4. Ceza Dairesi 2020/29185 E. , 2023/352 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit Katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanu…
**4. Ceza Dairesi 2020/29185 E. , 2023/352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit Katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/782 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 25 inci maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı tehdit suçundan, yüklenen eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı belirtilerek uygulama maddesine yer verilmeksizin beraatine karar verilmiştir, II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... vekilinin temyizinin, sanık ...'ın tehdit eylemi sonucu katılan ...'un duyduğu korku nedeniyle evine dahi gidemediği, tehdit eyleminin mağdura bizzat ve doğrudan iletilmesinin gerekmediği, sanığın tehdit eylemini olayın vuku bulunduğu klinikte, katılanın bulunduğunu bilerek söylediği, sanığın eyleminin tehdit olarak değerlendirilmemesinin mümkün olmadığı, katılanın öldürülmesinden korkulduğu için klinik dışına çıkartıldığının tanık beyanıyla sabit olduğu, sanığın böylece amacına ulaştığı ve iletme kastının bulunduğu, sanığın uzun zamandır devam eden tehdit eylemleri bulunurken o gün için iletme kastının olmadığının söylenemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da tehdit suçundaki bildirimin sözle açıklama şeklinde olmasına dahi gerek olmadan mağdurun bilgisine ulaştırmak anlamı açık olan davranışla da bu bildirim unsurunun yerine getirilmiş olacağı, sanığın birden çok tehdit eylemi için talep edilen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerektiği, bu nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat kararının bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. B. Katılan ... vekilinin temyizinin, sanık ...'un silahla kasten yaralama eyleminin, koşulları oluşmadığı halde meşru müdafaa kapsamında değerlendirilerek beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle dosyanın yeniden incelenerek sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir