11. Hukuk Dairesi 2023/1551 E. , 2024/4016 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2536 Esas, 2022/1545 Karar HÜKÜM : Feragat nedeni ile ret (davalı ... İç ve Dış Tic. A.Ş. yönünden), davalı şirket yönünden kısmen kabul, davalı ... mirasçıları yönünden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/368 E., 2019/115 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahke…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1551 E. , 2024/4016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2536 Esas, 2022/1545 Karar HÜKÜM : Feragat nedeni ile ret (davalı ... İç ve Dış Tic. A.Ş. yönünden), davalı şirket yönünden kısmen kabul, davalı ... mirasçıları yönünden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/368 E., 2019/115 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... İç ve Dış Ticaret A.Ş yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... mirasçıları yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ukrayna'dan satın aldığı kepek emtiasının Türkiye'ye taşınma işini davalı ... şirketince üstlenildiğini, anılan şirketin taşımanın Mirat Gemisi ile yapılması konusunda davalı Fatsa Denizcilik ile navlun sözleşmesi imzalandığını, emtianın 04.11.2004 tarihli ve 1 sayılı konşimentoyla teslim alındığını ve dökme kepek emtiasının 10.11.2004 tarihinde dökme limanı olan Bandırma limanına vardığını, aynı tarihte yükü ait ordinonun müvekkiline teslim edildiğini, yükün teslim alındığına dair konşimentonun gemi kaptanına ve gümrük müdürlüğüne verildiğini, müvekkilince gümrük vergisi ve KDV'nin ödenerek emtianın aynı tarihte millileştirilerek yükün boşaltılması için gümrükçe boşaltma izin kağıdı verildiğini ve bu durumun gemi acentesine bildirildiğini, buna rağmen davalı Fatsa Şirketinin emtiayı tahliye etmekten imtina ettiğini, ordinonun verilmesi ve konşimentonun ibrazıyla yükün müvekkilince iktisap edilmiş sayılacağınI, yükün boşaltılmaması üzerine emtianın zayi olacağını taşıyan ve kaptana bildirildiğini, başlangıçta tahliye için herhangi bir gerekçe ileri sürülmemesine rağmen, 23.12.2014 tarihinde demuraj ve navlun bedelinin ödenmemesi nedeniyle yük için hapis hakkı kullanıldığının bildirildiğini, ancak navlun ve demuraj yükümlüsünün davalı ... şirketi olduğunu, taşıyan-donatan Fatsa şirketinin ordinoyu teslim etmesi üzerine, gümrük vergisinin ödenmesiyle millileştirilen emtianın müvekkiline ait olması nedeniyle artık müvekkiline ait hapis hakkı kullanılamayacağını, toplam 3.786 USD taşıma avansının daha önce donatana verildiğini, kalan navlun bedelinin ise 05.11.2014 tarihinde acenteye ödendiğini, navlunun çarterpartiye göre ödenecek olması nedeniyle, bu sözleşmesinin donatan ile kiracı arasında yapıldığını ve gönderilen olanı vekilinin bundan sorumlu olmadığını, müvekkilinin demuraj ücretinden sorumlu olmadığını, emtianın müvekkili ile dava dışı Ben Dış Tic. AŞ arasında düzenlenen sözleşme gereğince bu şirkete satıldığını ve alıcının yükün zamanında teslimine güvenerek dava dışı Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Koop. ile sözleşme yapıldığını bu sözleşme kapsamında cezai şart ödendiğini ileri sürerek, haksız şekilde tutulan yükün boşaltılarak müvekkiline teslimine, yükün zarar görmesi halinde bedelinin tazminine, gemi üzerinde 150.000 TL ve 17.000 USD için kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kira mukavelesi olarak ibraz edilen belgenin geçersiz olduğunu, davalı ünvanının ... İç ve Dış Ticaret A.Ş. olduğunu, davalının imzasının mevcut olmadığını, navlunun Fatsa Denizcilik Şirketinin muhasebe müdürü...’a ödendiğini, yükün boşaltılmamasından davalı Fatsa'nın sorumlu olduğunu, müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı MV MİRAT gemisi Donatanı ve Gemi İşletme Müteahhidi Fatsa Denizcilik AŞ. vekili cevap dilekçesinde; geminin 20.10.2004 tarihinde Kherson'dan Bandırmaya kepek taşınması için davalı ... şirketine kiraya verildiğini, yüklemenin tamamlanarak. 10.11.2004 tarihinde tahliye limanına geminin geldiğini, ancak navlun ve demuraj alacaklarının ödenmemesi nedeniyle yükün teslim edilmeyerek rehin ve hapis hakkının kullanıldığını, 86.364 TL alacağın tahsili amacıyla Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/20 E. sayılı dosyasında açılan davada görevsizlik kararı verilerek İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderildiğini ve dosyanın 2005/248 E. sayı ile derdest olduğunu, kiracı ve yük alıcısının tahliyeyi geciktirdiği gibi demuraj ve navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin hapis ve rehin hakkı bulunduğunu, davacının talepte bulunması için öncelikle edimini ifa etmesi gerektiğini, mahkemece her iki dosyanın birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Gemi Kaptanının mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava ve ıslahla talep edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, davadan 03.12.2018 tarihli tebligatla haberdar olduğunu, davacının taleplerinden kaptan ve mirasçılarının sorumlu tutulamayacağını, taşımaya ilişkin navlunun ödenmemesi nedeniyle murisin çalıştığı işyeri yetkilisinin, geminin limana yanaştırılmaması talimatı verildiğini, diğer davalı şirketin navlun ücretinin ödenmemesi üzerine yük üzerindeki hapis hakkının kullanıldığını, geminin limana yanaştırılmaması yönünde verilen talimat nedeniyle murisin sorumlu tutulamayacağını, murisin istihadam ilişkisi içerisinde çalıştığını ve kendi iradesi ile hareket etmediğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar vefat eden kaptan ...'nin gerek aldırılan bilirkişi raporlarında gerekse 2014/288 Esas, 2016/586 Karar sayılı kararda, yükü teslim etmeyerek haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğu yoluna gidilmiş ise de; yükün navlun ücretinin tahsil edilmediğinden bahisle teslim edilmediği, navlun ücretinin gerçekten tahsil edilip edilmediğinin kaptanca bilinemeyeceği, kaptanın donatanın talimatıyla hareket ettiği gerekçesi ile vefat eden kaptan ... dolayısıyla mirasçıları hakkında açılan davanın reddine, davalı ... İç ve Dış Ticaret aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı M/V MİRAT gemisi donatanı Fatsa Denizcilik aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL gecikme zararı bedeli alacağının dava tarihi olan 21.02.2005 tarihinden, 119.192,00 TL zayi olan yük bedelinin ıslah tarihi olan 15.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, alacak ve ferileri karşılanmak üzere MV Mirat gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Fatsa Denizcilik San.Tic.Ltd.Şti. hakkında verilin ilk kararın, bu davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmaması nedeniyle kesinleştiğini, bu nedenle bu davalı yönünden yeniden karar verilemeyeceğini ve bu davalı yönünden kesinleşen hüküm nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bu hususun düzeltilmesi gerektiğini; kaptanın mirasçıları yönünden kurulan hükmün hatalı olduğunu, mahkemece ilk kararda davanın kabulüne karar verilmesine rağmen ve taraf teşkili sağlandıktan sonra yeni bir delil toplanmadığı halde bu kez davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalıların farazi beyanlarına itibar edilerek karar verilemeyeceğini ve mirasçıların beyanlarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, mahkemenin ilk kararıyla davalı gemi donatanının navlun alacağı olmadığının kesinleştiğini, bu nedenle kesinleşen bu hükme göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşme ile sattığı emtianın teslim edilmemesi nedeniyle, emtianın alıcısının zarara uğradığını, alıcının icra yoluyla dahi emtiayı gemiden tahliye ettiremediğini, haciz mahallinde düzenlenen tutanakla kaptanın kusurlu olduğunun belirlendiğini, mülga 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 1233 ncü maddesine göre kaptanın