T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1430 - 2025/1632 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1430 KARAR NO : 2025/1632 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/351 E. - 2023/205 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1430 - 2025/1632 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1430 KARAR NO : 2025/1632 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/351 E. - 2023/205 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2023 tarih ve 2022/351 E. - 2023/205 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 1986 yılında .... Asansör Sanayi ve Ticaret adı ile Ankara’da faaliyetlerine başladığını, 1992 yılında şirketleştiğini, müvekkiline ait 87/98480 sayılı "..." ibareli markanın bulunduğunu, 2017/78179 sayılı markanın da müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/47509 sayılı "... ASANSÖR" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, taraf markalarının aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının marka başvurusuna müvekkilince yapılan itiraz sonucunda, başvuru kapsamından 07, 09 ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, ancak 38. sınıftaki hizmetler için markanın tescil edildiğini, dava konusu markanın müvekkili markaları ile karışıklığa yol açacağını, zira taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmak amacıyla hareket ettiğini, müvekkilinin adı, unvanı ve markası ile birebir aynı şekilde, aynı faaliyet konularında başvuru yapıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2020/47509 numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin marka tescilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını oluşturan ibarelerin kısaltması olarak dava konusu markanın oluşturulduğunu, ayrıca müvekkilinin, Hindistan menşeili ... .... LTD. Şirketi ile asansör bileşenleri üretimi konusunda sözleşme yaptıktan sonra davaya konu markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin yaklaşık 50 senedir asansör üretimi yaptığını, hedef kitlenin markaları karıştırma ihtimalinin olmadığını, müvekkili markasının 38. sınıfta tescilli olduğunu, davacı markalarının ise 7. sınıf malları kapsadığını, buna göre marka kapsamlarının farklı olduğunu, davacı markaları ile müvekkili markasının barındırdıkları ibareler, oluşturuluş biçimleri, görselleri ve telaffuzları bakımından aralarında ayırt edici farklar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 98480 sayılı "... ASÖNSÖRLERİ " ibareli ve 2017/78179 sayılı "... MAKİNE ASÖNSÖR" ibareli tescilli markası ile davalının 2020/47509 sayılı "... ASÖNSÖR" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalı markası kapsamında yer alan 38. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de oluştuğu, hedef kitle açısından iltibas ve benzerlik nedeniyle davalı taraf markası ile davacı taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, SMK'nın 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri ile haksız rekabete dayalı davacı iddiaları kanıtlanmasa da bu durumun yukarıda açıklanan iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2020/47509 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacı markalarının kapsadıkları mal veya hizmetler ile müvekkili markasının kapsamındaki hizmetlerin aynı ya da benzer olmadığını, davacının markasının tescilli olduğu 07. sınıf malların, "kaldırma, taşıma ve iletme makineleri: asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar" olarak makineyi konu aldığını, müvekkili markasının tescilli olduğu 38. sınıf hizmetlerin ise "servisler, asansör, yürüyen merdiven, yürüyen yol, merdiven asansörü, döner kapı ve yolcu köprüleri ile ilgili çalışma parametrelerini ve tanılama verilerini iletmek için geniş bantlı bir güç hattı üzerinden ve kablosuz ağlar üzerinden elektronik iletişim bağlantısı sağlanması; asansör, yürüyen merdiven, yürüyen yol, merdiven asansörü, döner kapı ve yolcu köprüsü üzerindeki çalışma parametrelerine ve teşhis verilerine erişim sağlamak" olarak makineler arası ve makineyle iletişimi konu aldığını, başka bir söyleyişle davacının markasının tescilli olduğu sınıfın bir kısım makineyi, müvekkili markasının tescilli olduğu sınıfın ise başka bir kısım makine iletişimini kapsadığını, markalar kapsamdaki makinelerin bazılarının kesişmesinin, markaların kapsadıkları mal veya hizmetin aynı ya da benzer olması sonucunu doğurmayacağını, markalar aynı veya benzer olmadığını, müvekkilinin markasının, unvanı olan ... Asansör Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ibaresindeki “...” ibaresinin “m” harfi ile “asansör” ibaresinin “a” harfi ve “sanayi” ibaresinin “s” harflerinin birlikte bir bütün halinde kullanılması ile oluşturulduğunu, davacının markasının ise “m. a. s. makina asansör” olup tamamen farklı bulunduğunu, asansörün, tüketici tarafından satın alınan bir ürün olmadığını, yükleniciler tarafından satın alınan, asansör montaj şirketleri tarafından kurulumu yapılan, asansör bakım şirketleri tarafından bakımı yapılan bir ticari ürün olduğunu, asansör ürününün hedef kitlesinin, ticari faaliyetini asansör hakkında sürdüren tacirlerden oluştuğunu, bu bakımdan tüketiciler nezdinde iltibas riski bulunmadığını, hedef kitlenin markaları karıştırma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli "..." asıl unsurlu markalar ile dava konusu "... ASANSÖR" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurunun aynı ibareden oluştuğu, içinde makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer olduğu, buna göre SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiği, taraf marka işaretlerinin asli unsurlarının aynı olması karşısında, söz konusu markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin tüketicilerinin dikkat ve özen düzeylerinin yüksek olmasının da markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini bertaraf etmeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.