T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1009 - Karar No:2025/1027 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1009 KARAR NO : 2025/1027 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2023 NUMARASI : 2019/274 E-2023/203 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklan…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1009 - Karar No:2025/1027 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1009 KARAR NO : 2025/1027 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2023 NUMARASI : 2019/274 E-2023/203 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı müvekkili ile davalı arasında Yeni Foça Jandarma Komando Terörle Mücadele Harekat Okul Komutanlığı içerisinde yapılacak olan prefabrik yapılara ait kazı, dolgu, tahkimat, beton, betonarme demiri, basit demir işleri, parke, bordür vs. imalatlarının yapılması işleri hususunda taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, KDV dahil 165.200,00 TL'lik ilk hak edişin ödendiğini, bilahare müvekkilinin kazı çalışmalarına devam ettiği sırada kazıdan dolayı oluşan hafriyatın toplanacağı yer konusunda net bir talimat verilmemesi ve hafriyatın kazı çalışmasının yapıldığı yerleşkede toplanacağının mesajla bildirilmesi yine bu hususta sözleşmede herhangi bir hüküm yer almadığından hafriyatların toplandığı yer hususunda Alay Komutanlığınca tepki gösterilmesi ve davacı müvekkilinin edimlerine derhal son verilmesinin istenmesi üzerine davacı müvekkili şirketin talimat doğrultusunda edimlerine son vererek çalışma alanını terk ettiğini, bu süreçte davacı müvekkilinin gelişen olaylar karşısında düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde davalı şirketin yetkilisini e-posta ile bilgilendirdiğini ve davalı şirket talimatları doğrultusunda hareket edildiğini, sonrasında davacı müvekkili şirket tarafından, davalı şirket yetkilisinin elektronik posta adresine gönderilen mail içeriği ile de bedeli ödenmeyen imalatların hak edişlerinin ödenmesi hususunda temasa geçilmesinin talep edildiğini ancak davalı şirketçe bu hususta müspet bir adım atılmadığını, akabinde İzmir 23. Noterliği'nin 10/12/2018 tarih ve 32227 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalı yana ihtarname keşide edilerek kendilerine firma yetkilisi ... tarafından şantiye sahasının terk edilmesinin şifahi olarak bildirilmesi üzerine çalışmaların durdurulduğunu, şantiye sahasının terk edilmesinin gerekçesinin ve arazide yapılan imalatlar yönünden ödenmemiş olan ikinci hak edişin kendilerine ödenmesinin ihtar edildiğini ancak davalı tarafından bu isteğin gereğinin yerine getirilmediğini, bu kez davacı müvekkili şirketçe ikinci hak edişinin tahsili adına 20/02/2019 düzenleme tarihli 000570 sıra no'lu KDV dahil 120.532,42 TL'lik fatura düzenlenerek davalıya iadeli taahhütlü posta yolu ile gönderilmişse de davalı yanca söz konusu faturanın müvekkili şirkete noter kanalı ile iade edilerek, ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davacı müvekkilinin davalı ile yapılan sözleşme uyarınca edimini sözleşmeye ve kendisine verilen talimatlara uygun şekilde ifa ettiğini, kendisine atfı kabil bir kusur izafe edilemeyecek davacı müvekkilinin şirketin takip ve dava konusu fatura kadar davalı yandan alacaklı olduğunu, hak kazandığı ilk hak edişten sonra da sözleşme uyarınca çalışmalarına devam ettiğini, ikinci bir hak edişe hak kazanacağının izahtan vareste olduğunu ileri sürerek, davalı borçlunun Ankara 20.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4263 sayılı icra dosyası takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı-Yatırım İzleme Müdürlüğü ile ... Mühendisliği Sanayi ticaret Limited Şirketi arasında İzmir Jandarma Genel Komutanlığı Prefabrik bina yapım işine ilişkin 27/08/2018 tarihinde anahtar teslim götürü bedel usulü sözleşme imzalandığını, devamında 01/10/2018 tarihinde müvekkili şirket ile ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında İzmir Jandarma Genel Komutanlığı Prefabrik Bina Yapımı işine ilişkin alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, akabinde İzmir Jandarma Genel Komutanlığı Prefabrik Binam Yapımı işine dair, Yeni Foça Jandarma Komando Terörle Mücadele Harekat Okulu Komutanlığı içerisinde yapılacak olan prefabrik yapıya ait kazı, dolgu, tahkimat, beton, betonarme demiri, basit demir işleri, parke, bordür vs. imalatlarının yapılması işleri ile ilgili müvekkili şirket ile davacı arasında 25/10/2018 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme gereği yapılması gereken işlerin davacı şirkete bildirildiğini, işin ilerleyişi ve bitişine dair koşulların belirlendiğini, imzalanan hak edişler karşılığında kesilecek faturalara istinaden ödeme yapılacağının sözleşmede yer aldığını, ihale makamının yapılacak prefabrik bina yapımı nedeni ile oluşacak hafriyatın 11593,47 m3 olarak belirlediğini, prefabrik bina yapım sürecinde çıkmış bulunan 5866,13 m3 hafriyatın müvekkili şirket ve Yeni Foça Jandarma Komando Terörle Mücadele Harekat Okulu Komutanlığı yetkilileri tarafından gösterilen alana davacı şirket tarafından götürüldüğünü, davacı yanın kendisine hafriyat alanı gösterilmesine ve üstelik bu alana hafriyatı taşıma/döküm işini gerçekleştirmesine rağmen, yapım işinin devamı sürecinde oluşan hafriyatı yapılan prefabrik binanın yan ve arka tarafına izinsiz, talimatlara ve mevzuata aykırı olarak dökmesi nedeniyle davacı şirketin okul dışına çıkarılmasının bir daha yerleşke içine girmemesi ve projede çalıştırılmamasının okul komutanlığı tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkilinin komutanlığın talebi üzerine uygunsuz yere dökülen hafriyatı taşımak için ayrıca bir külfete girerek bir başka şirket ile anlaşıp hafriyatı kaldırdığını, davacının iddialarına yönelik mahkememize sunmuş olduğu e-mail çıktısının, davacının Alay Komutanlığı'nın isteği ile yerleşkeden uzaklaştırılması sonrası gönderilmiş olduğunu, hafriyat dökümü ile ilgili bilgi içermediğini, davacının iddialarının kendi içinde çeliştiğini ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından whatsapp uygulaması ile gönderilmiş mesajın, davacının inşaat alanında çalışmaya başlama tarihinden önce 28/08/2018 tarihli olup, davacıya hafriyat döküm alanının kazı alanının 2 km en fazla 4 km mesafede olacağının bildirildiğini, davacının dilekçesinde hafriyatın kazı alanında toplanacağı talimatı verildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının hafriyatı, prefabrik bina inşaatının bulunduğu alanın yan ve arka tarafına dökerek çevre kirliliğine neden olduğunu, davacının İzmir 23. Noterliği'nin 10/12/2018 tarih ve 32227 yevmiye numaralı ihtarnamesinde, müvekkili şirketten arazide yapılmış imalatlar yönünden ödenmemiş olan ikinci hak edişin ödenmesini talep ve iddia ettiğini, akabinde 20/02/2019 düzenleme tarihli 000570 sıra no'lu KDV dahil 120.532,42 TL'lik fatura düzenleyerek müvekkili şirketi iadeli taahhütlü posta ile gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen işbu faturanın Ankara 2. Noterliği'nin 07/03/2019 tarih ve 5000 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirkete iade edilerek ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, ihale makamı tarafından belirlenen toplam hafriyat miktarının 11593,47 m3 olduğunu, birinci hak ediş kapsamında prefabrik binanın oturtulacağı alandan çıkarılan 5866 m3 dışında kalan hafriyat miktarının 5.727 m3 olduğunu, kalan miktar olan 1395,87 m3 davacı tarafından onay alınmadan prefabrik binanın arka tarafında taşındığını, izinsiz ve onay alınmadan taşınan işbu hafriyatın sözleşmede belirlenen birim miktar tutarı 16,15 TL ile çarpıldığında miktarın 22.543,30 TL+KDV olduğunu, bu hususun huzurdaki davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, ilave olarak Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği gereği davacı firmanın tutmakla yükümlü olduğu, şantiye defteri, röleve defteri, ataşman defteri ve yeşil defterin mahkememiz tarafından celp edilmesi halinde de davacının iddia ettiği kazı, dolgu, tahkimat, beton, betonarme demiri, basit demir işleri, parke, bordür, vs. İmalatlarının ve hafriyatın yapılmadığının da görüleceğini, ilave olarak davacı tarafından izinsiz gerçekleştirilen 1395,87 m3 hafriyatın ve kalan hafriyatın müvekkili şirket tarafından kaldırılması