11. Hukuk Dairesi 2022/7114 E. , 2024/3359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1427 Esas, 2022/1185 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/289 E., 2022/238 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ba
**11. Hukuk Dairesi 2022/7114 E. , 2024/3359 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1427 Esas, 2022/1185 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/289 E., 2022/238 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılmış 20.03.2006 tarihli düzenleme şeklindeki ortaklar özel sözleşmesi gereğince, davalı ve diğer mal sahiplerinin taşınmazlarının kurulacak bir şirkete devredilmesi ve şirketin bu taşınmazlar üzerinde inşaat yapmasının öngörüldüğünü, sözleşmeye göre inşaatın finansmanının davacı tarafça karşılanacağını, sözleşme sonrası bazı giderlerin müvekkili tarafından ödendiğini, yapılacak inşaata ilişkin öngörülen biçimde ruhsat alınması yasal olarak mümkün olamadığından sözleşmenin hukuken imkansız hale geldiğini, mal sahipleri tarafından davacının hissedarı bulunduğu şirkete karşı taşınmazların kayıtlı olduğu şirketin hisselerinin kendilerine devri için İstanbul Kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/101 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, Mahkemece taşınmazların kayıtlı bulunduğu şirketteki müvekkiline ait hisselerin devrine karar verildiğini, şirketin amacının gerçekleşmemesi üzerine davacıların inşaat yapımı için ortaya koydukları taşınmazlarını şirket hisselerinin tamamına sahip olarak geri aldığını, taşınmazlarını geri alarak amacı gerçekleşmeyen sözleşmenin başlangıçtaki durumuna geri döndüklerini, inşaatın yapımını üstlenen müvekkili, davalı ve dava dışı kişilerin borçlarını ödediğinden bu bedellerin iadesini istemek zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili tarafından davalıya 5.000,00 TL, arkadaşlarına da toplam 15.000,00 TL ödendiğini, taşınmazların devri için toplamda 117.850,00 TL emlak vergisi ödendiğini, davalıya düşen miktarın 29.462,50 TL olduğunu, taşınmazların etrafının çitle çevrilmesi ve restorasyonu için ...'ya yapılan toplam 100.000 USD ödemeden davalı hissesine düşen tutarın 25.000 USD olduğunu, inşaata ilişkin tasarım ve yerleşim maketi için Mim Tasarım'a yapılan toplam 32.450,00 TL ödemeden davalı hissesine düşen tutarın 8.112,50 TL olduğunu, taşınmazlara ilişkin proje danışmanlık hizmeti için ...'a 108.000,00 TL ödemeden davalı hissesine düşen tutarın 27.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, 25.000 USD'nin ve 69.575,00 TL'nin ödeme tarihi 21.04.2006 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 1.c.7, 2.a.11 ve 2.c.1 maddelerinde yapılacak tüm masraflardan ... şirketlerinin sorumlu olduklarının, 1.c.7 maddesinde bu harcama ve yükümlülüklerden bahisle mal sahiplerinden hiçbir şekilde alacak isteminde bulunulamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak davacının bu yöndeki sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi nedeniyle davalıdan tahsili isteminin reddinin gerektiğini, taşınmazların devri için davalı ve diğer taşınmaz maliklerinin emlak vergisi borçlarının ödendiğinin belirlenemediği, ödenen bedelin tapu harcı olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketler tarafından emlak vergisi borçlarının ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyanın basit yargılama usulüne göre çözümlenecek davalardan olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış olması sebebiyle sözleşme hükümlerinin işbu davaya uygulanmasının mümkün olmadığını, 07.10.2021 tarihli celsenin 1 nolu ara kararına istinaden sunulan 04.11.2021 UYAP tarihli dilekçe ile 117.850,00 TL bedelli ödemenin "tapu müdürlüğü harç ödemesi" olduğunu, bunun da tahsilinin gerektiğini, 02.06.2017 tarihli rapor ile kalemlerin (117.850,00 TL bedelli ödeme dışında) ilk kararda kaldırma sebebi yapılmadığından kesinleşmiş olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 20.03.2006 tarihli “Düzenleme Şeklinde Ortaklar Özel Sözleşmesinin"; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ( Kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi) 2013/101 E. sayılı dosyasından ittihaz edilen ve kesinleşen karar neticesinde de tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkması sebebiyle anılan sözleşmeye istinaden davacı müvekkili şirketler