T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2051 KARAR NO:2025/1919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ13.10.2025 tarihli ara karar. NUMARASI:2025/845 E. DAVANIN KONUSU:Alacak Taraflar arasında görülen alacak talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 13.10.20…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2051 KARAR NO:2025/1919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ13.10.2025 tarihli ara karar. NUMARASI:2025/845 E. DAVANIN KONUSU:Alacak Taraflar arasında görülen alacak talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 13.10.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacının .. plakalı, ..marka, 2013 model, ... şase numaralı aracını davalıya sattığını, devrini yaptığını, davalının araç bedelini, keşidecisi ..., lehtarı ... Şti.olan, 315.000,00 TL bedelli, ... sayılı çeki davacıya vererek ödediğini, davacının çek ile ilgili araştırmalarına olumlu yanıt alınca noterde devri gerçekleştirdiğini, davacının bu çeki daha sonra borcu olduğu dava dışı ...'ye ciro ettiğini, ... çeki bankaya vadesinde ibraz ettiğinde çek yaprağının sahte olduğu belirtilerek ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davacının, dava dışı ...'ye olan borcunu ve işbu sebep dolayısıyla oluşan zararını ödediğini, bu şekilde aracın bedelini alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 26.07.2023 tarihinde satışı gerçekleşen ... plakalı, ... marka, 2013 model, ... şase numaralı otomobilin ayıpsız olarak aynen iadesine ve aracın tedbiren trafikten men edilerek el konulup davacıya teslimine, bu süre zarfında davacının sahte çek dolayısıyla katlanmak zorunda olduğu giderlere ilişkin şimdilik 1.000TL bedelin araç satış tarihinden, aksi halde çekin vade tarihinden, olmazsa dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle, olmazsa yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu talep kabul edilmez ise araç bedelinin, araç satış tarihinden itibaren, çek vade tarihinden, olmazsa dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile olmazsa yasal faizin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline, sahte çek dolayısıyla yürütülmekte olan ceza dosyaları dolayısıyla davacının uğradığı manevi yıkıma karşılık 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 10.10.2025 tarihli dilekçesi ile; ihtiyati tedbir talebini açıklamış ve tedbir talebinin yalnızca aracın trafikten men edilmesine ve üzerine satılamaz şerhi konulmasına yönelik olduğunu belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 13.10.2025 tarihli ara kararda özetle; "... İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Somut uyuşmazlıkta davacının talebinin davaya konu satışı yapılan ... plakalı aracın trafikten men edilmesine ve üzerine satılamaz şerhi konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir istemine ilişkin olduğu, davacının ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafından sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması gözönüne alındığında, 6100 Sayılı HMK' nın 389. ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığından aşağıdaki şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir."gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının davacıya ait aracı satın alması karşılığında verdiği çeki davacının borcunu ödemek amacıyla dava dışı ...'ye ciro ettiğini, ancak çekin sahte çıkması sebebiyle bu kişiye olan borcunu ve işbu sebep dolayısıyla oluşan zararını ödediğini, bu şekilde davacının araç satış bedelini davalıdan tahsil edememiş olduğunu, aracın da kendisine iade edilmediğini, bu sebeple aracın aynen iadesi ve maddi zararının karşılanması gerektiğinden tedbiren aracın trafikten men edilmesine ve üzerine satılamaz şerhi konulmasına karar verilmesinin istendiğini, ancak yerel mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin haksız olarak reddine karar verildiğini, davacının talebinin davaya konu satışı yapılan ... plakalı aracın trafikten men edilmesine ve üzerine satılamaz şerhi konulmasına ilişkin olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiğini, aracın satışına veyahut zarar görmesine engel olunması gerektiğini, zira dava dilekçesinde aracın ayıpsız olarak iadesi taleplerinin bulunduğunu, aracın ayıpsız olarak iade edilebilmesinin koşulunun da tedbiren aracın trafikten men edilmesi ve üzerine satılamaz şerhi konulması olduğunu, aksi bir durumda aracın davacıya ayıpsız olarak iade edilemeyeceğini, mahkemenin kararının hangi somut gerekçeye dayandığının anlaşılamadığını, bu ret kararı ile davadaki ana talepleri olan aracın ayıpsız iadesinin ya zorlaşacağını ya da tamamen imkansız hale geleceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına, aracın tedbiren trafikten men edilmesi ve üzerine satılamaz şerhi konulmasına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, araç satım sözleşmesi uyarınca satım bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı aracın iadesi, olmazsa bedelinin tahsili istemine; istinaf ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 13.10.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK'nın 389.maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünde kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 391/1.maddesinde ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davacı, davalıya noterde satıp devrettiği aracın bedelinin davalı yanca çek ile ödendiğini, ancak çekin sahte çıkması sebebiyle davacının çeki ciro ettiği şahsın zararını karşıladığını, bu şekilde satım konusu aracın bedelinin davalı yanca ödenmemiş olduğunu ileri sürerek aracın iadesini, mümkün olmazsa bedelinin ödenmesini, ayrıca diğer maddi zararlarının ve manevi zararının tazmin edilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca aracın trafikten men edilmesi ve üzerine satılamaz şerhi konulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece talep yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat sağlanamadığından tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı yanca sunulan Gaziosmanpaşa ...Noterliğinin 26.07.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesine göre davacının sahibi olduğu aracı davalıya 329.848,00 TL bedelle sattığı, davacının davalı yandan araç bedeli olarak aldığının ve sahte çıktığını belirttiği çekin keşidecisinin ..., lehtarının ...Şti., bedelinin 315.000,00 TL, tarihinin 25.08.2023 olduğu, çekin, sebepten mücerret bir ödeme vasıtası olduğu, sözleşmede araç bedelini nakten aldım ibaresi ile aracın teslim edildiğinin belirtildiği nazara alındığında dosyanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği anlaşıldığından ihityati tedbir talebin reddine karar verilmesin de bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen delil durumuna göre talep hâlinde ilk derece mahkemesince her zaman ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi mümkündür. Yasada, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için talebin yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir şart öngörülmemiş olduğundan mahkemece, talebin yargılamayı gerektirdiği şeklindeki gerekçesi yerinde olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu hususu eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.12.2025