İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 31/10/2025 YAZIM TARİHİ : 03/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 11/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ........ tesisat numaralı elektrik ene…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av...... İSTİNAF EDEN DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... İHBAR OLUNAN : ........ VEKİLLERİ : Av...... Av..... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 31/10/2025 YAZIM TARİHİ : 03/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 11/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ........ tesisat numaralı elektrik enerjisi üretim tesisinde 1 Temmuz 2016-31 Mart 2019 tarihleri arasında hem asıl hem yedek sayaçlarda meydana gelen arızadan kaynaklı olarak sayaca yansıtılmayan ve dolayısıyla müvekkiline ödemesi yapılmayan enerjiden kaynaklı başvuru ve isteklerinin reddedildiğini, müvekkiline ait lisanssız elektrik üretimi yapan ve aynı parsellerde yer alan ........ 1 GES Geçici Kabulü:14/04/2016 , ........ 1 GES Geçici Kabulü: 14/04/2016, ........ 2 GES Geçici Kabulü:20/06/2016, ........ 2 GES Geçici Kabulü:20/06/2016, ........ 1 GES Geçici Kabulü:20/06/2016, ........ 2 GES Geçici Kabulü:20/06/2016 şeklinde yer aldığını, dava konusu tesisat olan ........ 2 GES'in devamlı diğer GES'lerden hem asıl hem yedek sayacın hem de faturaya esas tablolarda müvekkilinin diğer sahalarındaki bariz bir şekilde eksik üretim göstermesi üzerine yapılan taleplerine istinaden sunmuş oldukları ........ Ölçü Devreleri Kontrol ve Değiştirme Tutanağının davalı şirketin ilgili birimlerince tutulmuş olup bir kopyasının müvekkili şirkete verildiğini, belirtilen tutanağın tanzimi ve sayaçların davalı firma yetkilileri tarafından kontrolleri sonrası sayaç faz akımı gerilimlerinde hata olduğu saptandığını ve düzeltildiğini, bu kapsamda daha sonraki günlük kontrolle de ........ GES 2 (MY2)'ye ait üretimlerdeki kayıp miktarlarının düzeldiğinin görüldüğünü, müvekkili şirketin Lisanssız Elektrik Üretimi çerçevesinde elektrik üretimi yapmakta olduğunu, sayacın doğru tüketim kaydetmemesi halinde Lisanssız Üretim Yönetmeliğinde belirlenmediğini, bu nedenle davalı şirket ile ilgili olarak Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğindeki bu tür durumlarda izlenmesi gereken usule göre bir hesaplamanın yapılmasının gerektiğini, şebeke işletmecisi olan davalının tespitini usule uygun yapmadığından kusurlu olduğunu, davalı firmaya bildirimin eksik yapıldığını, bu firmanın müvekkiline eksik ödeme yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait ........ tesisat numaralı ........ 2 GES adlı elektrik enerjisi üretim tesisinde 1 Temmuz 2016-31 Mart 2019 tarihleri arasındaki, hem asıl hem yedek sayaçlarda meydana gelen arızadan kaynaklı sayaca yansıtılmayan üretim bedellerinin 1.000TL sinin belirsiz alacak davası olarak 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş daha sonra taleplerini bedel artırım dilekçesiyle 122.866,81 TL'ye çıkarmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ........ tesisat numaralı elektrik enerjisi üretim tesisinde 01 Temmuz 2016 - 31 Mart 2019 tarihleri arasında hem asıl hem yedek sayaçlarda meydana geldiğini iddia ettiği arızadan kaynaklı sayaca yansıtılmayan üretim bedellerinin ödenmesi talebiyle 1.000 TL harca esas değer bu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin 6446 sayılı Kanunun 3 ve 9. Maddesi çerçevesinde lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesinde Elektrik Enerjisinin 36 KV ve altındaki hatlar üzerinden naklini, lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesinde yürüten elektrik dağıtım şirketi olduğunu, davacının üretim bedellerini ödeyen müvekkili dağıtım şirketi olmadığını, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan fakat 12.05.2019 tarih, 30772 sayılı Resmi Gazete ile mülga Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin İhtiyaç Fazlası Enerjinin Satın alınması başlıklı 18. Maddesine göre; üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisi olarak görevli tedarik şirketi tarafından satın alınmayacağını, 12.05.2019 tarih, 30772 sayılı Resmi Gazetede'de yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 25. maddesiyle de bu görev yine tedarik şirketine verildiğini, davacı tarafın davasında sayaçlarda meydana geldiğini iddia ettiği arızanın tespitinden öte sayaca yansımadığını iddia ettiği üretimin satın alma bedelinin ödenmesini talep etmekte olduğunu, dağıtım şirketi olan müvekkilinin satın alma yetkisinin bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olamayacağını, esasen dava dilekçesinde de bu hususun ikrar edildiğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava süresinde olmayıp dava şartlarının sağlanmadığını, adli yargı yolunun görevsiz olduğunu, 30.05.2018/30436 tarih sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Sayacın doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespiti başlıklı; 37.maddesinin 3. Fıkrasında; "Bu madde kapsamında düzenlenen faturaya esas süre, doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 180 günü geçemez. Söz konusu bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde ise, faturaya esas sürenin başlangıcı olarak, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan sayaç kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemlerinden en son işlem tarihi esas alınır. Ancak bu süre hiçbir şekilde 90 günü geçemez." denildiğini, şu halde davacının bir taraftan 90 günlük süre öngören Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne dayanırken diğer taraftan 01 Temmuz 2016 - 31 Mart 2019 tarihleri arasında 973 gün için talep bulunmasının çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki davacının üretici sıfatı söz konusu olduğundan somut olaya Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması söz konusu olamayacağını, çünkü üreticiler için özel mevzuat hükmünün söz konusu olduğunu, 14.04.2009 tarih, 27200 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin (DUY) 133. Maddesine uyarınca davacının 01 Temmuz 2016'dan başlayarak her bir fatura için 60 gün içinde itirazda bulunup itiraz yollarını tüketmesinin, buradan sonuç alamazsa EPDK kararına karşı idari yargıya başvurması gerekirken kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline hitaben yazdığını iddia ettiği ve dava dilekçesi ekinde sunduğu başvuru dilekçesinin tarihi 24.05.2019 olduğunu, davacının süresinde dava şartlarını sağlamadan bu davayı açmış olmasının usule ve mevzuata aykırı olduğunu, ölçümlerin doğru olmadığı iddiasının doğru olmadığını, 18.05.2016 tarih ... sayılı, 02.05.2019 tarih ... sayılı, 06.06.2018 tarih, ... sayılı Ölçü Devreleri Kontrol ve Değiştirme Tutanakları ile sabit olduğu üzere yapılan ölçümlerin normal olduğunu, davacının sayaçlarının düşük ölçüm yaptığı iddiasını kabul etmediklerini beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/02/2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade açıklamasıyla davalının kamu hizmetleri sırasında verdiği iddia olunan hizmet kusuruna dayalı zararlardan dolayı sorumluluklarının özel hukuk hükümlerine tabi bulunmaması, kanunlar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanacak olması ve bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun ilgili hükmü gereğince , davacının davasının adli yargının görev alanına girmediği gerekçesiyle davacının davasının HMK. 114/1-b, 115/1 ve 2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir DAİREMİZİN 21/06/2021 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 16/02/2021 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 21/06/2021 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Davalı ........ özel hukuk tüzel kişisidir. İdari Yargılama Usulüne ilişkin 2577 sayılı Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Buna göre, davanın açıldığı tarihte davalı mevkinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan ........'ın olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeple davalı şirketin kamu kurumu olmadığı, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu anlaşıldığından davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine...." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 11/06/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava, "elektrik piyasası lisansız elektrik üretimden kaynaklı alacak" davasıdır. Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş olup, Konya BAM .... HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile hükmün kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce ........ Satış A.Ş.'ye ........ A.Ş.'ye yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. Mahkememizce bilirkişi heyeti Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi ........, Elektrik Mühendisi ........, Elektrik Mühendisi ........'dan rapor alınmış, bilirkişi heyeti 10/04/2023 tarihli raporda sonuç olarak; mevzuatlardaki zaman aşımı ve süre kısıtlamalarından bağımsız olarak dava konusu ........ 2'nin aynı güçteki santral ile aynı parselde bulunan, güneşlenme, radyasyon değeri aynı olan diğer santral ile karşılaştırılması sonucunda % 8,15 oranında üretimin ölçüm devresindeki hatadan dolayı Haziran 2016 ile Mart 2019 ayları arasında eksik üretim kaydı tespit edildiğini, burada çevresel veya yapım esnasındaki küçük farklıların etkisi ihmal edilebilecek düzeydedir. Ölçü devresindeki düzeltmeden sonra üretim kaydının arttığı tespit edildiğini, geçici kabulün yapıldığı 20.06.2016 ile Nisan 2019 düzeltmenin yapıldığı aya kadar olan toplam üretim miktarının % 8,15 oranında artırılarak güncellenmesinin uygun olacağını, hesaplamaya ilişkin aylık toplam üretimlerin olduğu tablodan; toplam üretim miktarı ; 2.302.414,08 kWh 2.302.414,08 kWh x 0,0815 = 187.646,74 kWh ilave üretim yaptığı fakat sayaç hatasından dolayı ödemeye yansımadığı tespit edildiğini, Lisansız Elektrik Üretimine ilişkin olarak yapılan mevzuat incelemeleri sonucunda; görevli dağıtım şirketi ........'ın sorumluluğunda olan sayaç ve ölçüm sistemi ile kayıtların hatalı olması sebebi ile eksik üretim kaydının yapıldığı bunun düzeltilmesi için yukarıda verilen mevzuat hükümlerinde nasıl bir işlem yapılacağı bulunamadığını, elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği kapsamında; davacı tarafın üretici olmasından, Elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği kapsamında ise ; lisans sahibi üretici olmadığından bu yönetmelikler kapsamında değerlendirme yapılması uygun olmayacağını, herhangi bir zaman aşımı veya süre kısıtlaması değerlendirilemediğini, elektrik piyasasında lisansız elektrik üretim yönetmeliğinde; "Diğer hükümler- MADDE 31 (4) Kurum; lisanssız üretim tesislerinin sisteme bağlantısı, sistem kullanımı, lisanssız elektrik üretimi yapmaktan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri ile Şebekenin ilgili mevzuatta öngörülen güvenlik, teknik ve kalite esaslarına göre işletilmesine dair bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin alt düzenleyici işlemler yapmaya yetkilidir." şekilde belirtildiğini, bu kapsamda uygun görülürse Kuruma, EPDK'ya Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na nasıl bir uygulama yapılacağı hususunda görüş sorulabileceği belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 04/01/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; herhangi bir zaman aşımı, hak düşürücü sebep veya süre kısıtlaması olmadan santralin kabulünden dava tarihine kadar kök raporda benzer santral üretim verilerinin karşılaştırılması ile % 8,15 oranında eksik tüketim kaydı hesap edildiğini, mahkemenin görevlendirme kararı doğrultusunda eksik tüketim miktarının davacı tarafından talep edilebilecek bedeli ise dönem faturaların esas alınarak herhangi bir süreye bağlı ceza ve güncelleme olmaksızın 122.866,81 TL (KDV Dahil) hesaplandığını, hangi yönetmelik veya düzenleyici karar doğrultusunda işlem yapılacağı bilinemediğinden, başvuru hususundaki belirleyici hükümler veya geriye dönük hesaplamalardaki kısıtlayıcı olası hükümler değerlendirilemediğini, huzurdaki heyet tarafından uzmanlık alanı doğrultusunda eksik üretim miktarı ve olası bedel karşılığı hesaplandığı belirtilmiştir. Davacı vekili 11/03/2024 tarihli dilekçesinde özetle;fazlaya ilişkin ve eksik belirlenen haklarına yönelik ek dava, istinaf ve temyiz haklarının saklı kalmak koşuluyla, dava ve değer artırım dilekçesi kapsamında davanın kabulü ile; 1.000 TL olarak talep ettikleri alacak talebinin 121.866,81 TL artırmak suretiyle 122.866,81-TL olarak ilk talep tarihi olan 24.05.2019'dan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda; davalıya ait ........ tesisat numaralı ........ 2 GES adlı elektrik enrjisi üretim tesisinde 1 Temmuz 2016 - 31 Mart 2019 tarihleri arasındaki, hem asıl hem yedek sayaçlarda meydana gelen arızadan kaynaklı olarak sayaca yansıtılmayan üretim bedellerinin tahsili amacıyla mahkememizde dava açıldığı, mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişilerce düzenlenen rapora göre; dava konusu ........ 2'nin aynı güçteki santral ile aynı parselde bulunan, güneşlenme, radyasyon değeri aynı olan diğer santral ile karşılaştırılması sonucunda % 8,15 oranında üretimin ölçüm devresindeki hatadan dolayı Haziran 2016 ile Mart 2019 ayları arasında eksik üretim kaydı tespit edildiğini, Geçici kabulün yapıldığı 20.06.2016 ile Nisan 2019 düzeltmenin yapıldığı aya kadar olan toplam üretim miktarının % 8,15 oranında artırılarak güncellenmesinin uygun olacağı, eksik tüketim miktarının davacı tarafından talep edilebilecek bedelinin ise dönem faturaları esas alınarak, herhangi bir süreye bağlı ceza ve güncelleme olmaksızın 122.866,81 TL (KDV Dahil) hesaplandığı belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla, bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, 122.866,81 TL’nin 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının üretim bedellerini ödeyen müvekkilinin dağıtım şirketi olmadığını, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan fakat 12.05.2019 tarih, 30772 sayılı Resmi Gazete ile mülga Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin İhtiyaç Fazlası Enerjinin Satın alınması başlıklı 18. maddesine göre üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisi olarak görevli tedarik şirketi tarafından satın alındığını, 12.05.2019 tarih, 30772 sayılı Resmi Gazetede'de yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 25. maddesiyle de bu görevin yine tedarik şirketine verildiğini, davacının, sayaçlarda meydana geldiğini iddia ettiği arızanın tespitinden öte sayaca yansımadığını iddia ettiği üretimin satın alma bedelinin ödenmesini talep ettiğini, dağıtım şirketi olan müvekkilinin satın alma yetkisi bulunmadığından davacıya ödeme yapmasının mümkün olmadığını, 30.05.2018/30436 tarih sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin üretici sıfatı söz konusu olduğundan somut olaya Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanamayacağını, üreticiler için özel mevzuat hükmü bulunduğunu, 14.04.2009 tarih, 27200 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin (DUY) 133. maddesine göre davacının 01 Temmuz 2016'dan başlayarak her bir fatura için 60 gün içinde itirazda bulunup itiraz yollarını tüketmesi buradan sonuç alamazsa EPDK kararına karşı idari yargıya başvurması gerekirken kabul anlamına gelmemek üzere müvekkiline hitaben yazdığını iddia ettiği ve dava dilekçesi ekinde sunduğu başvuru dilekçesinin tarihinin 24.05.2019 olduğunu, davacının süresinde dava şartlarını sağlamadığını, mahkemece bu itirazların tartışılmadığını, davacının aynı zamanda üretici olması sayacın çift yönlü olması ve üretim/tüketim değerlerini eksik yazmasından kaynaklı tüketim tarafı da eksik yazmış olacağından fark tüketim için hem aktif hem de dağıtım bedelinin tahakkuk etmesi gerektiğini, yine aynı şekilde üretim tarafında da fark miktar için sistem kullanım bedelini tahakkuk etmesi gerektiğini, raporları karara dayanak yapılan bilirkişilerce bu hususun nazara alınmadığını, karara dayanak yapılan raporda bilirkişilerce ek raporlarında % 8,15 oranında eksik üretim yapıldığını belirttiğini ancak hesaplamaya ilişkin detay paylaşmadığını, bilirkişilerin bu orana nasıl ulaştıkları mahkemenin ve tarafların denetimine açık şekilde ortaya konulmadığını, karara dayanak yapılan raporda santralin devreye girdiği süreden düzeltme yapıldığı tarihe kadar hesaplanmasının hatalı olduğunu, GDDK'nın geçmişe dönük hangi süreler için yapılabileceği Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 133. maddesinde düzenlendiğini, anılan maddede zaman için yapılan değişikliklerle Geçmişe dönük düzeltmenin (GDDK) 2018 Şubat da 24 aydan 6 aya düşürüldüğünü, dava tarih itibariyle bu sürenin altı ay olduğunu, 2021 Şubat da bu süre 6 aydan 12 aya çıkartılmış olmasının (RG 20.02.2021 – 31401) davanın sonucuna etkili olmayacağını, dava tarihindeki düzenlemenin dikkate alınacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Lisanssız G.E.S bağlantı anlaşması kapsamında sayaç arızası nedeniyle sayaca yansımadığı iddia edilen elektrik bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda taraflar arasında ''Lisansız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması'' bulunmakta olup, davalıya husumet yöneltilebilecektir. İlk derece mahkemesince alınan 10/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, lisansız elektrik üretimine ilişkin olarak yapılan mevzuat incelemeleri sonucunda; görevli dağıtım şirketi ........'ın sorumluluğunda olan sayaç ve ölçüm sistemi ile kayıtların hatalı olması sebebi ile eksik üretim kaydının yapıldığı bunun düzeltilmesi için mevzuat hükümlerinde nasıl bir işlem yapılacağı bulunamadığı, elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği kapsamında; davacı tarafın üretici olmasından, Elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği kapsamında ise ; lisans sahibi üretici olmadığından bu yönetmelikler kapsamında değerlendirme yapılmasının uygun olmayacağı, herhangi bir zaman aşımı veya süre kısıtlaması değerlendirilemediği, bu kapsamda Sayın Mahkeme tarafından uygun görülürse Kuruma, EPDK'ya Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na nasıl bir uygulama yapılacağı hususunda görüş sorulabileceği bildirilmiş olup, mahkemece Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak lisanssız üretim santrali ile ihtilaf konusu eksik üretim kaydında hangi mevzuat ve hükümlerinin uygulanacağı, mevzuat kapsamında kısıtlayıcı bir hüküm olup olmadığı, ve hangi mevzuat kapsamında eksik üretim kaydının nasıl ve hangi kurum tarafından düzeltilip tahakkuk ve fatura edilmesi gerektiği hususunda bilgi istendiği, kurum tarafından verilen cevapta söz konusu eksik üretim durumunda yapılacaklara ilişkin herhangi bir mevzuat düzenlemelerinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na yazılan müzekkere cevabı henüz gelmeden mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, bilirkişi heyetinin 04/01/2022 tarihli ek raporunda, rapor tarihi itibariyle EPDK tarafından müzekkereye cevap verilmediği belirtilerek, detayları kök raporda belirtildiği üzere; Mevzuatlardaki zaman aşımı, hak düşürücü sebepler ve süre kısıtlamalarından bağımsız olarak dava konusu ........ 2'nin aynı güçteki santral ile aynı parselde bulunan, güneşlenme, radyasyon değeri aynı olan diğer santral ile karşılaştırılması sonucunda % 8,15 oranında üretimin ölçüm devresindeki hatadan dolayı Haziran 2016 ile Mart 2019 ayları arasında eksik üretim kaydı tespit edildiği, geçici kabulün yapıldığı 20.06.2016 ile Nisan 2019 düzeltmenin yapıldığı aya kadar olan toplam üretim miktarının % 8,15 oranında artırılarak güncellenmesinin uygun olacağı, eksik tüketim miktarının davacı tarafından talep edilebilecek bedelinin ise dönem faturaların esas alınarak herhangi bir süreye bağlı ceza ve güncelleme olmaksızın 122.866,81 TL (KDV Dahil) olarak hesaplandığı, hangi yönetmelik veya düzenleyici karar doğrultusunda işlem yapılacağı bilinemediğinden, başvuru hususundaki belirleyici hükümler veya geriye dönük hesaplamalardaki kısıtlayıcı olası hükümlerin değerlendirilemediği bildirilmiş, mahkemecede bu ek rapor hükme esas alınarak 122.866,81 TL’nin 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemece, 04/01/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de söz konusu ek rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Somut uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat hükümleri belirlenmeden ve uygulanacak mevzuata uygun olarak hazırlanmış bir bilirkişi raporu olmadan karar verilmesi yerinde değildir. EPDK tarafından söz konusu eksik üretim durumunda yapılacaklara ilişkin herhangi bir mevzuat düzenlemesi bulunmadığı bildirilmiş ise de davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 01/09/2015 tarihli taraflar arasındaki 'Lisansız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması'nın Ölçüm Sistemi başlıklı bölümünde sayacın hatalı ölçüm yaptığı iddia edilirse 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca işlem yapılacağı yazmaktadır. Bu sebeple taraflar arasındaki Lisansız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması'nda belirtildiği şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak bu konuda bilirkişi heyetinden yeni bir ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 2.098,26 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....