T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1057 KARAR NO:2025/1972 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/03/2021 NUMARASI:2018/269 E. - 2021/193 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari satımdan ve kıymetli evraktans kaynaklanan)Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1057 KARAR NO:2025/1972 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/03/2021 NUMARASI:2018/269 E. - 2021/193 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari satımdan ve kıymetli evraktans kaynaklanan)Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile şirketin yetkilisi müvekkili gerçek kişi aleyhine... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe konu 20/05/2016 vade tarihli 13.500,00-TL bedelli, ...Bankası-... Şubesine ait ... numaralı numaralı çek olduğunu, davacı ...'ın lehine düzenlenen icra takibine konu çeki davalı ile yapılan mal alım satım sözleşmesi kapsamında davalıya ciro etmeksizin verdiğini, malın teslimi ile birlikte çekin ciro edileceği konusunda tarafların anlaştıklarını, keşide edilen çekin karşılığı olan malın davacı şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle, ...'ın da lehine keşide edilen çeki davalıya şahsi cirosu ile ciro etmediğini ve imzalamadığını, ancak davacı ...'ın imzası taklit edilip ciro edilmiş gibi gösterilerek davalı tarafça davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine süresinde itiraz edilemediğini, davacı ...'ın çek üzerindeki ciro imzası kendisine ait olmaması, davacı şirket ise sözleşmedeki malın kendisine teslim edilmemiş olmaması, çek silsilesinin kopuk olması ve davalının yetkili hamil olmaması sebebi ile davacıların davalıya borçları olmadığını, davacı şirket ile davalının akdi ilişkisi içerisine girmiş olmasına rağmen sözleşmeye konu malın teslim edilmediğini, bu sebeple borcyn muaccel hale gelmediğini, imzaya itirazın mutlak defi niteliğinde olduğunu, yapılacak imza incelemesi sonucunda gerçeğin ortaya çıkacağını, imza itirazının, mutlak nitelikte bir def'i olup iyiniyetli hamil dâhil herkese karşı ileri sürülebileceğini ileri sürerek, öncelikle İİK m.72/3 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir kararı ile icra dosyasına yatan paranın alacaklıya verilmemesine, davacıların borçlu olmadığının tespitine, çekin ödenmiş olan 1.200,00 TL'sinin davalıdan istirdadına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile davacı ... arasındaki ticari ilişkiden ötürü davacı ...'ın davalıya borcu bulunduğunu, bu sebeple dava konusu çeki ciro ederek davalıya verdiğini, çekin vade tarihinde karşılıksız çıkması sebebiyle alacağına kavuşamayan davalının haklı olarak takip başlattığını, davacıların açıkça çeki kendi rızaları ile davalıya teslim ettiklerini ikrar ettiğini, davacıların bu ikrarı üzerine çekin ciro edilmeden teslim edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ancak bir an için ciro edilmeden teslim edildiği varsayımında dahi kendi rızası ile çeki davalıya teslim etmesi karşısında ciro etmediği iddiasının herhangi bir anlamı kalmadığını, davacıların kendi ikrarları ile de sabit olduğu üzere müvekkil davalının çekin yetkili hamili olduğunu, mahkemece ikrar kabul edilmezse imzanın kim tarafından atıldığının araştırılması gerektiğini, davacı şirketin yetkilileri olan diğer davacı ... ve davacının kardeşi olan ...'ın imza örneklerinin alınarak çekteki imza ile karşılaştırma yapılması halinde çekin yetkili kişilerce cirolandığının ortaya çıkacağını, ancak yine de cironun yetkili kişiler tarafından atılmadığı varsayımında dahi ciro silsilesindeki amacın çeki elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olup olmadığının tespiti olduğunu, bu durumda davacıların dava dilekçesinde açıkça ikrarı ile çekin lehtarı tarafından çekin müvekkiline teslim edildiğinin ifade edildiğini, dava konusunun kıymetli evrak olan çeke dayanmasından ötürü taraflar arasında ticari bir ilişkinin varlığnın TTK hükümleri gereğince aranmayacağını, kıymetli evrakın doğumuna neden olan asıl ilişkinin kıymetli evrakı etkilemeyeceğini, TTK'da düzenlenen poliçe, bono ve çek illetten mücerretlik ilkesi gereği borcun dışında bir hakkın varlığını temsil ettiğini, kambiyo senetlerinin düzenlenmesine sebep olan hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu, düzenlenmesine sebep olan hukuki işlemdeki sakatlığın senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, kambiyo taahhüdünün asıl borç ilişkisinden ayrı bir borç doğurduğunu, kambiyo senedindeki borcun geçerliliğinin asıl borç ilişkisinin sonuçlarına bağlanamayacağını, bağlanırsa bu durum, kambiyo senetlerinde bulunması gereken kayıtsız şartsız ödeme vaadine ters olacağını, bu nedenle davacının iddia ettiği şekliyle malın teslim edilip edilmemesinin herhangi bir önemi bulunmadığını, takibe konu çekin ticari ilişkiden bağımsız bir borç doğurduğunu, davacı ... ile kardeşi...'ın davacı şirketin yetkilileri olduğunu, davacıların kötüniyetli hareket ederek müvekkilinin alacağına kavuşmasına engellediğini, alacağın tahsili amacıyla davacıların muvazaalı olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, ilgili icra dosyasından hacze gidildiğinde davacı şirketin yetkilisi ve aynı zamanda davacı ...'ın kardeşi olan...'ın haciz tutanaklarında da yer aldığı üzere kendisini farklı bir kişi olarak tanıttığını, gerçeğin daha sonra ortaya çıktığını savunarak, davanın reddine ve %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; tarafların iddia ve savunmalarından, anlaşamadıkları hususlar, anlaştıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler şu şekildedir: Davacılar; İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... Sayılı takibe konu 20/05/2016 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan,... bankası...şubesi muhattap bankalı, 13.500 TL bedelli çek nedeniyle 12.300 TL davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitini ve davalıya ödedikleri 1.200 TL'nin davalıdan istirdadını talep etmiştir. Davacı ... lehtar ciranta, davacı ... ... Ltd Şti. keşideci olarak görünmektedir.Davalı, genel mahiyette ileri sürülen vakıaları inkar etmiş, mal teslimi olgusu ve teminat çeki savunması ile davanın reddini savunmuştur. Dava,... sayılı takip dosyasına konu çekten dolayı davalı son ciranta hamil olarak görünene karşı, davacıların imza inkarı ile ciro silsilesinin kopukluğuna dayanan takip konusu alacaktan sorumlu tutulup tutulamayacağına, istirdata ilişkindir.İİK m. 72 ile TMK 6 ve 7 ile HMK 187- 293. maddeleri gereğince ispat hususuna ve ispat kurallarına dikkat edilmiştir.... sayılı takip dosyası incelenmiştir.Takibe dayanak; ... Bankası-... Şubesi muhattap bankası olan 20/05/2016 vade tarihli-... seri no.lu keşidecisi ... Şti lehtar ... olan çek incelenmiştir.Davacı taraf imza inkarı bulunmakla; davacı asilin imza örnekleri dosyaya kazandırılmış, çek tarihine yakın tarihli kıyasa elverişli imza örnekleri temin edilmiş ve çek aslı ile mukayese yapılmak üzere teknik açıdan değerlendirme yapılmak üzere grafoloji uzmanı bilirkişiye dosya tevdi edilmiştir. Hukuken denetlenebilen hüküm kurmaya elverişli iddia ve savunmalar ile toplanan deliller kapsamında teknik bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi adli tıp uzmanı İ.Ü Adli Tıp Enst. İmza, Yazı, Belge İnceleme Em. Öğr. Üyesi, grafolog ...'nın 11/06/2020 tarihli teknik raporu incelenmiştir. İnceleme konusu ... Sayılı takip dosyasında takip konusu olan 13.500,00 TL bedelli ... Bankası-... Şubesi muhattap banka olan 20/05/2016 vade tarihli-... seri no.lu borçlusu ... Şti olan çekin imzasının davacı ...'ın dosyada mevcut imza örnekleriyle arasında belirlenen farklılıklar nedeniyle ...'ın eli mahsulü olmadığı, yönünde teknik değerlendirme yapılmıştır. İmzanın davacının kardeşi davacı şirket yetkilisi...' a ait olduğu teknik olarak değerlendirilmiştir.İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince imza atan herkes kendi imzasının sonuçlarından sorumludur. İş bu çekte ...' ın imzasının davacı ...' a ait olmadığı ve sonucunda sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum karşısında; takibe dayanak yapılan çekte, ilk cironun, lehtar ... tarafından yapılması gerekmekte olup, çekin arkasında adı geçenin cirosu bulunmadığından, imza lehtar ...' a ait olmadığından ciro silsilesinin kopuk olduğu ve davalı alacaklının yetkili hamil olmadığı yasa gereği anlaşılmıştır. Bunun sonucu Muhatap Bankanın çek yasal sorumluluk bedelini ödememesi gerekirken ödediği anlaşılmakla istirdata karar vermek ve davacıların davalıya borçlu olmadığına karar vermek gerekmiştir. Çek incelendiğinde malen veya teminat kaydı olmadığı gibi çek illetten mücerrettir bu hükme dikkat edilmiştir. Davacı tarafın takip konusu olan çekte davacı ...'ın imzaları ve yazıları arasında teknik ve grafolojik bağlantı bulunmadığından imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği ciro silsilesinde kopukluk nedeni ile davacı tarafın takip konusu çek bedeli yönünden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış ve bu nedenle davanın kabulü gerektiğine, davalı tarafın takipte haksız olduğuna, davacının iddiaları karşısında ve çekteki son ciranta hamil olarak göründüğü gözetilerek davalının kötü niyetli sayılamayacağına kanaat getirilerek aşağıdaki şekilde kanunen, taktiren ve vicdanen karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... sayılı takibe konu çek nedeniyle 12.300 TL davacıların davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların davalıya ödediği 1.200 TL'nin davalıdan istirdadına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında da görüleceği üzere, diğer davacı şirketin imza itirazına ilişkin hiçbir açıklama veya gerekçe gösterilmediğini, alınan bilirkişi raporunda şirket unvanı üzerindeki imzanın kim tarafından atıldığına dair hiçbir incelemede bulunulmadığını, görülen davada davacı şirket sanki hiç yokmuş gibi hareket edilerek, hiçbir hukuki incelemede bulunulmaksızın davacı şirketin de davasının kabulüne karar verildiğini, alınan bilirkişi raporu dikkatli incelendiğinde, raporun usul ve yasalara aykırı olarak hazırlandığının görüleceğini, bu hâliyle hükme esas alınamayacağını, raporun davacılar kısmında davacı olmayan...'ın gösterildiğini, konu kısmında çek lehtarı ve icra takip dosyası borçlusu davacı ...'ın alacaklı olarak değerlendirildiği, diğer davacı şirketin imza itirazına hiçbir şekilde yer verilmediğini, raporu hazırlayan bilirkişi tarafından dava dosyasının incelenmediğini, mahkeme tarafından hiçbir hukuki dayanağı, değerlendirmesi ve gerekçesi dahi olmayan bu kararın kaldırılması gerektiğini, davacı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, keşideci davacı şirketin imza itirazının yersiz olduğunu, TSG örneklerine göre şirket yetkilisi dava dışı...'ın şirketi adına çek imzaladığını, keşide ettiğini, hukuki olarak hiçbir sakıncası bulunmayan bu duruma rağmen, hiçbir şekilde bahsedilmeden, değerlendirilmeden ve gerekçelendirmeden davacı şirketin imza itirazının da kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun tümüyle gerekçeye esas alınarak diğer davacı şirket hakkında hiçbir değerlendirmeye yer verilmeden kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca, davacı ... adı üzerine taklit imza atan şirket yetkilisi dava dışı...'ın, kendi atmış olduğu imzasından sorumlu olduğuna dair yerel mahkemece yine hiçbir karar verilmediğini, Yargıtay 12. HD'nin 2021/2888 Esas, 2021/7231 Karar, 01.07.2021 tarihli ilamına göre yetkisiz temsilcinin düzenlediği bonodan dolayı şahsen sorumlu olacağını, dolayısıyla ... adına imza atmaya yetkisi bulunmayan...'ın, atmış olduğu taklit imza dolayısıyla şahsının hukuki sorumluluğunun doğacağını, bu sebeple ciroladığı bononun borçlusu olacağının mahkemece hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, ...Bankasına müzekkere yazılarak davacılara ait başkaca çeklerde, dava dışı...'ın imzasına rağmen işlem yapılıp yapılmadığı, ödenip ödenmediği, ödenmesi durumunda davacılar tarafından itiraz edilip edilmediği, edilmediyse bunun zımni kabul olduğu hususlarının göz önüne alınması gerekirken alınmadığını,davacıların davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, icra takibine konu çek nedeniyle davacı keşideci ve davacı lehtarın İİK'nın 72. maddesi uyarınca davalıya borçlu olmakdıklarının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili; davalıya verilen dava ve takip konusu çekin, keşideci olan davacı şirkete mal teslim yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığını ve davacı şirketin bu sebeple davalıya borçlu olmadığını, davacı ...'ın ise çekin lehtarı olduğunu ve üzerindeki imzanın bu davacıya ait olmaması sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Davalı vekili ise dava ve takip konusu çekin, davalının davacı ... ile olan ticari ilişkisi sebebiyle verildiğini, çek karşılıksız çıktığından icra takibi başlatıldığını, davacıların kendilerinin çeki davalıya verdiklerini ikrar ettiğini, çekin sebepten mücerret olduğunu, malın teslim edilip edilmemesinin önemi bulunmadığını savunmuştur. Dava ve takip konusu çekin, ... Bnakası ... Şubesine ait 20.05.2016 tarihli, 629905 sayılı ve 13.500 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davacı şirket, lehtarının ise davacı ... olduğu, çekin davacı ...'ın cirosu ile davalıya geçtiği, davalının 24.05.2016 tarihinde çeki bankaya ibraz ettiği, çekin karşılığı olmadığından ödenemediği, 1.200 TL çek garanti bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu yukarıda ayrıntıları yazılı çekin, davalı-alacaklı tarafından davacı-borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konu edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince, her iki davacı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de davacılardan ... Şti. yönünden davanın reddine dair karar yönünden hiç bir gerekçeye yer verilmemiştir.Davacı şirket dava konusu çekin keşidecisi konumunda olup, keşideci davacını hukuki durumun tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu davacı yönden hiç bir gerekçe gösterilmeden ve delil değerlendirmesi yapılmadan karar verilmiş olması, usule aykırı olmuş, bu nedenle, istinaf incelemesine elverişli olmayan kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.12.2025