olduğu da değerlendirilerek denetlenebilir nitelikte bulunmadığı, mahkemesince de gerekçeli kararda alınan bilirkişi raporlarının özetlenmesi sonrasında bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu, hangi rapordaki hangi gerekçeye itibar edildiğinin gösterilmediği, feshedilmiş sözleşme kapsamında teminatlar yönünden hüküm kurulabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ve az yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kesin kabul ve kesin hesap yapıldığına dair belge bulunmadığından iade şartlarının gerçekleşmediği görüşüne dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemesince yapılması gereken iş; taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olduğu da dikkate alınarak sözleşme ve ekleri, sözleşme kapsamında düzenlenmiş ise varsa hakedişler, taraf defterleri, davacı tarafından sözleşme kapsamında yapmış olduğu ve talep edebileceği toplam bedel, gerektiğinde dava dışı iş sahibi idare tarafından dava konusu sözleşmeye ilişkin fesih tarihine kadar yapılan imalatları da içerir hakedişler de değerlendirilmek suretiyle davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu belirlenen toplam imalat bedelinden davacı defterinde kayıtlı olan davacının kabul ettiği ödeme miktarının altına düşmemek kaydıyla davalı tarafça ispatlanan ödeme miktarının mahsubu ile sözleşmenin tasfiyesi yönünde davacı tarafça sözleşme kapsamında verilen dava konusu teminat senetleri yönünden bu senetlerin bir kısmının icra talebine konu edildiği iddiası ve söz konusu icra dosyaları da değerlendirilerek dava konusu teminat senetlerine ilişkin davacının menfi tespit talebi hakkında, aralarında sözleşme konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı üç kişilik bilirkişi heyetinden denetlenebilir nitelikte rapor, itiraz edilmesi halinde bu itirazları da karşılar şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2023 tarih ve 2019/666 E - 2023/155 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır