T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2311 - 2026/36 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2311 KARAR NO : 2026/36 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 NUMARASI : 2022/241 E. - 2022/435 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2311 - 2026/36 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2311 KARAR NO : 2026/36 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 NUMARASI : 2022/241 E. - 2022/435 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/241 Esas - 2022/435 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/006279 sayılı ambalaj tasarımının tescili başvurusunun yayımlanmasından sonra davalı Şirket tarafından 2020/00966-1sıra sayılı tasarım ile 2019/02499 numaralı "..." ve 2019/112407 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak itiraz edilmiş olup YİDK kararı ile nihai olarak başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkilinin tasarımında yer alan "..." ve davalı Şirketin itiraza mesnet tescilli markalarında yer alan "..." ibarelerinin oldukça farklı olup, konumlandırılış biçimi itibariyle farklı olduklarını, itiraza dayanak teşkil eden tasarım direkt ürünün görseliyken, müvekkilin redde konu tasarımının bir ambalaj tasarımı olduğunu, buna bağlı olarak itiraza dayanak tasarımda müvekkilinin tasarımında olmayan sayısız farklı unsurun mevcut olduğunu, itiraza dayanak tasarım ve markaların paket renkleri, kelimeleri, yazı karakterleri, kelimelerin renk ve sıralamaları, yazı boyutları ve paketler üzerinde kullanılan figürler bakımından müvekkilinin tasarımı ile benzer olmadığını, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını barındırdığını ve davacının itiraza mesnet tasarımının tescil tarihinden çok önce üretilen kamuya mal olmuş bir tasarım olduğunu ileri sürerek 2022/T-393 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davaya konu tasarım ile müvekkiline ait 2020/009966-1 sayılı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle yüksek oranda benzerlik gösterdiğini, davaya konu tasarımdaki farklılıkların ayrıntı seviyesinde olduğunu, müvekkilinin itiraza mesnet markalarındaki kek unsurunun asli unsur niteliğinde olduğunu ve bu unsur nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, müvekkilinin itiraza dayanak tasarımının yenilik kriterini taşımadığı iddiasının hiç bir temelinin bulunmadığını, bu tasarımın tescil tarihinden üç buçuk ay önce marka tescil başvurusunda kullanmasının yeniliğini etkilemediğini ve davacının kötü niyetle müvekkilinin tasarımı ile benzer bir tasarımın tescili başvurusunda bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mesnet marka ile davaya konu tasarımın kompozisyonları değerlendirildiğine renk kullanımı konusunda farklılığın bulunduğu, Hindistan cevizi içeren ürünlerde mavi renk kullanımının olağan ve Hindistan cevizi görselinin kullanılmasının içerik ifadesini güçlendirmek için başvurulan yaygın bir durum olduğu, marka ifadeleri ve sair açıklamalar açısından anlamsal, işitsel ve görsel bir benzerlik bulunmadığı, dolayısı ile bütünsel anlamda bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle tasarımın mesnet markalardan farklı olduğu, buna karşılık somut olayda seçenek özgürlüğünün geniş olduğu, kakao ve Hindistan cevizi söz konusu olduğunda kahverengi-beyaz –açık mavi renk kullanımlarının yaygın olarak kullanıldığı, Hindistan cevizi görselinin muhtevanın tanıtımı için sıklıkla başvurulan bir yöntem ve ürün görselinin içerik verme açısından önemli olduğu, bilgilenmiş kullanıcı profiline her yaştan ve her kesimden kişilerin girdiği, davalı şirketin itiraza mesnet 2020 00966-1 sıra numaralı tasarımının halen koruma altında olduğu, dava konusu 2021/006279-1 numaralı ambalaj tasarımının sağ kısmında yer alan içerik görselinde yanlara hafif taşacak şekilde çikolata tabana sahip iki kat kakaolu kek ve bu iki kat arasında çikolata tabakası ile üstte ise ters U şeklinde hindistan cevizi kaplamasının bulunduğu, itiraza mesnet tasarımın da aynı kurguya sahip olduğu, davacıya ait tasarımda ortandan bölünmüş hali ile sunulan barın davalı tasarımında bütün halde uçlarda kesit gösterir şekilde bulunduğu, bu itibarla davacı ambalaj tasarımında yer alan kek görseli ile davalı şirkete ait kek tasarımı arasında bir farkın olmadığı, ürünlerin kompozisyon olarak benzerlik gösterdiği, kekin kesiti her yerinde aynı olacağından bilgilenmiş kullanıcı açısından genel izlenim olarak benzer algılanacakları, oysa ki seçenek özgürlüğün geniş olduğu bu alanda farklı form ve katmanlı yapıların üretilmesinin mümkün olduğu, davacının ambalaj tasarımında benzer ürünün ortadan bölünmüş halde sunulmasının bilgilenmiş kullanıcının genel izleniminde bir farklılık oluşturmayacağı dolayısı ile dava konusu tasarımın itiraz gerekçesi olarak ileri sürülen 2020/00966-1 sıra numaralı tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içermediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda yer verilen hatalı belirlemenin aksine, davalının itiraza gerekçe tasarım ve markaları ile müvekkilin dava konusu tasarımı arasında genel olarak hiçbir kayda değer benzerliğin bulunmadığını, dava konusu tasarım ve davalı şirketin itiraza mesnet marka ve tasarımlarında yer alan görsel unsurlar ile kullanılan ibarelerin göz önünde tutulması gerektiğini, bu kapsamda müvekkilinin tasarımında yer alan "..." ve davalı şirketin itiraza mesnet tescilli markalarında yer alan "..." ibarelerinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, bu ibarelerin oldukça farklı olmalarının yanı sıra konumlandırılış biçimlerinin de farklı olduğunu, davalının itiraza mesnet tasarımı direkt ürünün görselinden oluşmakta iken, müvekkilin redde konu tasarımının bir ambalaj tasarımı olduğunu, buna bağlı olarak müvekkilinin tasarımında redde mesnet tasarımda olmayan bir çok unsurun bulunduğunu, markaların ve tasarımların bütüncül olarak incelenmeleri gerektiği yönündeki ilke doğrultusunda müvekkilinin tasarımındaki ürün görseli dışındaki unsurların göz ardı edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin itiraza mesnet tasarımının koruma şartlarına sahip olmadığını, zira bu keke ilişkin faydalı model başvurusunun reddedildiğini, faydalı model olarak uzun bir süre önce kamuya sunulan itiraza mesnet tasarımın itiraz nedeni olarak dikkate alınamayacağını, müvekkilinin tasarımındaki "..." ibaresi ve diğer görsel unsurların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin tasarımında kullanılan kek görselinin konumlandırma, kırılma biçimi ve tasarımda kullanılan renk unsurları itibariyle farklı olduğunu ve benzer kek görsellerinin pek çok firma tarafından kullanıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilin 2019/102499 ve 2019/112407 sayılı markaları ve 2020/00966-1 sayılı tasarımı dayanak gösterilerek davacının tasarım başvurusuna itiraz edildiğini, YİDK nezdinde yapılan değerlendirmeler sonucunda müvekkilinin yalnızca 2020/00966-1 sayılı tasarım hakkına dayalı olarak fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanıldığı yönünde bir tespit ile davacının tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin tasarımına konu kek ürününün birebir aynı şekilde itiraza dayanak markaların da esas ve ayırt edici unsuru olarak kullanılması nedeniyle marka hakkınında ihlal edildiğini ve davacının tasarımının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, katılma yoluyla hükmü temyiz eden davalı ... A.Ş tarafından itiraza dayanak yapılan markaların bütünsel olarak bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle davaya konu tasarımdan farklı olduğuna ilişkin YİDK kararına yönelik süresi içinde açılan bir iptal davasının bulunmadığı, eldeki davanın tasarı tescil başvurusunun reddilmesi nedeniyle başvurucu tarafından açılan YİDK kararının iptali davası olduğu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik taşımadığının içinde endüstriyel tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı anlaşılmakla, anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalı ... Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı ve davalı ... Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş.'den ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 462,15'er-TL bakiye harcın davacı ve davalı şirketten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.