sorumlu olduğunu, kaptanın icra hukuku ve Ticaret Hukuku hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda da kaptanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutabileceğinin belirlendiğini, esasen mahkemece ilk kararda bu hususun kabul edilerek kaptanın sorumlu tutulduğunu, ilk karar sonrası delil toplanmamasını ve istinaf dairesi kararında esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmamasına rağmen, mahkemece yazılı şekilde kaptanın mirasçıları yönünden davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve taşıma tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 972 nci ve devamı maddelerinde kaptanın görev ve sorumluluklarının düzenlendiği, buna göre kaptanın bütün işlerde hususiyle ifası kendisine düşen mukavelelerin yerine getirilmesinde tedbirli bir kaptan gibi hareket etmeye mecbur olduğu, işlediği kusurlardan, hususiyle bu fasılla ilerideki fasıllarda ve diğer kanunlarda yazılı vazifelerini yapmamasından doğacak zararlardan mesul olduğu, her ne kadar davacı tarafından bilirkişi raporunu da dikkate alarak kaptanın haksız fiil nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürülmüş ise de, belirtilen Kanun'un 972 ile 1015 maddeleri arasında düzenlenen kaptanın sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin somut olayda gerçekleşmediği, incelenen İstanbul 51.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, donatan Fatsa Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin navlun ve süresterya alacağı bulunması nedeniyle, gemi kaptanının donatandan aldığı talimat kapsamında emtia üzerinde taşıyan-donatanın hapis ve kanuni rehin hakkının kullanılması amacıyla emtiayı tahliye etmemesinin haksız fiil olarak değerlendirilemeyeceği, Aynı Kanun'un 1050 nci maddesinde de, benzer bir hususun düzenlendiği, kaptanın gemiyi emtianın indirileceği yere getirmekle emtiayı teslime hazır hale getirdiği, ancak taşıyanın navlun ve süresterya alacağı nedeniyle dava açıldığı da dikkate alınarak, aynı zamanda gemi adamı olan kaptanın, taşıyan-donatanın yasaya uygun emrini yerine getirmiş olmasının sorumluluğuna neden olmayacağı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz yoluyla taşınan emtianın teslim edilmeyerek zayi olması nedeniyle yük alacısının uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 972 nci ve devamı. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya üzerinde yapılan incelemede, Bandırma İcra Müdürlüğü'nün 2004/356 Talimat sayılı icra dosyasında düzenlenen 02.12.2004 tarihli "….Bakırköy 1.icra Müdürlüğü'nün 2004/7969 E. sayılı talimatı uyarınca Mirat gemisinde bulunan 768,17 mton dökme kepek menkulün boşaltılarak 3.depoya yediemine verilmek suretiyle boşaltma işlemi yapılacağından geminin limana yanaşması için kaptanla görüşülmek üzere kaptanın Fora Denizcilik Limited Şirketinde bulunduğu söylenmekle şirket acentaya gelindi. Kendisinin kaptan olduğunu beyan ettiğini söyleyen ... geminin limana çekilerek muhafaza işlemi yapılacağından geminin limana yanaştırılması istendi kaptan söz alarak ben şirketi arayacağım dedi, telefonla görüştükten sonra kaptan söz alarak "ben gemiyi limana yanaştırmıyorum" dedi. Kaptana suç duyurusunda bulunulacağı, hukuki sorumluluğu anlatıldı, kaptan söz alarak "ben sorumluluğumu biliyorum, gemiyi yanaştırmıyorum ve hiç bir şekilde tutanağı imzalamam" dedi. Yapılacak başka işlem kalmadığından zabıt birlikte okundu, imzalandı.'' şeklindeki haciz tutanağından da anlaşıldığı, malın gemiden tahliyesi bu tarihte yapılamamış, bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere yükün boşaltma ve teslimi gecikmeyle ve icra marifetiyle yapılmış olup işbu gecikme sebebiyle mal kullanılamaz hale gelmiş ve zayi olmuştur. Bu durumda İcra Dairesi'nin haciz işlemine muhalefet eden davalı mütevaffa kaptanın sorumlu olduğu kabul edilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.