4. Ceza Dairesi 2023/11444 E. , 2024/3328 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR SAYISI : 2006/145 E., 2012/146 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yerel Mahkemece kurulan hüküm sonrası verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 say…
**4. Ceza Dairesi 2023/11444 E. , 2024/3328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR SAYISI : 2006/145 E., 2012/146 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yerel Mahkemece kurulan hüküm sonrası verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılmasının gerektiği, inceleme konusu dosyada sanığın 11.06.2012 havale tarihli temyiz isteminin reddine dair aynı tarihli ek kararın sanığın öncelikle bildirdiği adresi yerine, doğrudan MERNİS adresinde tebliğine ilişkin işlem usulüne uygun olmadığından, sanığın bu tarihten sonra vermiş olduğu dilekçelerinin ek karara yönelik başvuru niteliğinde bulundukları ve bu nedenle 1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği ek karara yönelik bu başvuruların süresinde yapıldıkları kabul edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemenin yukarıda sayısı belirtilen 23.03.2012 tarihli kararıyla sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. 2. Yerel Mahkemenin 11.06.2012 tarihli ek kararıyla sanığın temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği "temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın dosya kapsamında bulunan tüm dilekçelerinde belirttiği temyiz istekleri özetle, asıl kararın yokluğunda verilip tebliğ edilmediğine, bilgisi ve rızası dışında tarafına atanana avukat ile hukuki husumetinin ve menfaat çatışmasının olduğuna, anayasal ispat hakkının engellendiğine, mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE Sorgunun yapıldığı 16.04.2008 tarihli duruşmada hakları hatırlatılan sanık her ne kadar müdafii istemediğini belirtmiş ise de, tensiple yargılamanın başında baro tarafından görevlendirilen müdafii ile birlikte sanığın 25.09.2008 tarihli duruşmaya katılarak savunmasına devam ettiği, bu duruşmada müdafii atanmasına herhangi bir itirazının bulunmadığı, bahsedilen avukatın bir çok duruşmada yer alıp verdiği dilekçelerle de duruşmaları takip ederek taleplerde bulunduğu; ayrıca inceleme konusu dosya kapsamında sanık ile müdafii arasında sanığın iddia ettiği husumete dair bir bilgi ve tespite de rastlanılmadığı anlaşılmış, bu nedenle sanığın müdafii atamasından haberinin bulunmadığı ve müdafii istemediğine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanık müdafiinin yüzünde 23.03.2012 tarihinde usûlüne uygun şekilde açıklanan asıl hükme karşı, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra sanık tarafından 11.06.2012 havale tarihli dilekçeyle temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın resen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin ek kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.