ve hafriyat alanına götürülmesi için iş makinesi kirası 81.656, 00 TL, iş makineleri için mazot gideri olarak 62.847, 00 TL olmak üzere toplam 144.503,00 TL giderlere ait sözleşme ve faturaları ile söz konusu işin taraflarınca ifa edildiğine ilişkin fotoğrafların dilekçe ekinde yer aldığını, sonuç olarak TBK-471.maddesinde "Yüklenici üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadaka ve özenle ifa etmek zorundadır." hükmü uyarınca sözleşmeye aykırı hareket eden davacı tarafla sözleşmenin feshedildiği, davacının müvekkili şirketten 2. hak ediş kapsamında talep edebileceği herhangi bir hak ediş ödemesi bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, talep, cevap, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4263 sayılı icra takip dosyası, taşeron sözleşmesi, faturalar, ticari defterler, İzmir 23. Noterliği'nin 10/12/2018 tarih ve 32227 yevmiye numaralı ihtarnamesi, BA/BS formları, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 02/03/2022 ve bila tarihli raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dosyada mevcut hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup birbirleri ile uyumlu 02/03/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ve bila tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davacının aralarındaki eser sözleşmesine istinaden ilk hak ediş karşılığı faturayı düzenleyerek gönderdiği, 31/10/2018 tarih ve 000567 no'lu faturayı resmi defterlerine kaydettiği ve davalıdan alınan avans ve çek ile tahsilatın yapıldığı ve bu durumun düzenli bir şekilde resmi defterlere kaydedildiği, davalı şirket yetkilisi ...'ın 07/12/2018 tarihinde çalışmaları devam etmekte iken davacı tarafın şantiye sorumlusuna sözlü olarak şantiye sahasının terk edilmesini bildirdiğini, bunun üzerine davacı şirketin davalı şirkete noter kanalı ile ihtarname gönderdiğini ancak bu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğinden iade edildiğini, daha sonra davacı şirketin şantiye sahasını terk ettiği tarihe kadar olan imalatlara ilişkin 5953,32 m3 hafriyat karşılığı 20/09/2019 tarih ve 000571 no'lu 120.532,42 TL tutarında fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiği ancak davalı şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını söyleyerek faturayı iade ettiğini, şantiye mahallinde 29/12/2021 günü taraflar ve askeri yetkililer ile birlikte yaptıkları keşif, ölçüm ve görüşmeler sonunda davacı tarafından yapılan toplam hafriyat miktarının 9984,707 m3 olarak hesaplandığı, davalı tarafından 1 no'lu hak ediş ile 5866,13 m3 hafriyat karşılığı tutarın ödendiğinin tespit edildiği, kalan 4118,577 m3 miktarının taraflar arasındaki sözleşmede birim fiyat olan 16,165 TL ile çarpıldığında 66.515,02 TL ( KDV hariç) hafriyat alacağı bulunduğunun anlaşıldığını ancak davacının bir kısım hafriyatı prefbrik binanın arkasına döktüğü ve bu hafriyatın davalı tarafından nakledildiği davacı ve davalı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan ve askeri yetkililerden alınan bilgilerden anlaşıldığı, kaldırılmış olan bu hafriyatı hesaplama imkanı olmadığını, bu noktada davacı tarafından ileri sürülen 1395,87 m3 hafriyatın nakledildiği iddiasının kabul edilmesi halinde 1395,87 m3 x 16,15 = 22.543,30 TL'nin davacı alacağından düşülmesi gerektiği, davacının davalıdan 66.515,02 - 22.543,30 = 43.971,72 x 1,18 KDV = 51.886,63 TL alacaklı olacağının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2019/4263 sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 51.886,63 TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacak tutarı olan 51.886,63 TL’nin %20'si üzerinden hesaplanan 10.377,32 TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen alacak tutarı olan 68.645,79 TL'nin % 20'si üzerinden hesaplanan 13.729,15 TL tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava dilekçesi ekinde ek-2 başlığı altında sunulu saha resimlerinden de davacı tarafça prefabrik parke döşenecek alan kazısının ve şev kazılarının yapıldığının açıkça görülebildiğini, davalı şirket yetkilisi ... tarafından onaylanmış projeye göre toplam kazı miktarının 14078,443m3 olduğunu, 19/01/2022 tarihli belge ibrazına dair beyan dilekçesinin ek-5'de sunulu birinci hak edişi gösteren tablo gereğince yapılan imalatın 8.060,22 m3 olduğunu ancak davalının o dönem ödeme gücünün olmamasından ötürü hak edişin daha az düzenlenmesini ve bir kısım imalatın ikinci hak ediş ödemesine bırakılmasını istemesi ve teklifin kabul edilmesiyle ilk hak ediş için 5.866,13 m3 olarak fatura düzenlendiğini ve bu kısım yönünden davalı tarafından ödeme yapıldığını, bilirkişi heyeti tarafından çıkartılan toplam harfiyatın 14.078,443 m3 olduğu dikkate alınarak ilk hak edişte adına 5866 m3'lük kısmının ödemesi yapıldığı dikkate alınarak kalan 8212,44 m3 üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, bu husustaki beyan ve itirazlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, aksi durumda davalının cevap dilekçesinde belirttiği bina yapımı nedeniyle oluşan harfiyatın toplam 11593,74 m3 olarak belirlendiği kabul edilse dahi, bu miktardan ilk hak edişte çıkartılan 5866 m3 harfiyatın çıkarılması ile ikinci hak edişe yansıtılacak olan harfiyat miktarının 5727 m3 olduğunun ortaya çıktığını, bu hususun davalı tarafın kabulünde olup, gerek kök raporda ve gerekse ek raporda davacı müvekkili tarafından yapılan kazı miktarının 9.84,707 m3 şeklinde tespit edilmesinin dosya kapsamı ile bağdaşmadığının açık olduğunu, yine ilk hak edişten arada faturaya yansıtılmayan 2.194,09 m3 imalatın bulunduğunu ve bu imalatın ikinci hak edişte gösterildiğini, dolayısıyla ikinci hak edişte yapılan işlere 2.194,09 m3 harfiyatın da eklenerek hesaplama yapılması gerektiğinin açık olmasına rağmen bilirkişi kurulu raporunda bu hususta hiçbir ekleme yapılmadan yapılan hesaplamada bu husustan hiçbir şekilde bahsedilmediğini, birinci ve ikinci hak edişte yapılan işler ve çıkarılan harfiyatlar ayrıntılı olarak tespit edilmediğini, talimat dosyasına sunulan 19/01/2022 tarihli belge ibrazına dair dilekçe ek-1 de bulunan projede bulunmayan ancak kış şartlarında bina yapımı devam ederken davalı işveren şirketin bina imalatını yapabilmesi için parke alanı tabanında çamur zemini 70,00 cm2 kazarak cüruf malzeme ile dolgu yaparak işverenin bina yapılmasına olanak verilmiş olup, projeye dahil olmayan ilave iyileştirmelerden kazı miktarı 752,94 m3'lük ek imalatın da hesaplamaya dahil edilmesi gerekmekteyken, bu hususta hiçbir tespite yer verilmediğini ve hesaplama yapılırken dikkate alınmadığını, taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusunun ilk hak ediş ödemesi sonrasında kalan 5727 m3 harfiyatın 1395,87 m3 'lük kısmının davalının talimatı ve onayı olmaksızın davacı müvekkilinin prefabrik binanın arka tarafına taşındığı ve davalı yanca 1395,87 m3 miktarında harfiyat bedelinden müvekkilinin sorumlu olduğu hususu olup, artan imalatlara dair belgesi incelendiğinde, 11593,47 m3 artan imalatlar ile fiyatlandırmaya dair bilgilerin yer aldığını fakat davacı müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bunun yanında artan imalatların dökümünün nereye yapılacağına dair ayrıntılı bilgi yer almadığını, birinci hak ediş ödemesi yapılan 5866,13 m3 harfiyatın davalı şirket ve dava dışı idarenin gösterdiği alana döküldüğünü, daha sonra da hafriyat çıkarılmaya devam edildiğini, daha sonra çıkarılan hafriyatın ilk hafriyatın döküldüğü depoya dökülmüş olması ve daha fazla malzeme dökülemeyeceğinin müvekkiline bildirilmesi üzerine gösterilen yere döküm yapıldığını ve bu hususun tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davacının üstlendiği edimi davalı ve dava dışı komutanlığın talimatları doğrultusunda ifa ettiğini ancak dava dışı komutanlığın ve davalı şirketin talimatı doğrultusunda çalışma alanını terk etmek ve zorunda kaldığı dikkate alınarak davalının savunmalarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını ancak bilirkişi ek raporunda davalının bu yöndeki beyanlarına itibar edilerek, 1395,47 m3 miktarındaki harfiyat bedelinin ikinci hak edişte ödenecek olan miktardan mahsup edilmesinin isabetsiz olduğunu, yine kök ve ek bilirkişi raporlarında itirazlar dikkate alınmaksızın davalı yanın beyanları doğrultusunda ek rapor tanzim edilerek, harfiyat miktarının 