tarafından yapılan harcamaların davalıdan talep edilebileceğini, ortadan kalkmış sözleşme hükümlerinin huzurdaki davada uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olayda davacılar ile davalı şirket ortak ve yetkilisi ... Kesici'nin de aralarında bulunduğu taşınmaz malikleri arasında 20.03.2006 tarihli ortaklar özel sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince taşınmaz maliklerinin, maliki bulundukları taşınmazı sözleşme taraflarınca kurulacak ... İnşaat'a devretmeyi, davacıların ise taşınmazlar üzerinde finansmanı kendileri tarafından karşılanmak suretiyle inşaat yapmayı üstlendikleri, bu maksatla sözleşmede öngörülen ... İnşaat şirketinin kuruluşunun gerçekleştirildiği, taşınmaz maliklerinin de adlarına kayıtlı taşınmazları bu şirkete devrettikleri, ancak İstanbul Kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararında; "... Dekorasyon taşınmaz maliki olduğundan davada taraf sıfatının bulunduğu, taşınmaz maliklerinin üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdikleri, buna karşılık davacı şirketler tarafından sözleşme ile yüklenen edimlerin yerine getirilmediği, sözleşme gereği taraflarca kurulan ... İnşaat yetkilileri tarafından sözleşmeye uygun olarak alınmış bir karar bulunmadığı halde bu şirketin usulsüz borçlandırılması suretiyle ... İnşaat hakkında icra takibi başlatıldığı, yapılan işlemlerin ortaklar arasında var olması gereken iyi niyet ve güven ilkelerine aykırı olup sözleşmenin ifasını engelleyici mahiyette olduğu ve bu yüzden projenin hayata geçirilemediği, bu nedenle taşınmaz maliklerinin sözleşmenin 8.a maddesi gereğince ... İnşaat'taki ... hisselerinin bedelsiz olarak kendilerine devrini talep edebilecekleri" hususlarının tespit edildiği ve kararın kesinleştiği, taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmenin 1.c.7, 2.a.11 ve 2.c.1 maddelerinde, yapılacak tüm masraflardan ... şirketlerinin sorumlu olduklarının, 1.c.7 maddesinde ise ayrıca bu harcama ve yükümlülükler nedeniyle mal sahiplerinden hiçbir şekilde alacak isteminde bulunulamayacağının hüküm altına alındığını, kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sözleşmenin ifasının davacıların kusurlu davranışları sonucunda imkansız hale geldiğinin tespit edildiğini, bu durumda sözleşme ile şirkete devredilen taşınmaz nedeniyle mal sahiplerinden hiç bir bedel talep edilmeyeceği açıkça kararlaştırıldığından, davalı taraf bakımından sebebsiz zenginleşme teşkil etmeyen taşınmazın proje çizimi, yapılacak iş nedeniyle alınan danışmanlık ücreti, etrafın çitle çevrilmesi gibi masrafların da sözleşmenin feshine kusuruyla sebep olan davacılarca talep edilemeyeceği, öte yandan davacı vekilince taşınmazların devri için davalı ve diğer taşınmaz maliklerinin emlak vergisi borçlarının ödendiği ileri sürülerek, ödenen verginin de tahsili talep edilmişse de Dairelerince ilk karar hakkında verilen kaldırma kararında eğer davalı adına sözleşmeye konu olan taşınmazın önceye ait emlak vergi borcu davacı tarafça ödenmiş ise, eldeki feshedilen sözleşme öncesine ait borçlar ödenmeden tapu devri yapılmadığı dikkate alınarak böyle bir ödeme olup olmadığının araştırılmasının istenildiği, bizzat davacılar vekilinin dosyaya sunduğu beyan dilekçesiyle emlak vergisi beyanının hataya dayalı olduğunu belirttiği, bu ödemenin tapu harcı olduğunun anlaşıldığı, davalı adına ödenen sözleşme öncesi bir emlak vergisi tutarı bulunmadığından uygulanamayan sözleşme gereği, mal sahiplerinin taşınmazı devri nedeniyle ödenen tapu harç tutarının da talep edilmeyeceği, taraflarca kurulacak şirkete davalı mal sahibinin devrettiği taşınmaz için yapılan bir kısım masrafların sözleşme hükümleri gereği talep edilemeyeceği, sözleşmenin sonradan feshedilmiş olmasının sözleşmenin hükümlerinin tamamen ortadan kalkması sonucuna yol açmayacağı, sözleşmenin davacıların kusuruyla sona erdiği, davalının kötü niyetli zenginleşen konumunda olmadığının tesbit edildiği bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait taşınmazın davacıyla ortak kurulacak anonim şirkete devrini kararlaştıran sözleşmeye istinaden yeni kurulan bu şirkete devredildiği, ancak daha sonra bu şirketteki davacı hisselerinin davalıya mahkeme kararıyla devredilmesiyle sözleşmeye bağlı olarak davacı tarafından yapılan masrafların iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.