12. Hukuk Dairesi 2018/5469 E. , 2019/11624 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan…
**12. Hukuk Dairesi 2018/5469 E. , 2019/11624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, asıl alacak kaleminin faiz alacağı olmasına rağmen faize faiz işletildiğini, icra harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanması gerekirken nispi hesaplandığını ileri sürerek faize işletilen faizin iptali ile icra vekalet ücretinin 250,00-TL olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda takip dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/113 E.-2014/135 K. sayılı 04.02.2014 tarihli ilamının hüküm bölümünün 8 nolu bendinde “Kamulaştırma bedellerine 28.11.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, yürütülecek faizin davacı kurumdan alınarak tapudaki hak sahiplerine payları oranlarında ödenmesine” şeklinde karar verildiği, alacaklı tarafından bu hükme dayanarak şikayete konu icra takip dosyasında faiz alacağına istinaden takip başlatıldığı ve icra müdürlüğünce yapılan dosya hesabında faiz alacağına faiz işletildiği yine nispi icra vekalet ücreti hesaplanarak borçlu idareye icra emri gönderildiği anlaşılmaktadır. Faize faiz yürütülmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 121/2 (B.K 104/son) maddesi gereğince mümkün değildir. 3095 sayılı Kanun'un 3. maddesinde kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceği, bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. TTK'nun ticari işlerde faiz serbestisini ve mürekkep faizi düzenleyen "ticari işlerde faiz" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında ise, ödünç para verme işlerinde bankalar, tasarruf sandıkları ve tarım kredi kooperatifleri hakkında hususi hükümlerin saklı bulunduğu belirtilmiştir. Bu madde kapsamında değerlendirilebilecek olan kapitale dönüşen faiz alacağı, ancak paranın faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine faiz ödenmesinin öngörüldüğü hallerde söz konusu olabilir(HGK. 31.03.2004 tarih ve 2004/12- 163 Esas, 2004/184 Karar). Bu durumda; takip konusu ilamda belirtilen kamulaştırma bedel tespit davasında işletilen kanuni faiz alacağı ayrıca istenebilir ise de bu alacağa faiz hesaplanması mümkün değildir.