11593,43 m3 olması gerektiğinin kabul edilmesinin isabetsiz olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/149 talimat dosyasında bulunan 19/01/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulu belgeler dikkate alındığında, müvekkilince yapılan toplam imalatın/ çıkarılan harfiyatın 14.078,443 m3 olduğu net olduğundan, kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerektiğini, aksi durumda dahi, davalı tarafından çıkarılan hafriyatın 11593,43 m3 olduğunun kabul edilmesinden bahisle, müvekkilinin ilk hak edişte 5866 m3 harfiyatın çıkarılması ile ikinci hak edişe yansıtılacak olan harfiyat miktarının 5727 m3 olduğundan bahisle, 5727 m3 x 16,15 (birim fiyat) = 92.491,05-TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, alacağın iki ayrı keşif ve raporla tespitinin yapılabildiğini, taraflar arasında sözleşme gereğince çıkarılan hafriyatın m3 cinsinden taraflar arasında nizalı olması nedeniyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiğini, bu açıdan müvekkili aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hem hukuka hem emsal kararlara hem de hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, bu hususta Yargıtay H.G.K.'nun 27/04/2005 gün ve 19-286/ 268 Esas sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak, davanın kabulüne, aksi durumda davalı yan lehine hükmedilen kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporları eksik ve hatalı inceleme ile oluşturulduğunu ve hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı tarafça 9984,707 m3 hafriyat yapıldığı yönündeki tespitin hatalı olup, yapılan ihale ile hafriyat kübajının 11593,47 m3 olarak belirlendiğini, bu miktarın 5866,13 m3'lük kısmının hak ediş bedelinin ödendiğini, kalan hafriyattan 1395,87 m3'ü davacı tarafından, onay alınmadan prefabrik binanın arka tarafına taşındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu hafriyatın sözleşmedeki birim fiyatı ile tutarının 22.543,30 TL + KDV olduğunu, bu hususun icra takibine dayanak faturayla yapılan takibin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği gereği davacı firmanın tutmakla yükümlü olduğunu, şantiye defteri, röleve defteri, ataşman defteri ve yeşil defterlerin bilirkişilerce incelenmediğini, incelenseydi talimat ve onay dışı yapılan 1395,87 m3 hariç hafriyatın yapılmadığının görüleceğini, bu nedenle bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu işe ilişkin ihale ile hafriyat kübajının 11593,47 m3 olarak belirlendiğini, bedeli ödenen 5866,13 m3 çıkartıldığında 5.727 m3 hacminde bir miktar kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı 1395,87 m3 hafriyatın da davacı tarafın hesabına yazılması halinde dahi davacının yapmış olabileceği hafriyat miktarının 7262 m3 olacağını, bunun ihalede belirtilen kübaj miktarından düşülmesi durumunda 4331,47 m3 tutarındaki hafriyatın hiçbir şekilde davacı tarafından yapılmadığını, bilirkişilerin 9984,707 m3 toplam hafriyat hesabını hangi somut kriterlerle yaptıklarının ve sanki hafriyatın tamamının davacı tarafça yapılmış gibi bir hesaplama yaptıklarının anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 3B/2 maddesi dikkate alındığında davacı tarafça izinsiz ve onaysız gerçekleştirilen 1395,87 m3 hafriyatın bedeli olarak hesaplanan 22.543,30 TL + KDV'nin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, işin kalan kısmının başka firmalara yaptırıldığını, bu duruma ilişkin dosyada mübrez birçok fatura, belge, doküman ve ödeme dekontlarının yer aldığını, işin kalanının ne şekilde yapıldığının açığa kavuşturulması gerekmekte olup, mahkeme kararının bu açıdan hatalı olduğunu, yine mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporlarındaki hesabın halihazırda bitirilmiş olan işin toplam alanı üzerinden yapıldığını ve bu hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, tanığın dinlenmemesinin hukuki dinlenilme hakkını zedelediğini ve aynı zamanda uyuşmazlığın aydınlatılmasına engel olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemece yapılan yargılama, taraf iddia, savunma ve dosyaya sunulan yeşil defter, ataşman gibi tüm delillerin mahallinde keşifle ve yapılan