11. Hukuk Dairesi 2012/15559 E. , 2013/14164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2012 tarih ve 2010/389-2012/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2012/15559 E. , 2013/14164 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2012 tarih ve 2010/389-2012/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında toplam 24 konteynır gıda maddesinin (un) İstanbul-Tanzanya arası nakliyesi için bir taşıma sözleşmesi akdedildiğini, yükün alt taşıyıcılar aracılığı ile yüklenerek süresinde ulaştırıldığını, bu tür taşımalarda yurt dışı liman, gümrük, teslim, liman sıkışıklık bedeli masraflarının ya yükü gönderen ya da alıcı tarafından karşılanması gerektiği halde davalının bu masrafları karşılamadığını, müvekkili şirketin taahhütlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı şirketin malın yurt dışı teslim masraflarını ödemeden sürekli imtina etmesi nedeniyle malın tesliminin gerçekleşmediğini, davalının, müvekkili şirkete olan 8.100 Euro ve 13.034 USD tutarındaki demuraj (bekleme), ardiye ve davacı tarafından ödenmek durumunda kalınan yurt dışı teslim masraflarını ödemediğini ileri sürerek; 36.407,93 TL alacağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşımalara konu malların henüz sürastarya (demoraj) işlemeye başlamadan önce 27 Temmuz 2010 tarihinde gönderilen/alıcı tarafından boşaltma limanında gümrük işlemleri tamamlanarak teslim alındığını, esas taşıyan MSC'nin herhangi bir demoraj talebinin ve limanda doluluk adı altında davacıdan bir taleplerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının üstlendiği deniz yoluyla yük taşıma edimini firmanın başka taşıma işleri komisyoncusu şirketler üzerinden asıl taşıyan ...Firmasının gemisi kullanılarak gerçekleştirdiği, asıl taşıyan ...tarafından konşimentoların düzenlendiği, davacının yük taşıma taahhüdünü yerine getirmek için bu defa taşıtan olarak diğer taşıyan firmalar üzerinden esas taşıyan olan ...ile ayrıca bir navlun sözleşmesi yaptığı, davacının talebinin liman doluluk ücreti ve sürastarya ücretinden oluştuğu, TTK'nın 1069 maddesi uyarınca gönderilenin bu ücret kaleminden sorumlu olabilmesi için yükü teslim alması veya konşimentonun yollama yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin bu ücretlerden sorumlu olacağına ilişkin hükmün yer alması gerektiği, olayda ise, davalının alt taşıtan sıfatına sahip olup bu sözleşme de birbirinden bağımsız olduğundan alt taşıtanla asıl taşıyan arasında doğrudan doğruya bir ilişki olmasa da esas taşıyan olan ...Gemi Acenteliği A.Ş. firmasının dava konusu taşıma ile ilgili olarak demuraj ya da tahliye limanı doluluk adı altında bir talepte bulunmadığı, davacının yükler ve gemi henüz boşaltma limanına varmadan önce limanda doluluk ve demoraj adı altında faturalar kesmek suretiyle talepte bulunduğu, davacının talebinin dayanağını tam olarak ortaya koyamadığı, faturalarda yer alan alacağın doğduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.