11. Hukuk Dairesi 2012/10306 E. , 2012/16996 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/287-2009/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10306 E. , 2012/16996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/287-2009/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 3096 sayılı Kanun ve TTK hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişi olduğunu ve doğalgaz hammaddesi ile ürettiği elektriği 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile ilgili yönetmelik ve EPDK kararlarına uygun şartlarda serbest piyasa koşullarında ortaklarına ve üçüncü kişilere sattığını, davalı şirket ile dava dışı TEİAŞ'ın da aynı yasa hükümleri uyarınca lisansa tabi bulunduklarını, müvekkili ile davalı arasında 28.12.2003 tarihinde bağlantı sistem anlaşması yapıldığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin enerji tedarik ettiği dağıtım sistemine bağlı tüketicileri için davalının lisansa tabi olarak sunduğu dağıtım hizmetine karşılık olarak dağıtım sistem kullanım bedeli ödediğini, ayrıca davalının Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 28. maddesi gereğince üretici ve tüketicilerden TEİAŞ adına yansıtma suretiyle iletim sistem kullanım bedelini de tahsil ettiğini, ancak davalının, müvekkilinin 2004,2005 ve 2006 yıllarında İnegöl OSB Müdürlüğü'ne yaptığı enerji nakli üzerinden iletim bedelini tahsil ederken müvekkili şirketten fazla bedel aldığını, davalının yansıtma uygulamasının mevzuata aykırı bulunduğunu ileri sürerek, KDV'si de dahil olmak üzere toplam 1.137.147,88 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren amme alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sebepsiz zenginleşmeye dayalı bulunan davanın BK'nun 66. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacağın dayanağı olan işlemin TEDAŞ tarafından tesis edildiğini ve bu nedenle işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu edilen iletim bedelinin mevzuata uygun biçimde tespit edildiğini, davacının ihtirazi kayıt koymadan ödediği faturalar yönünden isteminin yerinde bulunmadığını, ayrıca taraflar arasında imzalanan anlaşma uyarınca uyuşmazlığın EPDK tarafından çözümlenmesinin gerektiğini ve davacının anılan kuruma müracaat etmediğini, davacının talep ettiği KDV'nin yükümlüsünün müvekkili olmadığını, davacının faturalara itiraz etmemiş olması nedeniyle amme alacaklarına uygulanacak faizi talep hakkının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı İnegöl Organize Sanayi Bölgesi'nin anlaşmalı enerji tedarikçisi olduğu, davacının TEDAŞ'a ait dağıtım sistemi üzerinden anılan müşterisine elektrik verdiği, verilen elektrik bedelleri üzerinden davalının sistem iletim bedellerini kullanıcıya yansıttığı, kullanıcının davalıya ödediği bedelin davacı tarafından kullanıcıya ödendiği, sonuç olarak sistem iletim bedelinin davacı tarafından karşılandığı, davalının ilgili mevzuat ve EPDK tebliğlerine aykırı olarak KDV'si ile birlikte 843.328,00 TL'yi fazladan tahsil ettiği, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli bulunduğu ve bu durumda zamanaşımı savunmasının haklı olmadığı, davaya konu faturaların davalı tarafından kesilip tahsil edilmesi karşısında husumet savunmasının da yerinde bulunmadığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde EPDK'ya başvurunun zorunlu tutulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 843.328,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek amme alacaklarına uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 38.709,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.