inceleme sonucu değerlendirilerek denetlenebilir nitelikte düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığının anlaşılmasına, bir kısım hafriyatın sözleşmede kararlaştırılan yerden farklı bir yere döküldüğünün ihtilafsız olup, davacı tarafça mahsubu gereken miktarın daha olduğunun yasal delillerle ispat edilememiş olmasına göre, tarafların istinaf nedenlerine göre yapılan inceleme sonucunda davalının tüm istinaf nedenlerinin, davacının ise aşağıdaki bent dışında kalan istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 67. maddesinde "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir..." hükmü düzenlenmiş olup, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi için takibin haksız ve açıkça, kötü niyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Somut olayda, davacı tarafça bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı, takibe dayanak faturanın davalıya tebliğ edilmemiş olduğu, davalı tarafça iddia edildiği kadar hafriyatın yapılmadığının savunulduğu, davacı tarafça hafriyatın kazı alanına yakın yere dökülmesi nedeniyle davalının istemi üzerine iş yerini terk ettiği anlaşılmakla, taraflar arasında yapılan iş miktarı noktasında ihtilaf bulunduğu, ihtilafın tarafların ticari defterlerinin incelenmesi, davacı tanıklarının dinlenmesi, mahallinde keşfen alınan kök, ek 1 ve ek 2 bilirkişi heyet raporlarıyla tespit edilebildiği ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, İİK'nın 67.maddesi gereğince davacı takip yapmakta reddedilen kısım yönünden haksız ise de, kötüniyetli olduğundan söz edilmeyeceğinden davalının kötüniyet tazminatına yönelik isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde gerekçe gösterilmeden kabulüne karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2019/4263 sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 51.886,63 TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacak tutarı olan 51.886,63 TL’nin %20'si üzerinden hesaplanan 10.377,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının bu talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 3-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2023 tarih ve 2019/274 Esas- 2023/203 K arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 4-Davanın kısmen kabulüne, a-Davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 20.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4263 sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 51.886,63 TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-Hükmolunan alacak tutarı olan 51.886,63 TL’nin %20'si üzerinden hesaplanan 10.377,32 TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı taraf icra takibinde kısmen de olsa haklı olduğundan yasal koşulları oluşmayan ve davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.544,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.455,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.088,63 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 1.455,74 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 44,40 TL başvurma harcı, 401,20 TL posta ve müzekkere gideri, bilirkişi ücreti 4.700,00 TL olmak üzere toplam 5.145,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre takdiren 2.214,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri 85,80 TL yargılama giderini davanın ret oranına göre takdiren 48,86 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 11-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 568,23 TL'nin davacıdan 751,76 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 12-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 13-İstinaf başvurusu nedeniyle; -Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, -Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.544,37 TL istinaf karar harcından peşin alınan 886,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.658,27 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 14-İstinaf talep eden; -Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00 TL tebligat gideri ile 234,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 756,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır